Esra Albayrak'tan "Sömürgecilik" uyarısı! | Batı merkezli düzen Gazze'de çöktü

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, modern dünyayı yönettiği iddia edilen Batı merkezli sistemin Gazze’de iflas bayrağını çektiğini ilan etti. Bandung Konferansı’nın tarihsel duruşuna atıfta bulunan Albayrak, sömürgeciliğin bitmediğini, sadece biçim değiştirerek "zihinleri esir aldığını" vurguladı. Bugün yaşananları bir "yeniden sömürgeleşme" çağı olarak niteleyen Albayrak, "Gazze'nin ortaya çıkardığı şey, modern dünyayı yönetmesi beklenen normatif mimarinin çöküşüdür." ifadelerini kullandı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Esra Albayrak'tan "Sömürgecilik" uyarısı! | Batı merkezli düzen Gazze'de çöktü
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • Esra Albayrak, Batı merkezli düzenin Gazze'de çöktüğünü ve modern dünyayı yönetmesi beklenen normatif mimarinin çöküşüne işaret ettiğini belirtti.
  • Albayrak, The Jakarta Post için kaleme aldığı yazıda 1955 Bandung Konferansı'na atıfta bulunarak, Batılı güçlerin davet edilmemesinin bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı.
  • Bağlantısızlar Hareketi'nin diplomatik bir duruşun ötesinde olduğunu ifade eden Albayrak, esir zihnin sömürgeciliğin entelektüel mirasıyla tasarlandığını belirtti.
  • Albayrak, sömürgeciliğin 1960'larda sona ermediğini, finansal sistemler ve eğitim modellerinin sömürge düzenini doğal gösterecek şekilde yeniden yapılandırıldığını söyledi.
  • 11-12 Mayıs'ta İstanbul'da düzenlenecek Dünya Sömürgecilikten Arınma Forumu, bilgi üretimi ve dolaşımının sömürgecilikten arındırılmasını hedefliyor.

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak Batı merkezi düzenin artık çözülmeye başladığını belirterek, "Gazze'nin ortaya çıkardığı şey, modern dünyayı yönetmesi beklenen normatif mimarinin çöküşüdür." değerlendirmesini yaptı.

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Albayrak, The Jakarta Post gazetesi için bir yazı kaleme aldı.

BANDUNG KONFERANSI'NI HATIRLATTI
Nisan 1955'te Endonezya'da düzenlenen Bandung Konferansı'na atıfta bulunan Albayrak, konferans katılımcısı ülkelerin "kendi gündemlerini belirlemek" amacıyla toplandığını hatırlattı.

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Esra Albayrak, The Jakarta Post gazetesi için bir yazı kaleme aldı. Albayrak, ʺTarihi Bandung Konferansı'ndan yetmiş yıl sonra, gerçek bağımsızlık mücadelesi haritalardan zihinlere taşındı. ʺEsir zihniʺ yerle bir etmeli ve temeli insanın doğuştan gelen onuruna dayanan küresel bir bilgi sistemini yeniden inşa etmeliyiz.ʺ ifadelerine yer verdi.

"BATILI GÜÇLER DAVET EDİLMEDİ BU BİLİNÇLİ BİR EYLEMDİ"

Albayrak, söz konusu konferansa Batılı güçlerin davet edilmediğine dikkati çekerek bunun, bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı.

Batı'nın olmadığı toplantıların "önemsiz sayıldığı bir dünyada" Bandung'un insanlığın çoğunluğunun kendi yolunu çizebileceğini ilan ettiği değerlendirmesini yapan Albayrak, ortaya çıkan Bağlantısızlar Hareketi ile bunun gerçekleştirildiğini kaydetti.

Albayrak şu ifadeleri kullandı:

"1955 yılının Nisan ayında, 29 Asya ve Afrika ülkesinin temsilcileri Endonezya'nın Bandung kentinde bir araya geldi. Başkalarının ajandasına yanıt vermek için değil, kendi ajandalarını belirlemek için toplandılar. Batılı hiçbir güç davet edilmedi; bu bir ihmal değil, kasıtlı bir eylemdi. Batı'nın yer almadığı toplantıların önemsiz sayıldığı bir dünyada Bandung, farklı bir önerme sundu: İnsanlığın çoğunluğunun kendi rotasını çizebileceğini ilan ettiler. Ve çizdiler de. Ortaya çıkan Bağlantısızlar Hareketi sadece diplomatik bir duruş değil; dünyanın, ona dayatılan kalıplardan daha büyük olduğunun bir ilanıydı."

Esra Albayrak'tan "Sömürgecilik" uyarısı! | Batı merkezli düzen Gazze'de çöktü-3

Albayrak, Bağlantısızlar Hareketi'nin yalnızca diplomatik bir duruş olmadığını; dünyanın, kendisine dayatılan çerçevelerden daha geniş olduğunu ilan eden bir çıkış olduğunu belirtti. Bu iddianın hala tamamlanmadığını kaydeden Albayrak, "Bandung kuşağının karşı karşıya kaldığı şey, yalnızca siyasi bağımlılık değildi; aynı zamanda adlandırılması daha zor, bu yüzden de ortadan kaldırılması daha güç bir durumdu: Bilme biçimlerinin bağımlılığı." ifadelerini kullandı.

ESİR ZİHİN ESARETİNİN FARKINDA DEĞİL

Albayrak, sosyolog Syed Hussein Alatas'ın buna "esir zihin" ismini verdiği değerlendirmesini yaparak bunu kendi toplumunu yalnızca dışarıda üretilmiş kategorilerle inceleyen, ödünç alınmış araçları evrensel doğrular gibi kabul eden entelektüel olarak nitelendirdi.

Esir zihnin, esaretinin farkında olmadığının altını çizen Albayrak şu ifadelere yer verdi:

"Esir zihin, esaretini hissetmez; sömürgeciliğin entelektüel mirası tam olarak bunu başarmak için tasarlanmıştır. Bandung, bağımsızlık için siyasi mücadelede bir dönüm noktası olsa da; düşünce, bilgi ve hayal gücünün o daha derin bağımsızlığı hala ulaşılamaz kaldı."

"SÖMÜRGECİLİK BİÇİM DEĞİŞTİRDİ"

"Bu anlamda sömürgecilik 1960'larda sona ermedi, biçim değiştirdi." diyen Albayrak, şunları kaydetti:

"Finansal sistemler, eğitim modelleri ve hukuki çerçeveler, sömürge düzenini doğal ve kaçınılmaz gösterecek şekilde yeniden yapılandırıldı. Bugün 'post-kolonyal dünya' dediğimiz şey, aslında yeni bir dil altında işleyen ve kesintisiz bir sürekliliği koruyan sömürgeciliğin devamı."

BATI MERKEZLİ DÜZEN GAZZE'DE ÇÖKTÜ
Mevcut durumun en doğru şekilde "yeniden sömürgeleşme" çağı olarak okunması gerektiğini aktaran Albayrak, "Fakat bu Batı merkezli düzen artık sadece tartışılmıyor; gözle görülür biçimde çözülüyor; bunun en çarpıcı örneği Gazze'dir. Gazze'nin ortaya çıkardığı şey, modern dünyayı yönetmesi beklenen normatif mimarinin çöküşüdür." ifadelerine yer verdi.

Esra Albayrak'tan "Sömürgecilik" uyarısı! | Batı merkezli düzen Gazze'de çöktü-5

Albayrak şu ifadeleri kaleme aldı:

"İçinde bulunduğumuz anı "yeniden sömürgeleşme" dönemi olarak anlamak daha doğru olacaktır. Ancak bu Batı merkezli düzen artık sadece sorgulanmakla kalmıyor; gözle görülür şekilde çözülüyor. Bunun en sarsıcı örneği Gazze'dir. Gazze'nin ifşa ettiği şey, modern dünyayı yönetmesi beklenen normatif mimarinin çöküşüdür. Teoride evrensel olarak başvurulan uluslararası hukuk, pratikte bir imtiyaz aracına dönüşmüştür; seçici bir şekilde kullanılan, belirli çıkarların hizmetine sunulan ve nihayetinde engellemek için tasarlandığı şiddeti durdurmaktan aciz bir araç... Evrensel normları korumak için inşa edilen kurumlar bu kadar sistematik şekilde çöktüğünde, hangi alternatif dayanışma ve hesap verebilirlik çerçevelerinin mümkün olduğu sorusu artık teorik değildir; acildir. Ve bu aciliyet tarihi bir gedik açmaktadır.

DÜNYAYA DAYATILAN ZORLAMA
Bu gedikten geçebilmek için bizi buraya getiren entelektüel tarihle yüzleşmeliyiz. Rudyard Kipling'in "beyaz adamın yükü" kavramı, sömürge projesini bir medeniyet görevi olarak adlandırmıştı: "Üstün" olanın "aşağı" olanı kalkındırma borcu... Sömürge karşıtı söylem haklı olarak bu çerçeveye meydan okudu ve bazen bunun tam tersini önerdi: Sömürülenin elinden alınanı geri alma yükü. Ancak tersine çevirmek, onu aşmak demek değildir. "Siyah adamın yükü"nden bahsetmek, ne kadar eleştirel olsa da, yıkmaya çalıştığınız hiyerarşinin mimarisi içinde kalmaktır. Siyah ve Beyaz, Doğu ve Batı, ilkel ve medeni ikiliği asla dünyanın bir tanımı değildi; dünyaya dayatılan bir zorlamaydı."

Esra Albayrak'tan "Sömürgecilik" uyarısı! | Batı merkezli düzen Gazze'de çöktü-6

BATI'NIN DAYATMASINA EN GÜÇLÜ YANIT
Batı'nın dayattığı hiyerarşik bilgi sistemlerine karşı en güçlü yanıtın İslam hukuku geleneğindeki "ismet" kavramı olduğunu vurgulayan Albayrak, bu kavramı tüm sosyolojik sınıflandırmaların üzerinde, insanın yaratılıştan gelen dokunulmazlığı ve onuru olarak tanımlıyor. Makalesinde, "İnsan onurunu iade etmek bir siyasi program değil, bir medeniyet borcudur" diyen Albayrak, bilginin sömürgeci zihniyetten arındırılmadığı sürece sadece bir "güç enstrümanı" olarak kalacağı uyarısında bulundu.

KARŞITLIK DEĞİL HAKİKAT ARAYIŞI

Bu duruşun bir Batı karşıtlığı değil, bir hakikat arayışı olduğunun altını çizen Esra Albayrak, akademik ekosistemin kökten bir değişime ihtiyacı olduğunu belirtiyor. Esra Albayrak'ın ifadesiyle; bir zamanlar Bağdat, İstanbul ve Kurtuba bilgi dünyasının nasıl kalbiyse; bugün de Cakarta, Kahire ve Gazze'de üretilen fikirler, Paris ve Londra ile "eşit konumda" temsil edilmek zorundadır. Zihinlerdeki sömürgeyi bitirmek, adil bir dünya için artık bir tercih değil, kaçınılmaz bir zorunluluktur.

İSTANBUL'DA "DÜNYA SÖMÜRGECİLİKTEN ARINMA FORUMU" YAPILACAK

Geçmişin sömürgeci miraslarını anlamak ve bilginin daha adil bir şekilde üretildiği bir gelecek inşa etmek amacıyla yola çıkan Dünya Sömürgecilikten Arınma Forumu 11-12 Mayıs'ta İstanbul'da yapılacak.

Farklı coğrafyaların seslerini ve birikimlerini İstanbul'da buluşturacak olan forum, akademik dünyada yeni bir ortak akıl inşa etmeyi amaçlıyor.

Forumun akademik çerçevesi, sosyolog Esra Albayrak'ın "Bandung'un Ötesi: Zihni Sömürgecilikten Arındırmanın Acil Görevi" başlıklı analiziyle şekilleniyor.

İstanbul'da düzenlenecek bu buluşmanın ana teması "Bilgi Üretimi ve Dolaşımının Sömürgecilikten Arındırılması" olarak belirlendi.

Forumla ilgili detaylı bilgiye, decolonizationforum.org adresinden ulaşılabiliyor.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler