1 Mayıs'a sol terör gölgesi önlendi: 62 adrese baskın | MASAK ve HTS kayıtları ele verdi | MLKP, DKP, TKKKÖ, MKP...
Terör örgütlerinin 1 Mayıs’ı provokasyon zeminine çevirme planı güvenlik güçlerinin başarılı operasyonuyla bozuldu. DHKP/C, MLKP ve TKP/ML gibi kanlı örgütlerin yapılanmalarına yönelik 25 ilçede düzenlenen baskınlarda 39 kişi gözaltına alındı. Çok sayıda dijital materyalin ele geçirildiği operasyonla muhtemel eylemlerin önüne geçilirken, DEM Parti yönetimi operasyonları hedef alarak provokasyon safında yer aldığını bir kez daha gösterdi.
Hızlı Özet Göster
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 1 Mayıs öncesi İstanbul'un 25 ilçesi ve Kocaeli'de 62 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.
- Operasyonlarda TKP/ML, DHKP/C, MLKP, DKP/BİRLİK, DSİH, TKKKÖ, TKP-KIVILCIM, MKP ve Troçkistler yapılanmasına yönelik 62 şüpheliden 39'u yakalandı.
- Yapılan aramalarda örgütsel dokümanlar ve dijital materyaller ele geçirilirken, 23 firari zanlının yakalanması için çalışmalar sürüyor.
- DEM Parti, gözaltına alınanlar arasında Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Dayanışma Platformu ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi üyelerinin bulunduğunu belirtti.
- DEM Parti operasyonları demokratik siyasete müdahale olarak nitelendirerek baskı ve gözaltı politikalarının son bulmasını talep etti.
İstanbul ve Kocaeli'de 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü öncesi sokakları savaş alanına çevirmeyi planlayan terör örgütlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarla büyük bir provokasyonun önüne geçildi.
SOL TERÖRE GEÇİT YOK
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen titiz soruşturma sonucunda, işçi bayramını kana bulamak isteyen sol terör örgütlerinin eylem hazırlıkları deşifre edildi. Güvenlik güçlerinin 25 ilçede 61 ve Kocaeli'de 1 olmak üzere toplam 62 adrese düzenlediği ani baskınlarda, haklarında yakalama kararı bulunan 62 şüpheliden 39'u kıskıvrak yakalandı. Adreslerde yapılan aramalarda örgütsel dokümanlar ve çok sayıda dijital materyal ele geçirilirken, firari 23 zanlının yakalanması için başlatılan insan avı sürüyor.
EYLEM HÜCRELERİ DEŞİFRE
Soruşturma kapsamında TKP/ML terör örgütünün açık alan yapılanması Partizan içerisinde faaliyet yürüten şüpheliler teknik ve fiziki takibe alındı. MASAK ve HTS raporlarının incelenmesiyle örgüt içerisinde aktif rol üstlenen 16 kişi saptandı. Derinleştirilen çalışmalarda, sokakları karıştırma potansiyeli taşıyan diğer terör hücreleri gün yüzüne çıkarıldı.
HARF TERÖRÜ
Eylem gerçekleştirebilecekleri belirlenen DHKP/C içerisinde 10, MLKP içerisinde 5, DKP/BİRLİK içerisinde 4, DSİH içerisinde 7, TKKKÖ içerisinde 3, TKP-KIVILCIM içerisinde 10, TKP/ML içerisinde 4, MKP içerisinde 2 ve Troçkistler yapılanması içerisinde 1 şüpheli tespit edildi. Toplam 62 zanlıya yönelik adımlar, muhtemel bir kaos planını başlamadan bitirdi.
Güvenlik güçleri muhtemel kaosu engellerken, DEM Parti’nin gözaltına alınan şüphelileri savunarak operasyonları durdurma çağrısı yapması tepki topladı. (Fotoğraf: X ekran görüntüsü)
DEM PROVOKASYONUN SAFINDA
Güvenlik güçleri 1 Mayıs'ın huzur ortamında geçmesi için terör hücrelerini tek tek çökertirken, DEM Parti'den operasyonları hedef alan ve zanlılara arka çıkan açıklama geldi.
Gözaltına alınanlar arasında Ezilenlerin Sosyalist Partisi, Sosyalist Dayanışma Platformu ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi üyelerinin bulunduğunu duyuran DEM Parti yönetimi, terör şüphelilerine yönelik adımları "demokratik siyasete müdahale" olarak nitelendirdi.
Provokasyonları önleyen operasyonların durdurulmasını talep eden DEM Parti, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
"Demokratik siyaset alanını daraltmaya yönelik bu tür müdahaleleri kabul etmiyoruz. Daha önce defalarca denenen ancak sonuç vermeyen baskı ve sindirme politikalarının yeniden devreye sokulması, toplumsal gerilimleri derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır. Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin devam ettiği, demokratik değerlerin güçlendirilmesi gereken böylesi bir dönemde bu tür operasyonlarda ısrar edilmesi kabul edilemez. İfade özgürlüğüne ve siyasal faaliyetlere yönelik baskılar demokrasiye zarar vermekte, toplumsal barışın inşasını zorlaştırmaktadır. Gerçek bir çözümün yolu, baskı ve gözaltı politikalarından değil; açık, şeffaf ve kapsayıcı bir diyalog ortamının sağlanmasından geçer. Demokratik siyasete yönelik saldırı ve müdahaleler artık son bulmalıdır."