Devlet Bahçeli'den Ursula von der Leyen'in sözlerine tepki: Avrupa Türkiye'siz yapamaz
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi hedef alan sözlerine tepki gösteren Bahçeli, Avrupa'nın siyasi bir körlükte olduğunu belirterek, "Avrupa Türkiye'siz yapamaz" dedi. Bahçeli, "Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir." ifadelerini kullandı.
Hızlı Özet Göster
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.
- Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü'nün Türk milliyetçiliği için önemli bir tarih olduğunu vurguladı.
- Kerkük Türkmenlerinin maruz kaldığı zulmün Türk milletinin vicdanında derin yer ettiğini belirtti.
- Avrupa Komisyonu Başkanı'nın Türkiye'ye yönelik açıklamalarını eleştirdi.
- Türkiye'nin köklü devlet geleneğine sahip olduğunu ve kriz anlarında sarsılmadığını ifade etti.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu. Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rusya, Türkiye veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz." sözlerine tepki gösterdi. Bahçeli, "Avrupa Türkiye'siz yapamaz" dedi.
Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"Hepinizi en derin kardeşlik duygularımla selamlıyorum. Cenab-ı Allah'tan hayırla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum. Grup toplantımız vesilesiyle sizlerle aynı çatı altında olmaktan bahtiyar olduğumu ifade ediyor her birinizi gönülden selamlıyorum.
Dünya sıkıntılı bir imtihandan geçmektedir. Siyasal fay hatları derinleşiyor, jeopolitik zemin kaymakta devletler irade milletler metanet toplumlar sabır testine tabi tutulmaktadır. Sınırlar sabit görünse de tehditler değişmektedir.

Bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız.
3 MAYIS MESAJI
Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü Türk Milliyetçiliğinin var oluş tarihinde gönüllerde sönmeyen bir meşaledir.
Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir" sözü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en veciz şekilde ortaya koyan tariflerden birdir.
3 Mayıs şahsiyet kazanmış bir dava ahlakının tarih içinde görünür hale geldiği bir yolun kanla yakanmış taşlarıdır.
Türk Milliyetçiliği geçici heveslerin değil ülküye adanmışların davasıdır. Türk Milliyetçiliği günü kurtarmaya memur dar kadroların değil asırları inşa etmeye namzet olanların mirasıdır.

3 Mayıs 1944'te ayağa kalkan milli ruh, zaman içinde siyasi bir mecraya kavuşmuş çok çetin yollardan geçmiştir.
Milliyetçi Hareket Partisi devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcudur. Milliyetçi Hareket Partisi mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, son sığınağıdır. Bu dava hatırlayanların değil taşıyanların davasıdır.
Bizim milliyetçiliğimiz yalnızca Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemez.
Misak-ı Milli coğrafyası denildiğinde yüreklerimize hasret düşmektedir. Bu hasretlerin başında ise Kerkük coğrafyası gelmektedir. Kerkük ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti onur mücadelesinin bayraktarı Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır. Bu itibarla Kerkük'e baktığımızda asırlık hicranı görüyoruz.

Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulüm Türk milletinin vicdanına kazınmış kahredici bir imtihandır.
Kerkük söz konusu olduğunda vazife için saflara koşacak ülkücülerin sesi sadakat ve seferberlik ifadesiydi. Türkmeneli söz konusu olduğunda Milliyetçi ülkücü hareketin tavrının Kerkük bahsinde gevşemeyeceğini gevşetilemeyeceğini gösteren namus yeminiydi.
AB'YE TEPKİ
Avrupa Komisyonu Başkanı 21 Nisan 2026 tarihinde Avrupa kıtasının Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğini söylemiştir. Bu söz sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade bir yorumcunun bir köşe yazarının ya da tarihi bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu başkanının ağzından dökülen bu söz dilin kazası olarak görülemez. Nitekim bu küstah dilin jeopolitik bakımdan sorunlu bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir.
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rusya, Türkiye veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.” dedi.
Türkiye ile ilişki kurmak isteyen herkes önce bu milletin onurunu bu devletin vakarını ve bu tarihin ağılığını hesaba katmak zorundadır.
Herkes şunu çok iyi bilmelidir Türkiye yalnız rahat günlerin devleti değildir. Bu milletin acı eşiği yüksektir. Bu devletin kriz hafızası derindir. Türkiye sarsıntı anlarında savrulmayan yüksek basınç anlarında paniğe kapılmayan tahrik karşısında öfkesini akla, gerilimi stratejiye tevil eden köklü devlet geleneğinin bugünkü adıdır. "