Vesayet tarihe gömüldü! AK Parti'den 27 Nisan e-muhtırasında denklemi tersine çeviren hamle: Başkan Erdoğan'ın iradesini hesap edemediler

Demokrasimizin kara lekesi "e-muhtıra"nın üzerinden 19 yıl geçti. "367" garabetinden ve gece yarısı bildirilerinden medet umanlar, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi milli iradeye pusu kurmaya kalktı. Ancak AK Parti hükümeti "e-muhtıra"ya anında cevap verdi. Başkan Erdoğan'ın dik duruşu Türkiye'nin önünü açtı, vesayet o gece tarihe gömüldü. E-muhtıra'nın yayımlandığı gece Yaşar Büyükanıt defalarca kez aranmasına rağmen telefona çıkma cesareti gösteremedi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik o güne dair "Hükümetin cevap vermesiyle bütün denklem tersine döndü ve muhtıra olarak kurgulanan şey, bir kağıt parçasına döndü" dedi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Vesayet tarihe gömüldü! AK Parti'den 27 Nisan e-muhtırasında denklemi tersine çeviren hamle: Başkan Erdoğan'ın iradesini hesap edemediler

27 Nisan 2008 e-muhtırasının üzerinden 19 yıl geçti. "Türkiye'de ilk" olma özelliği taşıyan muhtıraya karşı hükümetin anında cevap verip geri adım atmaması Türk demokrasi tarihinde dönüm noktası oldu.

Recep Tayyip Erdoğan'ın dik duruşuyla 28 Şubat sonrası "1000 yıl sürecek" denilen darbe iklimi bertaraf edildi. Muhtıraya giden süreç TSK içindeki vesayet odakları, Ahmet Necdet Sezer, AYM, Yargıtay ve CHP'nin söylem işbirliğine sahne oldu. ABD ve İngiltere'den ısmarlama "darbe" manşetleri attırıldı, Sezer son MGK'sında "irtica" deyip cuntacılara yol verdi.

27 Nisan E-Muhtırası’nın 19. yılı: Başkan Erdoğan’ın dik duruşu vesayeti nasıl yıktı?



CHP "laiklik" mitingleriyle muhtıraya zemin hazırlarken; dönemin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, "367 garabeti" ile demokrasinin el frenini çekti.

Vesayet tarihe gömüldü! AK Parti'den 27 Nisan e-muhtırasında denklemi tersine çeviren hamle: Başkan Erdoğan'ın iradesini hesap edemediler-2


E-MUHTIRA'YA GİDEN SÜREÇ: ASKERİ VE YARGI VESAYETİ ANKARA'NIN ÜZERİNE ÇÖKTÜ


Peki, 27 Nisan "e-muhtıra" sürecinde neler yaşandı? AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, üzerinden 19 yıl geçen 27 Nisan e-muhtırasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

O günlerde askeri ve yargı vesayetinin bütün karanlığıyla Ankara'nın üzerine çöktüğünü vurgulayan Çelik, o günleri yaşamayan biri için bugünden bakarak o günleri anlamanın zor gelebileceğini söyledi.

"HÜKÜMET OLARAK NE KARAR ALIRSANIZ ALIN, MGK'DE ONA AYAR VERİLİYORDU"

Ömer Çelik, söz konusu tarihlerde sistematik olarak Anayasa'nın üzerine Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin konulduğunu, başbakanın üzerine vesayetçi bir cumhurbaşkanlığının kurgulanmaya çalışıldığını belirterek, "Seçilmiş iktidarın vatandaştan aldığı oyu, siyasi iradesini kadük hale getirmek için Milli Güvenlik Kurulu'nda yapılan siyasetler vardı. Yani siz hükümet olarak ne karar alırsanız alın, Milli Güvenlik Kurulu'nda ona bir şekilde ayar veriliyordu, yönü değiştiriliyordu. Türkiye'de bunun doruk noktası, bu muhtıra geleneğidir." ifadesini kullandı.

Muhtıralar yoluyla hükümetlerin siyasi olarak tamamen işlevsiz bırakıldığını, onun bir kabuk, şekil haline getirildiğini, milletten aldığı iradenin elinden alındığını dile getiren Çelik, bunun bir sonraki aşamasının da darbe olduğunu kaydetti.

Vesayet tarihe gömüldü! AK Parti'den 27 Nisan e-muhtırasında denklemi tersine çeviren hamle: Başkan Erdoğan'ın iradesini hesap edemediler-3

AK Parti Sözcüsü Çelik, şöyle devam etti:

"Askeri muhtıra, Türkiye'de siyasi iradenizi vesayet makamlarına teslim etmezseniz doğrudan silahlı müdahaleyle karşılaşırsınız demenin bir başka çeşidiydi. Dolayısıyla muhtıra, Türkiye'de demokratik hayatı son derece zehirleyen, tahrip eden, berhava eden, işlevsiz kılan kötü bir geleneğin önemli enstrümanlarından maalesef bir tanesiydi. Buna karşı da Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir hükümet direnemedi. İşte 27 Nisan'ın önemi nedir? İlk defa Cumhuriyet tarihinde bir Başbakan, Sayın Cumhurbaşkanımız ve AK Parti hükümeti bu muhtıraya direnmiştir. Buna aslında muhtıra da dememek lazım. Çünkü bir muhtıra vermek istediler. Hükümet direnince o, kağıt parçası oldu. Yani bu, hesap edilmemiş bir şeydi ve Türk siyasi hayatında bir ilkti."

"HÜKÜMETİN CEVAP VERMESİYLE BÜTÜN DENKLEM TERSİNE DÖNDÜ"

AK Parti'nin iktidara gelmesinin ardından uzun süre muhtıra geleneğinin kesintiye uğradığını hatırlatan Çelik, "Hatta o gece bizi arayan bazı gazeteci arkadaşlarımız, 'Uzun zamandır askeri vesayetin susmuş olan faks cihazları bu gece çalışmaya başlayacak' demişlerdi. Biz de zaten o şekilde haberdar olmuştuk. Cumhurbaşkanımızı, o zaman Sayın Başbakanımızı bu şekilde haberdar etmiştik. Ama tabii hesap edilmeyen şey şuydu, muhtıra zihniyetine bir hükümetin cevap verebileceği hiç düşünülmemişti. Dolayısıyla demokrasinin, seçilmiş iradenin üzerinde büyük bir karanlık oluşturmaya çalışırken hükümetin cevap vermesiyle bütün denklem tersine döndü ve muhtıra olarak kurgulanan şey, bir kağıt parçasına döndü." diye konuştu.

Dönemin Genelkurmay Başkanı ve etrafındaki ekip tarafından kurgulanan söz konusu e-muhtırada, Cumhurbaşkanının ve milli eğitim politikasının nasıl olması gerektiğine kadar geniş yelpazede ifadeler yer aldığını anımsatan Çelik, şu açıklamalarda bulundu:

"Ama esas olan şudur, birincisi, o günden sonra muhtıra geleneği bir daha dirilmemek üzere bitmiş oldu. İkincisi, askeri vesayet, Türkiye'de her zaman dış destekli bir kurgu olarak, demokrasimizi bir tahrip kalıbı olarak yönetmiş bir şeydi. Çok iyi hatırlıyorum, mesela 28 Şubat dönemi, AK Parti'ye açılan kapatma davası dönemlerinde o dış bağlantıyı net bir şekilde görebilirsiniz. Bu, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne de haksızlık eden, saygısızlık eden bir yaklaşımdı. Dolayısıyla o gece Cumhurbaşkanımızın, Başbakan olarak direnmesi ve hükümetin, AK Parti'nin, milli iradenin topyekun direnmesi, sivil toplumun buna destek vermesi, bazı siyasi partilerin doğru bir tutum sergilemesi, muhtıra girişiminde elde edilmeye çalışılan sonucu altüst etti."

Vesayet tarihe gömüldü! AK Parti'den 27 Nisan e-muhtırasında denklemi tersine çeviren hamle: Başkan Erdoğan'ın iradesini hesap edemediler-4

"HEM MUHTIRA VERMİŞLER HEM DE TELEFONLARA ÇIKMAKTAN KAÇIYORLAR"

O gecenin, bugün anlattığı kadar rahat olmadığını vurgulayan Çelik, "Yani Ankara'nın üstüne çökmüş en kesif karanlığın olduğu, işin sonucunun nereye evrileceğinin tahmin edilemediği bir tabloydu. Ama o gece gösterilen kararlılık yani Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade, milletin seçilmiş iradesini herhangi bir vesayet odağına teslim etmeme konusunda net tutumu ve bedeli ne olursa olsun bunu ödemeye hazır olma tablosu, bu durumu ortaya çıkardı. Aslında o, Türkiye'nin demokrasi tarihinde, Cumhuriyet dönemindeki siyasi tarihimizde demokrasi ve sivil siyaset lehine devrimci dönüşümün, pozitif dönüşümün en önemli dönemeçlerinden bir tanesidir." görüşünü paylaştı.

Çelik, o geceye dair şunları aktardı:

"Muhtırayı verenlere o gece hesap sorulmak isteniyor. Yani Başbakanlık 'Siz böyle bir muhtırayı nasıl verirsiniz' demek için arıyor. Fakat onlar, hem muhtıra vermişler hem de telefonlara çıkmaktan kaçıyorlar. 15-16 saat boyunca böyle bir kaçma durumları oldu. Hükümetin cevap vereceği duyurulunca ortaya çıkmaya çalıştılar. Yani görüyorsunuz aslında ne kadar niteliksiz, ne kadar çirkin, Türk demokrasisine ne kadar büyük bir saygısızlık yapan maalesef kötü bir gelenek oluşmuş ve bu yıllarca devam etmiş. Türkiye'de millet iradesiyle iktidara geliyorsunuz, askeri vesayet iradesiyle iktidardan gidiyorsunuz gibi bir tablo vardı. Geçmişte bunun birçok örnekleri görülmüştü. O kötü gelenek, demokrasiye, milli iradeye musallat olan saygısızlık o gece bitirilmiştir."

Vesayet tarihe gömüldü! AK Parti'den 27 Nisan e-muhtırasında denklemi tersine çeviren hamle: Başkan Erdoğan'ın iradesini hesap edemediler-5

"BAŞKAN ERDOĞAN'IN SARSILMAZ İRADESİNİ HESAP EDEMEDİLER"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, 27 Nisan 2007 tarihinin demokrasimiz açısından bir turnusol olduğunu belirtti.

O gece kimin demokrasinin yanında kimin ise vesayetin gölgesinde saf tuttuğunun "berrak bir şekilde" görüldüğünü söyledi.

Vesayet tarihe gömüldü! AK Parti'den 27 Nisan e-muhtırasında denklemi tersine çeviren hamle: Başkan Erdoğan'ın iradesini hesap edemediler-6

"e-muhtıra"nın 19. yıl dönümüne ilişkin resmi sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Acar şöyle konuştu:

27 Nisan 2007; kimin demokrasinin yanında, kimin vesayetin gölgesinde saf tuttuğunun en berrak aynasıdır.

367 garabetinden ve gece yarısı bildirilerinden medet umanlar, milletin sandıktaki iradesini antidemokratik yöntemlerle gasp etmeye kalkıştı. Ancak hesap edemedikleri bir hakikat vardı: Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan sarsılmaz irade.

Vesayet heveslilerine boyun eğmeyerek Türkiye'nin önünü açan o dik duruşu unutmadık. Milletin iradesini kirli bildirilerle kuşatmaya çalışanlar bilsin ki; o gece tarihe gömdüğümüz vesayet hevesleri, Türkiye'nin aydınlık geleceğinde bir daha asla kendine yer bulamayacaktır.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler