Böcek ailesi davasında ilk duruşma: Benim dört tane yavrum gitti

İstanbul Fatih’teki bir otelde hatalı ilaçlama sonucu hayatını kaybeden 4 kişilik Böcek ailesi davasında yargılama süreci başladı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşma öncesi konuşan anne Cemile Yılmaz, "Benim dört tane yavrum gitti, kapım kapandı, ocağım söndü" diyerek adaletin yerini bulmasını istedi. İddianamede, sertifikasız ilaçlama yapanlar ile gerekli önlemleri almayan otel yöneticisinin aralarında bulunduğu sanıklar için 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Böcek ailesi davasında ilk duruşma: Benim dört tane yavrum gitti
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • İstanbul Fatih'teki bir otelde böcek ilacı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybeden anne, baba ve 2 çocuğun davasında 6 sanığın yargılanmasına İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı.
  • Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna göre Böcek ailesinin ölümü, otelde böcekleri öldürmek için uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldi.
  • İddianamede ilaçlama firması yetkilileri Zeki Kışı, Serkan Kışı, çalışan Doğan Cağferoğlu ve otel sahibi Hakan Oğlak'ın asli kusurlu olduğu belirtildi.
  • Sanıklar Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı için 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor.
  • Duruşmaya 4'ü tutuklu 5 sanık ile tarafların avukatları ve Böcek ailesinin yakınları katıldı, 1 tutuklu sanık ise SEGBİS ile bağlandı.

İstanbul Fatih'te Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek'in zehirlenme şüphesiyle tedavi gördükleri hastanede hayatını kaybetmesine ilişkin davada 6 sanığın yargılanmasına başlandı.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, 4'ü tutuklu 5 sanık ile tarafların avukatları ve hayatını kaybeden Böcek ailesinin yakınları katıldı.

Tutuklu 1 sanık ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya bağlandı.

Duruşmaya tutuklu sanıkların kimlik tespitiyle başlandı.

ANNE VE BABA AÇIKLAMA YAPTI
İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşma öncesi ailenin avukatı Yaşar Balcı, baba Yılmaz Böcek ve Cemile Yılmaz Çağlayan'da bulunan İstanbul Adalet Sarayı'nda açıklamalarda bulundu.

Böcek Ailesi'nin hastaneye giderken taksi içindeki görüntüsü

"GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜME GİTTİLER"
Oğlunu, gelinin ve iki torunun kaybeden baba Yılmaz Böcek, "Bizim burada bir aile olarak acımız çok büyük. Sorumsuzluk zincirlerinden dolayı aile fertlerimizi kaybettik. Benim oğlum, son dakikasına kadar çocuklarını ve kendi hayatını kurtarmak için çaba sarf etti. Bunların takside görüntülerini gördük. O şekilde hastaneye giden bir hastanın bunların şuuru yerindedir, hiçbir etkisi yoktur diye taburcu ediyorlarsa, artık bu kelimenin bittiği bir yerdir. Yani insanın ne yapması gerekiyor? Hastanede tedavi görebilmesi için bayılmaları mı gerekiyor. Sonuç, hepimiz gördük. Göz göre göre ölüme gittiler" dedi.

Duruşma öncesi açıklamalarda bulunan acılı baba Yılmaz Böcek, ʺGöz göre göre ölüme gittilerʺ dedi. Acılı anne, ʺBenim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorumʺ diye konuştu (Fotoğraf İHA'dan alınmıştır)

"BENİM DÖRT TANE YAVRUM GİTTİ"
Adalet istediğini belirten anne Cemile Yılmaz ise, "Herkes gereken cezayı alsın. Benim dört tane yavrum gitti. Kapım kapandı, ocağım söndü. İlaçladılar, neden aldılar otele benim çocuklarımı. Haber verirlerdi. Girmezdi, dışarıda yatsa üşürdü, hasta olurdu ama ölmezdi. Gereken cezayı çeksin. Ağır cezaya çarptırılmalarını istiyorum. Benim dört tane yavrum gitti, oğlumun hayalleri vardı. Onlar da çeksin cezasını. Dört tane ama geri gelmeyecek. Çeksinler cezalarını, çekmelerini istiyorum" diye konuştu.

AİLE AVUKATI: 100 YILA KADAR CEZA VERİLME DURUMU SÖZ KONUSU
Böcek ailesinin avukatı Yaşar Balcı, firmanın sertifikasız olduğunu ve yaşam alanlarında kullanımı yasak olan alüminyum fosfit maddesini kaçak yollarla temin ederek kullandığını vurgulayarak, "Özellikle bu firmanın ısrarlı bir şekilde bu hareketlere devam ediyor olmasını biz olası kast olarak değerlendiriyoruz. Taksirle adam öldürmede 22 buçuk yıla kadar ceza öngörüldü ancak olası kast olarak değerlendirildiğinde 'her sanık için 100 yıla kadar ceza verilme durumu söz konusu' ve burada maktul sayısı kadar ceza veriliyor" dedi.

Balcı, oteldeki şaft boşluklarının kapatılmaması gibi ihmaller zincirine dikkat çekerek, sanıkların hak ettikleri en ağır cezayı almaları için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

BÖCEK AİLESİ İDDİANAMESİ
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Kadir Muhammet Böcek (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ile baba Servet Böcek "maktul", 2 kişi "müşteki" ve 6 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, Fatih'te 13 Kasım 2025'te yaşanan zehirlenme olayında Çiğdem Böcek, Kadir Muhammet Böcek ve Masal Böcek'in zehirlenme sonucu hayatlarını kaybettiği ve aynı olaydan dolayı tedavi gören baba Servet Böcek'in de 17 Kasım 2025'te hayatını kaybettiği anlatılıyor.

Hayatını kaybeden maktullerin sağlık durumu nedeniyle beyanlarının alınamadığı, olayın ilk aşamada gıda zehirlenmesi sebebiyle olduğunun değerlendirildiği belirtilen iddianamede, mağdurların olay öncesi yemek yediği yerlerle ilgili olarak soruşturmanın genişletildiği, bu kapsamda mağdurların kokoreç, midye, lokum, unlu mamul yedikleri ve meşrubat içtikleri işletme sahiplerinin tespit edildiği belirtiliyor.

Böcek ailesi davasında ilk duruşma: Benim dört tane yavrum gitti-4

İddianamede, tespit edilen iş yerlerindeki ürünlerden alınan örneklerin İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğüne teslim edildiği, dosyaya gelen Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporu'na göre maktullerin ölüm sebebinin kaldıkları oteldeki böcekleri öldürmek için uygulanan ilaca bağlı zehirlenmeden kaynaklandığı kaydediliyor.

Olayın yaşandığı oteli ilaçlayan şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun, herhangi bir sertifika kaydına rastlanmadığı ve izinsiz olarak biyosidal ürün uygulaması yaptığı raporda anlatılıyor.

1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan otopsi raporuna göre, kişilerin ölümünün kalmakta oldukları otelde böcekleri öldürmek amacıyla uygulanan ilaca bağlı zehirlenme sonucu meydana geldiği iddianamede yer alıyor.

İddianamede yer verilen bilirkişi raporunda, yaşanan olayda ölümlerin gıda zehirlenmesi sonucunda gerçekleşmediği, bu nedenle dosyada adı geçen gıda işletmelerinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtiliyor.

Bilirkişi raporunda, yanlış kimyasal (Alüminyum fosfit) kullanılması, yetkisiz personel çalıştırılması ve gerekli güvenlik önlemleri alınmadan işlem yapılması nedeniyle, sertifikasız ve izinsiz faaliyet gösteren ilaçlama firması yetkilileri şüpheliler Zeki Kışı ve Serkan Kışı'nın asli kusurlu oldukları iddianamede belirtiliyor.

İddianamede, ilaçlama firması çalışanı şüpheli Doğan Cağferoğlu'nun ilaçlama konusunda herhangi bir sertifikası, bilgisi ve deneyimi olmamasına rağmen işlemi gerçekleştirdiği için asli kusurlu olduğu aktarılıyor.

Servet Böcek’in otelden çıkmak için kapıyı zorladığı, ancak resepsiyon görevlilerinin kapıyı kilitlemesi nedeniyle dışarı çıkamadığı görüntüler (Takvim Fotoğraf Arşiv)

Otelin sahibi şüpheli Hakan Oğlak'ın yetkisiz ve ehliyetsiz kişilerle çalışarak, uygun olmayan biyosidal ürünlerle, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri alınmaksızın ilaçlama faaliyetinin yürütülmesine onay verdiği, kimyasal risk içeren ilaçlama işlemi sırasında oteli tahliye etmeyip acil durum personeli bulundurmayarak konaklayanların can güvenliğini sağlama konusundaki özen yükümlülüğünü ağır biçimde ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu iddianamede yer alan raporda belirtiliyor.

KİME KAÇ YIL İSTENİYOR
Hazırlanan iddianamede, şüpheliler Serkan Kışı, Zeki Kışı, Doğan Cağferoğlu, Hakan Oğlak ve Muhammad Moeen Ud In Chıshtı'nın, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıl 8 aydan 22 yıl 6'şar ay hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

İddianamede, Rustemsha Batyrov hakkında ise "taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler