Ataşehir'de kurulan rüşvet çarkı Müteahhit Hümeyra Ökcün'ün ifadesinde: Çözmezsen nasıl çalışacaksın

CHP'li Ataşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve baskı iddialarının yer aldığı soruşturma dosyasında, müteahhit Hümeyra Ökcün’ün “etkin pişmanlık” kapsamında verdiği ifade ortaya çıktı. Ökcün, yapı ruhsatı ve iskan süreçlerinde kendisinden milyonlarca dolarlık ödemeler istendiğini belirterek, hem ekonomik baskı hem de tehditlerle karşılaştığını öne sürdü. Ökcün, “Onursal Adıgüzel bana ‘bu iş çözülmezse başka yerlerde nasıl çalışacaksın’ diye tehditvari konuştu” ifadelerini kullandı. Toplamda 10 milyon doları aşkın ödeme yaptığını savunan Ökcün, “Resmi ve gayri resmi olmak üzere paramı aldınız, artık verecek bir kuruşum yok” diyerek tepki gösterdiğini aktardı. İfade kapsamında ayrıca sahte tahakkuk fişleri, kamulaştırma bedelleri ve belediye içi para trafiğine ilişkin iddialar da yer aldı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Ataşehir'de kurulan rüşvet çarkı Müteahhit Hümeyra Ökcün'ün ifadesinde: Çözmezsen nasıl çalışacaksın
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve belediye yardımcıları dahil 20 kişi rüşvet operasyonunda gözaltına alındı.
  • Müteahhit Hümeyra Ökcün etkin pişmanlık ifadesinde, ruhsat ve iskan süreçleri için toplamda 3.926.191 dolar, 180 bin euro ve 150 bin pound ödeme yaptığını belirtti.
  • Ökcün, belediye yöneticilerinin aracı mimar Erhan Çelebi üzerinden para talep ettiğini ve Başkan Adıgüzel'in kendisini 'başka yerlerde nasıl çalışacaksın' diyerek tehdit ettiğini iddia etti.
  • Müteahhit, belediyenin kamulaştırma için yatırdığı teminatı harcadığını, sahte tahakkuk fişi düzenlediğini ve çöp konteynırı bahanesiyle para aldığını öne sürdü.
  • Ökcün ifadesinde, CHP yönetimi tarafından tehdit edildiğini ve ifadesini değiştirmesi için baskı yapıldığını söyledi.

CHP'li Ataşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve baskı iddialarının yer aldığı soruşturma dosyasında, Müteahhit Hümeyra Ökcün "etkin pişmanlık" kapsamında ifade verdi. Ökcün belediyede kurulan çarkı anlatarak Adıgüzel'in kendisini tehdit ettiğini öne sürdü.

İstanbul'dan Bursa'ya, Uşak'tan Adana'ya uzanan CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk dosyalarına son olarak Ataşehir Belediyesi eklendi.

Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve yardımcılarının da aralarında olduğu 20 kişinin gözaltına alındığı operasyonda, müteahhit Hümeyra Ökcün'ün "Etkin Pişmanlık" ifadesi, belediyeyi adeta bir 'rüşvet şubesi' gibi işleten çarkı ve maruz kaldığı tehditleri gün gün anlattı.

Böylece Özgür Özel'in "Onursal neredeyse hiç ihale yapmadı. Belediyede para yok. Ne ile suçlayacaklar, çok merak ediyorum." sözleriyle aklamaya çalıştığı Onursal Adıgüzel'in müteahhide yönelik tehditleri, milyon dolarlık ödeme trafiği, belediye yöneticileri arasındaki rüşvet paylaşımı tartışmaları, sahte belgeler ve baskı zinciri soruşturma dosyasına ayrıntılarıyla girdi.

Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu şüpheliler gözaltına alındı

2024'TE FİLM KOPTU
İfadesine "Etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum" diyerek Başlayan Ökcün, "Ataşehir İlçesi Yenisahra Mahallesi D100 Karayolu Yan Yolu 752 Ada 57 Parsel'de bulunan A ve B Blok olan inşaatı 2021 yılında yapmaya başladım. Bu inşaatı yaparken Belediyeye bu işlerle ilgilenen iyi bir mimar olup olmadığını sordum. Onlar da bana Erhan Çelebi isminde bir mimarın işinde iyi olduğunu, bu işi yapabileceğini söyleyince Erhan Çelebi ile projenin müellifliği konusunda anlaştık. 2024 yılına kadar inşaat belirli bir seviyeye geldi." dedi.

"VERMEZSEN 2 SENE RUHSAT ALAMAZSIN"
Ökcün, sürecin 2024 yılında yapı tadilat ruhsatı talebiyle başladığını belirterek aracı mimar Erhan Çelebi'nin ilk talebini şöyle aktardı:
"Erhan bana Belediye Başkanı'nın talebi olduğunu, 2.000.000 dolar istendiğini söyledi. 'Vermezsek tadilat ruhsatını alamayız, 2 yıl da bekleyebilirsin' dedi."

Müteahhit Hümeyra Ökcün

Bu talebe uzun süre direndiğini ancak ekonomik baskı nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığını belirten Ökcün, "Yaklaşık 6 ay direndim ama süreç uzayınca mecburen talepleri karşılamaya başladım" iddiasında bulundu.

PARA TRAFİĞİ GÜN GÜN

Ökcün, ruhsat ve iskan süreçleri için yaptığı ödemeleri tek tek sıraladı. İfadesine göre:

08.11.2024: 375.000 Dolar
29.11.2024: 32.160 Dolar
03.12.2024: 662.038 Dolar
05.12.2024: 362.000 Dolar
16.12.2024: 150.000 Pound
16.12.2024: 180.000 Euro
16.12.2024: 460.000 Dolar
24.12.2024: 220.000 Dolar

A Blok iskan sürecinde:
24.02.2025: 500.000 Dolar
26.04.2025: 125.000 Dolar
04.06.2025: 30.000 Dolar
25.06.2025: 24.993 + 25.000 Dolar
27.06.2025: 10.000 Dolar
09.08.2025: 100.000 Dolar

B Blok iskan sürecinde:
13.11.2025: 250.000 Dolar
05.12.2025: 500.000 Dolar
08.01.2026: 250.000 Dolar

Toplamda 3.926.191 dolar, 180 bin euro ve 150 bin pound ödeme yaptığını belirten Ökcün, paraların Erhan Çelebi aracılığıyla belediye yönetimine iletildiğini söyledi.

Belediye Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız ile 2024 yılı yazında Bodrum'da görüştüklerini belirten Ökcün, "Kendisi beni aradı diye hatırlıyorum. Eşiyle birlikte Bodrum'da tatilde olduğunu söylemişti. Bende o tarihlerde Bodrum'daydım. Kendisini ve eşini teknemde ağırladım. 2025 yılı yazında da yine Birkan Birol Yıldız beni Bodrum'da olduğumdan bahisle aramıştı. Bende ona araba, tekne emrinde diye bir cevap verdim diye hatırlıyorum. Yapı tadilat ruhsatları yukarıda anlattığım gibi 6 ay boyunca çıkmadı. Bizde Erhan'ın dediklerini karşılamazsak bunların olmayacağını anladık. Erhan'ın istediği miktarları Erhan'a veriyordum. Erhan'da Birkan ve Onursal'a bu parayı götürdüğünü söylüyordu." dedi.

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Birkan Birol Yıldız

Süreci yakından takip etmek için sık sık belediyeye gittiğini belirten Ökcün, bu nedenle hedef alındığını öne sürerek, "Belediyeye çok sık gidiyordum hatta Birkan benimle "abla sen büyük müteahhit olamamışsın, iş takipçisi gibi her gün belediyeye geliyorsun" diye dalga geçiyordu. Beni Belediyeden uzak tutmak istiyorlardı. Bende ısrarlı bir şekilde işimin çözülmesi için belediyeye gidiyordum. Yapı tadilat ruhsatları alındıktan sonra hastanenin bulunduğu bloğun iskan süreci başladı. Ataşehir Belediyesi her 2 blok için toplamda bana 265.000.000 TL harç çıkarttı. Bu harcı fazla çıkarttıklarını düşünüyordum. Bunu da hesapladım." ifadelerini kullandı.

Harcı fazla çıkarttıklarını gördüğünü söyleyen Müteahhit Hümeyra Ökcün ifadesinin devamında şunları söyledi:

"Ama meclis kararı alarak bunu yasallaştırdıklarını söylediler. Yapı tadilat ruhsatlarında da benden 70.000.000 TL'ye yakın benden fazla harç almışlar, bunu da tespit ettim, bununla ilgili Belediye'ye geçen hafta dilekçe verdim. Belediye'den sorulabilir. Hatta bununla ilgili başvuruyu yaptıktan sonra Erhan bana "sen herhalde iskanı istemiyorsun, niye böyle bir başvuru yaptın" diye hesap sordu.

A Bloğun iskan sürecinde benden 70.000.000 TL'lik harç ödemem istendi. Ben 70.000.000 TL'lik harcı yatırdım. Aynı gün bana iskanı vereceklerini söylemişlerdi, bir bahaneyle iskanın verilmeyeceğini söyleyince paramı iade etmelerini istedim ve orada bir ufak sinirlenerek tepki verdim. Benden çekinerek bu yatırmış olduğum 70.000.000 TL'yi iade ettiler. Burada beni kandırarak harcı alacaklarını ve harcayacaklarını düşündüm. Çünkü o güne kadar benden sürekli olarak Erhan aracılığıyla rüşvet istediler. Hepsini verdim."

Ataşehir'de kurulan rüşvet çarkı Müteahhit Hümeyra Ökcün'ün ifadesinde: Çözmezsen nasıl çalışacaksın-5

"BELEDİYENİN BORÇLARINI BEN ÖDEDİM"
Buna rağmen kendisine aynı gün iskanı vermeyeceklerini söylediklerini b sebeple verdiği parayı iade etmelerini istediğini söyleyen Ökcün, "A Bloğun harcı normalde 135.000.000 TL'dir. Ben kendilerine istedikleri rüşveti verdiğim için paramın kalmadığını, iskan harcımı yatıramayacağımı, istedikleri rüşveti çek ile ödemek istediğimi, yoksa resmi harcı ödeyemeyeceğimi söyleyince kendi istedikleri rüşvet miktarını vermemi, çek olarak alamayacaklarını, 135.000.000 TL'lik harcın bir kısmını yatırmamı, geri kalan kısmını da belediyenin borçlu olduğu firmalara çek vermem karşılığında yatırmış sayacaklarını söylediler. Bunun üzerine emniyet birimlerine de bildirmiş olduğum çekleri ve protokolleri yaptık. Belediyenin borçlarını ben ödedim." dedi.

Onursal Adıgüzel

ADIGÜZEL'DEN TEHİT: NASIL ÇALIŞACAKSIN

Ökcün ifadesinin devamında Adıgüzel'in kendisini tehdit ettiğini belirterek şunları söyledi:

"Bunun karşılığında benim harcımdan bunu mahsup ettiler. Süreç beni oldukça yordu. A bloğun iskan sürecinden önce istenilen tüm rüşvet paralarını vermeme rağmen iskanda problem çıkıyordu. Onursal Adıgüzel ile bu konuyu görüşmek için belediyeye gittim.

Onursal Adıgüzel'e "istediğiniz bütün paraları verdim, iskanımı vermiyorsunuz" dedim. Kendisi bana kamulaştırma ile alakalı problem olduğunu, kamulaştırma parasını harcadıklarını, kamulaştırma parasının harcanmamış olması durumunda gözümün yaşına bakmayacağını söyledi. Hatta bana burada iskanı verirsek kamu zararı doğar, dedi. Bende ben Devlet Kurumu değilim, benden ne talep ediliyorsa yaptım. Kamulaştırma için istenilen teminatı da yatırdım. Kamulaştırmayı yapsaydınız, beni ilgilendiren bir konu yok dedim. O da bana sen müteahhitsin, belediyelerle sürekli iş yapıyorsun, seni ilgilendiriyor, bu iş çözülmezse başka yerlerde nasıl çalışacaksın diye tehditvari konuştu."

"Kamulaştırmanın hikayesini anlatmak istiyorum." diyen Ökcün şunları söyledi:

"Bu projeye başlarken emsal transferi için belediye bizden kamulaştırma yapacağı parsel için Emlak İstimlak Müdürlüğü'nden yazı yazarak teminat istedi. Emsal transferi için parsel bulunması gerekiyordu, Emlak İstimlak Müdürlüğü İBB'ye ait hangi parsellerin kamulaştırılacağını ve fiyatının ne olacağına dair yazıyı bize yazdı. Bizde bu yazı gereğince istenilen rakamı yatırdık. Onursal Adıgüzel Belediye Başkanı seçildikten sonra bizim yatırmış olduğumuz bu kamulaştırma bedelini harcamış, halbuki biz bu parayı yatırırken kamulaştırma bedeli olarak yatırdık ve kamulaştırma hesabına yatırdık.

Bu parayı nasıl harcadılar bilmiyorum. Hatta bizim Emlak İstimlak Müdürlüğü ile yapmış olduğumuz yazışmalarda en kısa zamanda kamulaştırmanın yapılacağı yazıyordu. Fakat buna rağmen kamulaştırma bedelini yeni yönetim harcamış. Onursal Adıgüzel ile de bu konuyu konuştuk. Kendisi bana burada kamulaştırma yapılmadığından iskanı veremeyeceğini söyleyince ben çıldırdım. Görüşmeden sinirli bir şekilde ayrıldım. Kendisi beni de diğer yaptığım işlerle alakalı çalışamaz noktaya getireceğine dair tehdit edince artık bu işin kabak tadı vermesi nedeniyle iyice sinirlendim."

Yaşadığı gerilim sonrası bir cenazede karşılaştıklarını belirten Ökcün, "Onursal beni görünce şok oldu, Birkan ise beni görünce kaçtı" dedi.

Ökcün şunları söyledi:

"Ataşehir'de bir meclis üyesinin vefat ettiği, cenazesinin olduğuna dair bir mesaj Onursal'ın odasından çıktıktan sonra cep telefonuma geldi. Herkesin katılacağını gördüm. Cenazeye bende katıldım. Niyetim cenazede bunları rezil etmekti. Onursal beni görünce şok oldu, oldukça nazik bir tavırla sanki beni odasında tehdit etmemiş gibi davrandı. Birkan'da cenazedeydi, beni görünce Birkan kaçtı. Onursal benim ne yapacağımı anladığı için çok nazik bir şekilde davrandı ve hemen benden uzaklaştı. Ben Onursal ile tokalaşırken bana "nasılsınız" diye sordu. Bende kendisine "hiç iyi değilim" deyince, konuyu devam ettirmeyerek benden kaçtı"

Bunun akabinde A Bloğun iskanını vermeye karar verdiklerini belirten Ökcün, "Bu konuyu yaşadığım süreç sonunda anladım ki B Bloğun iskanına bırakmışlar. Bu görüşmenin akabinde süreç hızlandı. İttir kaktır bir şekilde A Bloğun iskanını aldım. A Bloğun iskanını almadan 1 gün önce veya aynı gün Yapı Kontrol Müdürü Aysun Hanım bana başkanlığın bir talebi olduğunu söyledi ve bir not kağıdı verdi." dedi.

Not kağıdında telefon ve ipad alımı istendiğini öne süren Ökcün şu ifadeleri kullandı:

"Bende bu telefon ve ipadleri alarak Aysun Hanım'a teslim ettim. Buna ilişkin faturaları emniyette sunmuştuk. A Bloğun iskan süreci öncesinde tam tarihini hatırlamamakla birlikte Ramazan Ayı'da olabilir, Erhan'ın çalışanı Yurdaer ofise gelerek belediyenin hediye kart ve hediye Boyner kartı istediğini söyledi. Bu kartlardan 150 adet A-101 kartını 150.000 TL karşılığında aldık. Yaklaşık 150-200 adet Boyner kartını ise 629.375 TL karşılığında aldık. Almış olduğumuz bu kartları aynı gün Yurdaer'e teslim ettik"

A Blok'un iskanını aldıktan sonra B Blok sürecinde baskının daha da arttığını belirterek, sistemin nasıl işlediğini adım adım anlattı.

Ökcün, bu süreçte de para taleplerinin sürdüğünü vurgulayarak, "Erhan yine Onursal Başkan'ın para istediğini söyleyerek benden para istemeye devam etti. 3 parça halinde 1.000.000 dolar verdim" dedi.

Ancak iddialara göre süreç bununla sınırlı kalmadı. Ökcün, daha önce kamulaştırma için yatırdığı teminatın harcandığını, ardından yeni bir meclis kararıyla farklı bir hesap çıkarıldığını anlattı.

Yapılan hesaplamada 90 milyon TL alacaklı çıktığını belirten Ökcün, sürecin bu noktadan sonra değiştiğini öne sürerek,"Bu kararı uygulamaktan vazgeçtiler. Beni çağırdılar, 'Bir de sana para mı vereceğiz' diyerek dalga geçtiler." dedi.

Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Oğuz Kaya

ALACAKLIYKEN BORÇLU ÇIKARILDI
Başkan Yardımcısı Oğuz'un odasında yapılan toplantıyı detaylarıyla anlatan Ökcün, burada yeni bir formül devreye sokulduğunu belirterek şunları söyledi:

"Oğuz'un odasına gittiğimde Birkan'da oradaydı. Burada bana meclis kararını söylediler ve yapılan ekspertiz sonucunda benim alacaklı çıktığımı söylediler. Hatta benimle dalga geçtiler, bir de sana para mı vereceğiz şimdi dediler. Bu toplantıda ne yapacağımızı konuştuk. Bana 90.000.000 TL ödeyemeyeceklerini, bunu bir şekilde çözmek istediklerini söylediler. Bende meclis kararının olduğunu, zaten üzerime düşeni yaptığımı, beni ilgilendiren bir konu olmadığını söyledim. Bana meclis kararını uygulamayacaklarını, takdir komisyonu kuracaklarını, takdir komisyonunun miktarı belirleyeceğini söylediler hatta aralarında konuşurlarken Oğuz takdir komisyonunun yasal olmadığını, meclis kararına aykırı olacağını söyledi.

"ONURSAL'I ARADILAR"

Bunun üzerine Onursal'ı aradılar. Onursal'da önemli değil, miktarı fazla yazın, kamu yararı yapmış oluruz, miktarı önemsemezler dedi. Bu konular konuşulurken Birkan ayrıldı ve odasına geçti. Gitmeden önce de ben hep diyorum, kadın haklı diye beni destekledi. Ben alacaklıyken, beni borçlu çıkarttılar. 126.000.000 TL daha ödeme yapmam gerektiğini Oğuz söyledi. Bende Oğuz'a bu parayı ödeyemeyeceğimi, toplamda harçlar ve istenilen rüşvetler dahil 10.000.000 Dolar para verdiğimi, belediyede kimsenin suratıma bakmadığını, bunun hesabını herkesin vereceğini, kuruş daha vermeyeceğimi bağırarak söyledim.

"PARA PAYLAŞIMINDA SORUN VAR"
Hatta elimdeki telefonu masaya fırlattım. Burada bir tartışma yaşadık. Tartışmadan sonra Oğuz bana "Abla sen çık verdiklerinden hesap sor, para paylaşımında bunların arasında bir sıkıntı vardır. Birkan, Erhan ve Onursal'ın para paylaşımında sorun yaşadığını" söyledi. Bunun üzerine ben Birkan'ın odasına çıktım."

Bunun üzerine Birkan Birol Yıldız'ın odasına gittiğini söyleyen Ökcün, "Burada da Birkan'a da dedim. Resmi ve gayri resmi olmak üzere 10.000.000 Dolar paramı aldınız, artık verecek bir kuruşum yok, en son 13.11.2025 tarihinde B Blok iskanı için 250.000 Dolar, 05.12.2025 tarihinde B Blok iskanı için 500.000 Dolar, 08.01.2026 tarihinde B Blok iskanı için 250.000 Dolar para verdiğimi söyledim. Bu paraları kendisine ulaştırması için Erhan'a verdiğimi söyledim. Zaten kendisi de Erhan'ın bu paraları aldığını biliyordu." ifadelerini kullandı.

Ökcün ifadesine şöyle devam etti:

"Bana şaşıran gözlerle baktı. 05.12.2025 tarihli 500.000 Dolar ve 08.01.2026 tarihli 250.000 Dolar para için not kağıdına 300.000 Dolar yazdı ve 300.000 Dolar aldıklarını işaret etti. Daha önceki verilen paralarla alakalı olarak da iskan sürecinde 900.000 Dolar aldıklarını söyledi. Kendisi 300.000 Dolar'dan hiçbir şey almadığını, direk başkana gittiğini söyledi. Bende bana gönderdiğiniz adam Erhan istediğiniz her şeyi Erhan'a teslim ettim, istiyorsanız sizi yüzleştireyim dedim."

3.5 MİLYON DOLARLIK YENİ TALEP

İfadenin en çarpıcı bölümlerinden biri ise yeni para talebi oldu. Ökcün, "08.01.2026 tarihinde 250.000 Dolar ödedikten sonra Erhan benden iskan için 3.500.000 Dolar istendiğini söyledi. Ben de artık para vermeyeceğimi söyledim." dedi.

Bunun ardından baskının arttığını belirten Ökcün, "Erhan bana iskanın asla alınmayacağını, hatta yapı seviyesinin düşürüleceğini söyledi. Ben inanmadım ama yapı seviyemi %90'dan %60'a çektiler." ifadelerini kullandı.

"BAŞKAN POUND İSTİYOR"
Para birimi üzerinden yaşanan tartışmayı da anlatan Ökcün, şu ifadeleri kullandı:

"Erhan paranın Pound'a döndüğünü, kendisinin zorla Euro'ya ikna ettiğini, benim olay çıkarmamdan dolayı Onursal'ın çok sinirlendiğini, bu sebepten dolayı miktarı başkanın arttırdığını söyledi. Bende kendisine başkanın İngiltere ile çok sık işi var, o yüzden de Pound istiyor dedim. Oğlum birkaç kez İngiltere'ye giderken Onursal'ı görmüş, bu sebeple İngiltere'ye gittiğini biliyordum. Bu görüşmede Erhan'a ben bu parayı vermeyeceğimi söyledim.

Hatta Oğuz'a giderek artık kendisiyle çalışmak istediğimi, Onursal'a bu konuyu iletmesini, Erhan ve Birkan'dan bıktığımı söyledim. Oğuz'un gözleri parladı. Başkan ile konuşacağını söyledi. Daha sonra Oğuz ile görüştüğümüzde başkanın Birkan ile başlasınlar, Birkan ile bitirsinler bu işi, sen karışma dediğini söyledi. Oğuz Birkan'ın yerinde bu işlerle alakalı olmak isteyen bir pozisyondaydı diye hissediyordum. Kendisini de bu şekilde zarfalamış oldum. Bu vesileyle de Onursal'ın bu konuya hakim olduğunu ve konuyu da bildiğini öğrenmiş oldum. Zaten ben Onursal'ın odasında da ödemeler yaptığımı söylediğimde bir şey dememişti. Bu işler başkanın haberi olmadan olmaz. Birkan başkanın gölgesi gibi başkan adına hareket ediyordu."

ŞİKAYET ETMEYE KARAR VERDİM
Ökcün, yaşadıklarının ardından şikayet sürecini başlattığını belirterek, "Ben bu olaylardan sonra bunları şikayet etmeye karar verdim. Avukatım ile oturdum. Bugüne kadar başımızdan geçen her şeyi, konuşmaları, yazışmaları, ödediklerimizi dilekçe halinde hazırladım. Sayıştay ve İç İşleri Denetleme Kuruluna şikayet etmeye yönelik dilekçeleri oluşturdum. Hatta noterden belediyeye ihtar çekmeye de hazırlık yaptık. Ben bu konuda oldukça ciddiydim" dedi.

Son bir kez çözüm aradığını ifade eden Ökcün, bu süreçte yeniden para talebiyle karşılaştığını şu sözlerle anlattı:
"Son bir deneme için ve kendimi garantiye almak amacıyla Erhan'ı yanıma çağırdım. Erhan'a bu işlerden çok yorulduğumu, harçlarım, SGK yazımı yazmaları halinde istedikleri parayı vereceğimi söyledim."

SGK yazısının kendisi için kritik olduğunu vurgulayan Ökcün, "SGK yazısını yazdırmak istememdeki amaç, belediye binanın usulüne uygun olduğuna dair şerh düşerek SGK'ya yazı yazıyor ve bu yazıdan sonra iskan verilmemesi halinde suç işlemiş olacaklardı" ifadelerini kullandı.

Bu şartı ilettiğini belirten Ökcün, karşılığında açık bir para pazarlığı yapıldığını öne sürerek, "O da bana 'abla bunları sağlarız ama aynı gün parayı verebilir misin, Dolar değil Euro olarak' diye ısrar ediyordu. Ben de kendisine istedikleri 3.500.000 Euro parayı vereceğimi söyledim." dedi.

SAHTE TAHAKKUK FİŞİ İDDİASI
Sürecin kritik kırılma noktası ise 09 Nisan 2026'da yaşandı. Ökcün, oğlu Can'ın belediyeye gittiğini belirterek şunları anlattı:

"09.04.2026 tarihinde oğlum Can belediyeye gitti. Can'ı akşam 18.30'a kadar beklettiler. Daha sonra Can'a harçların tahakkuk fişlerini teslim ettiler."

Ancak belgelerin sahte olduğunu fark ettiklerini söyleyen Ökcün, "Tahakkuk fişlerini kontrol ettiğimizde sistemde böyle bir tahakkuk fişi ve harcın olmadığını gördük. Bize sahte tahakkuk fişi düzenleyip verdiklerini anladık" dedi.


Ökcün,fişlerin bir tanesinde Ömer Adıgüzel adına düzenlenen tahakkuk fişinin tipekslenerek kendi metrekarelerinin yazıldığını fark ettiklerini belirterek şunları söyledi:

"Onursal Adıgüzel, Birkan Birol Yıldız ve Erhan'a bu fişleri göndererek "sahte harç da düzenliyorsunuz, tebrik ediyorum" yazdım ve telefonuma bakmadım. Sabaha kadar telefonumu Birkan Birol Yıldız ve Erhan aramış. Bu mesajdan sonra Erhan sabah yanıma geldi. Onursal Adıgüzel'in çok sinirlendiğini, kendisinden, Birkan'dan ve Ezgi'den özür dilenmesini istediğini, onlara özür mesajı atmam gerektiğini söyledi. Bende "artık dayanamadığımı, üzerime basıldığını, bu mesajı atarsam şerefsizim" diyerek cevap verdim. Erhan benden yüz bulamayınca Can'a benim telefonumu alarak mesaj atması gerektiğini, yoksa şirketin batacağını söylemiş. Zaten bundan sonradan bizim ilişkimiz koptu."

ÇÖP KONTEYNIRI ÜZERİNDEN PARA AKIŞI
Ökcün, belediyenin farklı yöntemlerle para talep ettiğini de ifade ederek, "Belediyenin fen işleri eksik çöp konteynırı olduğunu söyleyerek yazı gönderdi. Belirttikleri firmalardan paraları ödedik ama konteynırlar gelmedi" dedi.

Bu ödemelere ilişkin detayları da paylaşan Ökcün, "08.08.2025 tarih Ulgar Metal isimli firmadan 940.800 TL, 08.04.2026 tarih Murat Gerger isimli firmadan 3.240.000 TL'lik faturalar dosya arasına alındı" ifadelerini kullandı.

"TEHDİT EDİLİYORUM"
İfadesinin sonunda açık şekilde tehdit altında olduğunu belirten Ökcün, "Ben bu dosyada bildiklerimi anlattığım için CHP yönetimi tarafından tehdit ediliyorum. İşlerimi durdurma tehdidi ile ifademe değiştirmem için baskı yapıyorlar" dedi.

Ökcün ayrıca, "Şuan burada ifade verirken yapmış olduğum Ataşehir'deki inşaata zabıtaların geldiğini öğrendim. İfademe değiştirmem için baskı görüyorum, kendimin ve ailemin can güvenliğinden endişe etmekteyim" sözleriyle yaşadığı baskıyı dile getirdi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler