Önce "tecavüz ve cinayet" iddiası sonra dijital temizlik: Gülistan Doku'nun hastane kayıtlarının silindiği ortaya çıktı
Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku soruşturmasında, gizli tanık beyanlarıyla gündeme gelen tecavüz ve cinayet iddialarının ardından, dosyadaki dijital delillerin profesyonel bir müdahaleyle karartıldığı saptandı. Genç kızın kaybolmadan hemen önceki 31 Aralık 2019 tarihli hastane kayıtlarının ve sistemdeki işlem geçmişinin, 7-9 Ocak 2020 tarihleri arasında yazılımın ana kodlarına erişilerek kasıtlı olarak silindiğinin teknik raporlarla tescillendi. Bunun üzerine savcılık o 48 saat içinde hastane veri tabanına dışarıdan müdahale eden "el"in peşine düştü.
Hızlı Özet Göster
- Gülistan Doku davasında 13 kişi gözaltına alındı, gizli tanık dönemin Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş'ın Gülistan Doku'ya tecavüz edip öldürdüğünü iddia etti.
- Gülistan Doku'nun 31 Aralık 2019'da Tunceli Devlet Hastanesi'ne giriş kaydı POLNET sisteminde dururken hastane veri tabanından profesyonelce silindiği tespit edildi.
- Bilirkişi raporları zanlılardan Umut Altaş'ın cinayet saati olan 27 Aralık 2019'da Sarı Saltuk Viyadüğü'nde olduğunu ve baz istasyonu verilerinin Gençlik Merkezi civarında çakıştığını ortaya koydu.
- Hastane veri tabanındaki silme işleminin 7-9 Ocak tarihleri arasında yazılımın ana kodlarına erişebilen biri tarafından yapıldığı ve sadece 31 Aralık gününe ait log kayıtlarının temizlendiği belirlendi.
- Gülistan Doku'nun 22 Eylül 2019 tarihli acil servis kayıtlarında 'İlaç kötüye kullanımı için danışma' notu bulunması olayın aylar öncesinden planlanmış olabileceği şüphesi uyandırdı.
Türkiye'nin yıllardır konuştuğu Gülistan Doku dosyasında, bugüne kadar "intihar" denilerek kapatılmak istenen perdenin arkasından organize bir cinayet ve profesyonel bir delil karartma mekanizması çıktı. 13 kişinin gözaltına alındığı soruşturmada, oklar dönemin valisinin oğlunu işaret ederken, ortaya çıkan raporlar "planlı bir hazırlığın" olduğunu gösterdi.

GİZLİ TANIK "ŞUBAT"IN İFADESİ: TECAVÜZ VE CİNAYET
Dosyaya giren "Şubat" kod adlı gizli tanığın ifadeleri kan dondurdu. İddiaya göre Dönemin Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş, Gülistan Doku'ya tecavüz etti. Bu saldırı sonrası genç kızın hamile kaldığı öne sürülürken, 27 Aralık 2019'da bu isimlerin baz istasyonu verilerinin Gençlik Merkezi civarında çakışması, tanık beyanlarını bilimsel kanıtla destekledi.
Gülistan Doku dosyasına giren Mobese raporunda yer alan görüntü
İnfazın adresi ise Sarı Saltuk Viyadüğü oldu. Gizli tanık, Mustafa Türkay Sonel'in "Uzi veya Akrep" tipi bir silahla Doku'yu kafasından vurarak öldürdüğünü, cesedin ise vali koruması ve bir korucu eliyle gömüldüğünü iddia etti. Bilirkişi raporları, zanlılardan Umut Altaş'ın cinayet saatinde tam da o viyadükte olduğunu ortaya koydu.
HASTANE KAYITLARINDA TEMİZLİK
Cinayet planı sadece sahada değil hastane kayıtlarında da devam etti... Soruşturma dosyasındaki en çarpıcı belge, Gülistan'ın kaybolmadan hemen önceki hastane kayıtlarının nasıl "kazındığını" ortaya koydu.
Emniyetin POLNET sisteminde, Gülistan'ın 31 Aralık 2019 sabahı saat 09:09'da Tunceli Devlet Hastanesi'ne giriş yaptığı "kesin bir delil" olarak dururken, hastanenin kendi veri tabanında bu kayda dair tek bir satır bırakılmadı.
Gülistan Doku'nun kaybolmadan hemen önceki 31 Aralık 2019 tarihli hastane kayıtlarının ve sistemdeki işlem geçmişinin silindiği ortaya çıktı
Takvim'in ulaştığı belgelere göre yazılım uzmanlarının raporu skandalı tescilledi:
"Bu silme işlemi sıradan bir kullanıcı tarafından yapılamaz. Yazılımın ana kodlarına erişebilen bir el, profesyonel bir çaba ve yoğun mesai harcayarak kayıtları sistemden silmiştir."
Gülistan Doku'nun kaybolmadan hemen önceki 31 Aralık 2019 tarihli hastane kayıtlarının ve sistemdeki işlem geçmişinin silindiği ortaya çıktı

SADECE O GÜNÜ "SÜPÜRDÜLER"
Siber incelemede, sistemdeki diğer günlerin "log" (işlem geçmişi) kayıtları dururken, sadece 31 Aralık gününe ait geçmişin tamamen temizlendiği belirlendi.
Gülistan 13 Eylül 2019’da karın ağrısı şikayetiyle Tunceli Devlet Hastanesi’ne gittiği ve ʺbeta-hcgʺ testine bakıldığı görüldü
Savcılık, bu "siber süpürge" operasyonunun Gülistan kaybolduktan hemen sonra, 7-9 Ocak tarihleri arasında yapıldığını saptadı.

Şimdi o 48 saat içinde hastane veri tabanına dışarıdan müdahale eden "el" aranıyor.
Gülistan'ın sağlık geçmişine dair raporlar da artık başka bir gözle inceleniyor. Genç kızın kaybolmadan önceki son 3 ayda anemi, B12 eksikliği ve görme sorunları nedeniyle defalarca hastaneye gittiği görülüyor.

Ancak 22 Eylül 2019 tarihli acil servis kayıtlarına yansıyan 'İlaç kötüye kullanımı için danışma' notu ve uygulanan müdahaleler, bu organize sürecin aylar öncesinden planlanmış olabileceği şüphesini uyandırdı. Hastane veri tabanından profesyonelce kazınan dijital deliller, Sarı Saltuk Viyadüğü'ndeki baz çakışmaları ve gizli tanığın 'tecavüz' ile 'hamilelik' iddiaları birleştiğinde cinayet ve devasa bir suç organizasyonu süphesi daha da güçlendi.
