Berat Albayrak'ın milli enerji politikası Orta Doğu krizi sırasında Türkiye'yi korudu
Orta Doğu'da ABD ve İsrail'in İran'a saldırılar sonrası başlayan savaş dönemin Berat Albayrak'ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde attığı adımların önemini bir kez daha ortaya koydu. Albayrak'ın bakanlığı döneminde hayata geçirilen “milli enerji” politikasıyla başta Gabar Dağı olmak üzere açılan petrol kuyuları Türkiye’nin dışa bağımlılığının azalttı.

Hızlı Özet Göster
- Berat Albayrak'ın Enerji Bakanlığı döneminde başlattığı milli enerji politikası kapsamında Güneydoğu'daki petrol kaynakları ülke ekonomisine kazandırılarak tankerlerle depolara taşınıyor.
- Şırnak Gabar Dağı'nda TPAO tarafından yapılan çalışmalar sonucu günlük petrol rezervi 85 bin varile ulaşırken, Diyarbakır'da günlük üretim 40 bin varile yaklaştı.
- İran-ABD-İsrail gerilimi nedeniyle petrol fiyatlarının 150 doları aşması, Türkiye'nin yerli enerji kaynaklarına yönelmesinin önemini ortaya koydu.
- Van, Hakkâri ve Siirt gibi bölgelerde de petrol arama kuyuları açılarak çalışmalar başlatıldı.
- Şırnak Gabar Dağı'nda 150 kuyudan petrol üretimi yapılarak depolanıyor.
İran ve ABD ile İsrail arasında yaşanana savaş nedeniyle dünyada petrol krizi yaşanırken, dönemin Enerji Bakanı Berat Albayrak, bugünleri görür gibi "milli enerji"politikasını hayata geçirdi.
Berat Albayrak (Haberin fotoğrafları AA'ya aittir)
DOĞU'DA KUYULAR AÇILDI ARAMALAR BAŞLADI
Huzur ve güven ortamının da sağlanmasıyla birlikte Güneydoğu petrolü ülke ekonomisine kazandırılarak, tankerlerle depolara taşındı. Başta Şırnak Gabar Dağı olmak üzere Diyarbakır Türkiye'nin petrol ihtiyacına önemli katkı sağlarken, Van, Hakkâri ve Siirt gibi bir dönem gidilemeyen bölgelerde de kuyular açıldı ve petrol arama çalışması başlattı.
Petrol üretimi
TÜRKİYE'NİN DIŞA BAĞIMLILIĞI AZALIYOR
Şırnak'ta TPAO tarafından özverili bir şekilde yapılan çalışmalar sonucu, günlük rezerv 85 bine varile ulaşırken, Diyarbakır'da da günlük petrol 40 bin varile yaklaştı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın da desteğiyle Güneydoğu'nun petrolü, enerji politikasında önemli adım olurken, bölgeden çıkarılacak petrol sayesinde önümüzdeki yıllarda Türkiye'nin dışa bağımlılığının azalması hedefleniyor.
Şehit Aybüke Yalçın Kuyusu
KÜRESEL KRİZLERE KARŞI BİR MİLLİ GÜVENLİK KALKANIDIR
Diyarbakır Memur-Sen İl Başkanı Ramazan Tekdemir, Türkiye'nin Milli Enerji ve Maden Politikası, sadece ekonomik bir tercih değil, aynı zamanda küresel krizlere karşı bir milli güvenlik kalkanı olduğunu belirterek, "Özellikle 2026 yılı itibarıyla Orta Doğu'da tırmanan İran-ABD-İsrail gerilimi, bu politikanın neden bir seçenek değil, zorunluluk olduğunu acı bir şekilde göstermektedir. Türkiye'nin stratejisi 2017'de başladı ve 2026 vizyonuyla taçlandı. Dışa bağımlılığı azaltmak ve arz güvenliğini sağlamak üzerine kurulu. Türkiye, enerji ihtiyacının büyük kısmını ithal eden bir ülke olarak küresel fiyat dalgalanmalarına (petrolün 150 doları aşması gibi) karşı çok hassastır. Milli Enerji Politikası; Karadeniz gazından nükleer enerjiye kadar her adımıyla, bu tür bölgesel yangınlardan Türkiye'yi en az hasarla çıkarmayı amaçlayan stratejik bir 'enerji kalesi' inşa etmektedir" dedi.
Gabar Dağı
MİLLİ ENERJİNİN ÖNEMİNİ GÖRDÜK
SABAH'tan Hüseyin Kaçar'ın haberine göre, Şırnak Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Geliş, "Savaş nedeniyle Hürmüz boğazı kapanınca sayın Berat Albayrak'ın bakanlığı döneminde hayata geçirdiği milli enerji politikasının ne denli hayati öneme sahip olduğunu bir kez daha gördük. Kaynaklarımıza ulaştıkça hem ekonomimiz güçleniyor hem de dışa bağımlılığımız azalacaktır. Şu an Şırnak Gabar Dağı'nda 150 kuyudan petrol üretimi yapılarak depolanıyor. Bana göre Gabar milli enerji hamlesinin en önemli ayağıdır" ifadelerini kullandı.

ENERJİ GÜVENLİĞİ SADECE EKONOMİK BİR MESELE DEĞİL
AK Parti Van Milletvekili Kayhan Türkmenoğlu, enerji kaynaklarının bu tür kriz dönemlerinde hem savaşın seyrini etkileyen hem de dünya ekonomisini şekillendiren temel unsurlar arasında yer aldığını ifade ederek, şunları anlattı: "Milli Enerji ve Maden Politikası'nın ne kadar stratejik ve ileri görüşlü bir adım olduğu bugün çok daha net bir şekilde görülmektedir. Karadeniz'de keşfedilen doğal gaz rezervleri, Gabar'da artan petrol üretimi, yenilenebilir enerji yatırımlarımız ve enerji altyapımıza yaptığımız büyük yatırımlar aslında bu politikanın somut sonuçlarıdır. Enerji güvenliği artık sadece ekonomik bir mesele değil, aynı zamanda milli güvenliğin de önemli bir parçasıdır. Türkiye hem kendi enerji kapasitesini artırmaya hem de bölgesinde barış ve istikrarın güçlenmesine katkı sunmaya devam edecektir."

