Adalet Bakanı Yılmaz Tunç gündemi değerlendirdi | Sahte e-imza çetesi açıklaması! "UYAP dünya çapında gelişmiş bir sitem"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Bolu'da gündeme dair açıklamalarda bulundu. Sahte e-imza çetesi soruşturmasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Bakan Tunç "220 kişi hakkında adli işlem yapıldı. 190 hakkında kamu davası açıldı, 37 kişi tutuklandı. Soruşturma gizli ama bir mağduriyet oluşturulmaması adına tüm tedbirler alındı. Bu sahte belgelerle herhangi bir işlem yapılamadı. UYAP sistemi dünya çapında gelişmiş bir sistem" ifadelerini kullandı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç gündemi değerlendirdi | Sahte e-imza çetesi açıklaması! "UYAP dünya çapında gelişmiş bir sitem"

Bakan Tunç, Gerede Adalet Sarayı'nın temel atma töreninde yaptığı konuşmada, adalet sarayını bir yıl içinde bitirmeye, gelecek adli yıla yetiştirmeye çalışacaklarını söyledi. Tunç, 4 ay önce trafik kazasında hayatını kaybeden AK Parti Gerede İlçe Başkanı Mehmet Çongar ile otel yangınında yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır dileyerek, olayda kusuru olanlarla ilgili etkin soruşturma yapıldığını ve kamu davası açıldığını kaydetti.

"YARGI GÖREVİNİ YAPACAK"

Yangının ardından birtakım spekülasyonlar ve ağır eleştiriler yapıldığına dikkati çeken Tunç, "Soruşturmayla ilgili özellikle dezenformasyonlar yapıldı. Vatandaşlarımıza 'Kesinlikle bunlara itibar etmeyin.' dedik. Ülkemizin en yetkin kuruluşu olan İstanbul Teknik Üniversitesinden bilirkişiler, olay mahallinde incelemeler yaptılar, raporlarını hazırladılar, yargıya sundular. Orada belirlenen sorumlular, şüphelilerle ilgili yargı süreci de devam ediyor. Hiç kimsenin şüphesi olmasın, orada ihmal ve sorumluluğu bulunanlarla ilgili yargı gereğini yapacaktır ve 78 canımızın hesabı yargı önünde verilecektir." diye konuştu.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç gündemi değerlendirdi (takvim foto arşiv)

"İSRAİL TERÖR DEVLETİDİR"

İsrail Güvenlik Kabinesinin, Gazze kentini tamamen işgal planını onaylamasına değinen Tunç, "İsrail, bir terör devleti. İsrail, 100 yıldan bu yana Filistinlilere soykırım uygulayan, işgalci bir devlet. Ona devlet demek mümkün değil çünkü 100 yıldan bu yana Birleşmiş Milletlerin, uluslararası kuruluşların aldığı hiçbir karara uymayan bir yapı." dedi. Tunç, 7 Ekim 2023'ten bu yana dünyanın gözü önünde ağır soykırım suçunun işlendiğini, dünyanın nasıl bir çifte standart içinde olduğunu gördüklerini vurgulayarak, "Uluslararası kuruluşların nasıl etkisiz kaldığını, Uluslararası Adalet Divanında görülen davada İsrail aleyhine alınan soykırım suçunu işlediğine yönelik tedbir kararlarının uygulanmadığını hep beraber gördük." ifadelerini kullandı.

Uluslararası Ceza Mahkemesi Başsavcısı'nın tutuklamaya yönelik yakalama kararı talep ettiğini ve Başsavcı'nın görevden hemen alındığını anlatan Tunç, Uluslararası Ceza Mahkemesi soruşturmalarının etkisiz olduğunu, Uluslararası Adalet Divanının kararlarının uygulanmadığını, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin huzuruna gelen ateşkes önergelerinin hatta insani yardım önergelerinin bile uygulanmadığını dile getirdi.

Tunç, Türkiye olarak her daim adaletin, hakkaniyetin yanında olmaya devam edeceklerinin altını çizerek, "Filistinli kardeşlerimizin haklı davasını başından beri savunduk, savunmaya devam edeceğiz. Oradaki zulmün sona ermesi için devlet olarak gereğini Sayın Cumhurbaşkanı'mızın liderliğinde yapmaya devam edeceğiz." dedi.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç gündemi değerlendirdi (takvim foto arşiv)

"MÜSTAKİL ADLİYE SAYISI 387'YE ULAŞTI"

Adalete büyük önem verdiklerini vurgulayan Tunç, 23 yıldan bu yana yargı teşkilatının vatandaşa hakkıyla hizmet verebilmesiyle ilgili tüm imkanları seferber ettiklerini, ihtiyaca cevap veren mevzuatın hayata geçirilmesiyle ilgili çok mesafe alındığını anlattı. Bakan Tunç, milletin oylarıyla mevzuatı ihtiyaca cevap veren hale getirmenin gayretinde olduklarının, mevzuatın uygulanacağı mekanların, adliyenin vakarına yakışır olması için de çok çalıştıklarının altını çizdi. Müstakil adliye sayısının 23 yılda 387'ye ulaştığını belirten Tunç, "Sadece 78 müstakil adliye binamız vardı ve bunun içerisinde UYAP'ından SEGBİS'ine, elektronik duruşmasından diğer teknolojik imkanlara varıncaya kadar teknolojinin tüm imkanlarını da yargımızın hizmetine sunmanın gayretinde olduk. 2025 yılı yatırım programında 68 adliye binamız var. Bunların 31'i inşaat aşamasında, 37'si de etüt proje aşamasında." diye konuştu.

Tunç, yargıda aslolanın insan unsuru olduğunu vurgulayarak, "2002'de 9 bin 349 hakimimiz vardı. Sonrasında 17-25 Aralık ve 15 Temmuz hain darbe kalkışmaları sürecinde tüm stratejik kurumlarda olduğu gibi yargımız da tepeden arındırılma sürecini yaşadı. Yargının aldığı o hasarı tamir ederek yolumuza hızlanarak devam ettik. Bu kapsamda hakim ve savcı sayımızı 25 bin 695'e yükselttik." dedi.

Mevzuatın iyileştirilmesi, fiziki imkanların çoğaltılması ve insan unsurunun güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sonuçlarına değinen Tunç, vatandaşların haklarına bir an önce kavuşması ve suç işleyenlerin, toplumu huzursuz edenlerin de bir an önce yaptırımla karşı karşıya kalmasının, ıslah edilmesinin, adaletin en önemli vazifesi olduğunu, bu konudaki çalışmalarına hız verdiklerini anlattı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç gündemi değerlendirdi (takvim foto arşiv)

"SORUŞTURMADA GİZLİLİK ÖNEMLİYDİ"

Bakan Tunç, "sahte diploma" soruşturmalarına ilişkin soru üzerine, 13 Ağustos 2024'te yargı teşkilatına, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bir kamu kurumundan yapılan ihbarla başlayan bir soruşturmanın söz konusu olduğunu söyledi.

Bunu yargının ortaya çıkardığını vurgulayan Tunç, şöyle devam etti:

"Sanki burada yargının ortaya çıkarmadığı ama birilerinin hatırlattığı husus varmış gibi kamuoyunda dezenformasyon yapılıyor. Kesinlikle böyle bir durum söz konusu değil. Bu sahtecilik şebekesini, bu çetenin ortaya çıkarılmasıyla ilgili soruşturma makamı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı etkin soruşturma başlatıyor, özellikle bu şebekenin, bu çetenin tüm unsurlarıyla, kişileriyle, detaylarıyla ortaya çıkarılması... Bu kapsamda gizli yürütülen bir soruşturma. Gizlilik kapsamında yürütülürken, kolluk görevlilerimiz süreç içerisinde yakalamalar, gözaltılar yaptı. O operasyonlarda gözaltına alınan 220 kişi hakkında adli işlem yapıldı Bunlardan 199'u hakkında kamu davası açıldı. 37'si hakkında da tutuklama kararı verildi, 150'si hakkında da adli kontrol kararı var."

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç gündemi değerlendirdi (takvim foto arşiv)

"SAHTE BELGELERLE HERHANGİ BİR İŞLEM YAPILMADI"

Tunç, elektronik materyallerin, HTS kayıtlarının, dijital kayıtların detaylı incelenip, analiz edilerek gizli bir soruşturma yürütüldüğünü belirterek "Bu şebekenin, bu çetenin ortaya çıkarılabilmesi için soruşturmada gizlilik önemliydi. Sonrasında iddianame ortaya çıktı. Yargılamalar başladığında da kamuoyu bunu öğrenmiş oldu. Burada etkin soruşturma ve şimdi de etkin kovuşturma söz konusu. Bu süreçte soruşturma gizli yürütülürken ortaya çıkan sahtecilik ve belirlenen sahte belgeler, işte mezuniyet belgesi, sürücü belgesi tüm bunlarla ilgili kuruluşlar süratle bilgilendirilerek bu belgelerin resmi işlemlerde kullanılmamasıyla ilgili tedbirler de alınıyor. Dolayısıyla soruşturma gizli ama kamu zararı, mağduriyet oluşmaması adına da tüm tedbirler alınarak devletin tüm kurumları, savcılık makamı tarafından bilgilendirildi ve bu sahte belgelerle herhangi bir işlem yapılamadı. Yapılması önlenmiş oldu. Şu anda dava devam ediyor. Bu dava sürecinde özellikle bu sahteciliği yapanlar, Türk Ceza Kanunu'muzdaki karşılığı neyse bu cezaya çarptırılacaklardır."

Devletin ilgili kurum ve kuruluşlarının, dijital çağda sistemlerinin siber suçlara karşı, sahteciliğe karşı, daha güvenli olması noktasında uzun yıllardır çalışmalar yaptığını dile getiren Tunç, bu konuda bazı kesimler tarafından dezenformasyonlar yapıldığını, bunlara itibar edilmemesi gerektiğini, devletin kurumlarının vatandaşların bilgi güvenliğiyle ilgili tüm hassasiyetini korumaya devam ettiğini kaydetti.

ÖZGÜR ÖZEL'E: BELGELERİ BEKLETME!

Adalet Bakanı Tunç, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in İBB soruşturmasında bazı savcı ve avukatların borsa oluşturduğu iddialarıyla ilgili de açıklama yaptı. Bakan Tunç, "Dosyanın içeriğini bilmeden bir takım beyanlarla adli soruşturmaları siyasi maksatla yapılıyormuş gibi bir izlenim uyandırmaya çalıştı. Özellikle bu soruşturmalar devam ederken itirafçı beyanları, birtakım CHP'lilerin beyanlarıyla ortaya çıkan soruşturmalar bunlar. Dijital kayıtlar ve ulaşılan belgeler ışığında soruşturma genişletildi. İtirafçı beyanları, kolluk kayıtları tüm bunları göz arda ederek burada suç yoktur demek bir kere hukuk devletinde olmaz. Soruşturmanın sonucunu beklememiz gerek. Kimse peşinen suçlu ilan edilemez. Yargılama sonucu belli olacaktır. Dosyanın içeriğini bilmeden yargıyı töhmet altında bırakmamak lazım. Kanıtları ilgili yerlere ulaştırırsınız bunun gereği yapılır. Propaganda yapmak yerine mitinglerde Hakimler Savcılar Kurulu'nun huzuruna getirmek gerek. Elimde belgeler var diyor, o zaman belgeleri bekletme getir" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel (takvim fotoğraf arşivi)

"YOLSUZLUĞUN PARTİSİ PARTİLİSİ OLMAZ"

İBB ve ilçe belediyeleriyle ilgili yolsuzluk soruşturmaları yapılırken başka ilçe belediyelerinde de yolsuzluğun devam ettiğini gördüklerini belirten Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Böyle de pervasız bir durum var. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanıyla ilgili şimdi yargı suçlanıyor. Oradaki raporları, müfettiş incelemelerini, belediyenin müfettiş incelemelerini, o belgeleri tomar halinde dosyalar halinde bir üst yazıyla yargı makamlarına sunan kendi belediye başkanları. Dolayısıyla itirafçıların beyanları ortadayken ulaşılan birtakım raporlar, MASAK raporları, deliller ortadayken bunları değerlendirecek olan bağımsız ve tarafsız yargıdır. Adalet Bakanı olarak ben bu kişi suçludur ya da bu kişi suçsuzdur deme imkanım olamaz çünkü yargıyı rahat bırakmak lazım. Yargı görevini yapar. Ceza Mahkemesi Kanunumuzun 160. maddesine göre Cumhuriyet savcısı bir suç ihbarına tanık olduğunda derhal soruşturmayı başlatmakla görevlidir. Bu görevini yapmazsa zaten görevini ihmal etmiş olur. Sanığın lehinde ve aleyhinde, şüphelinin lehinde ve aleyhinde tüm delilleri toplamakla görevlidir."

Tunç, Cumhuriyet savcılarının, hakimlerin, yargı mensuplarının görevlerini yaptıklarının altını çizerek sözlerini şöyle bitirdi:

"Bu görevler kapsamında itirazı olanlar, ilgili itiraz mekanizmaları, hak arama yolları sonuna kadar açık. Hep beraber bu yargı sürecini beklemek lazım. Biz de şu dezenformasyon yapılıyor, ' Sadece CHP'li belediyelere mi soruşturma yapılıyor?' Böyle bir durum yok. Son yıllarda kayıtlarımıza baktığımız zaman 30 AK Parti'li belediyeyle ilgili soruşturma yapılmış, davalar açılmış, 13'ü mahkum olmuş. Buradaki fark şu; Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi yolsuzluk iddiasıyla ilgili soruşturma başlayan belediye başkanlarına, arkadaşlarına 'Bunlar suçsuzdur.' diye hemen sahip çıkıyor. AK Parti'li belediyelerle ilgili 30 soruşturma, 13'ü mahkumiyetle sonuçlanmış, davası devam edenler var. Bir tek AK Parti'li yöneticinin, genel başkanımızın, genel başkan vekillerimizin 'Ya bizim belediye başkanımız hakkında neden soruşturma yapılıyor?' dediğini duydunuz mu? O nedenle yolsuzluğun partilisi, partisizi olmaz. Yargı, bir yerde tüyü bitmemiş yetimin hakkı yeniyorsa hesabını millet adına sorar. Yapılan da budur."

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Takvim Kaynak Tercihleri

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler