CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu 10 soruya “ama”lara sığınarak karşılık vermeye çalıştı
Son dakika haberi! CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başkan Erdoğan’ın kendisine yönelttiği 10 soruyu sözde yanıtlarken yine çuvalladı. Yanıtlarında siyasi rant manevraları dikkat çekerken, “ama, ancak...” bahanelerine sığındığı görüldü.
HABERİ
SESLİ DİNLE
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisine yönelttiği 10 soruyu sözde yanıtlarken yine çuvalladı. Erdoğan'ın, "PKK ve YPG'ye karşı yürütülen sınır ötesi harekâtları destekliyor mu?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Türkiye sınır ötesi operasyon yapmalıdır" diye söze başladıktan sonra çark ederek saklamaya çalıştığı niyetini şu sözlerle sürdürdü:
"Doğru olanı destekleriz, yanlış olanı ise desteklemeyiz. Siyasal saikler uğruna askerimizi operasyona gönderenlere ve operasyon gibi gösterip ülkemize yabancı asker postallarını sokanlara olumlu bakmadık, bakmayacağız." "Yabancı postal"ı nereden çıkardığı anlaşılamayan Kılıçdaroğlu'nun, sınır güvenliğinin sağlanması ve terörist örgütlerin temizlenmesi konusunu yine çarpıtma niyeti ise anlaşıldı.

"Ülkemizin milli çıkarlarına yönelik kendi devletinin izlediği politikaların yanında mı değil mi?" sorusuna yine akla ziyan bir yanıt veren Kılıçdaroğlu, dünyanın takdirle izlediği ve desteklediği Türkiye'nin NATO politikasını değersizleştirmeye çalıştı. Kılıçdaroğlu, aynı taktikle başta kabul eder gibi görünerek, "NATO'dan çıkmayacağız. Finlandiya ve İsveç'ten talep edilenler doğrudur, ancak biz biliriz ki diplomasi kapalı kapılar ardında yapılır. Senin yaptığın ise ancak kabile devletlerinde olur" diyerek yine şaşırtmadı. Çünkü Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin güvenliğini ilgilendiren politikalar hakkında "Neden kapalı kapılar ardında yapılıyor" çıkışları yaparken, işine gelmediği zaman da "Neden kapalı kapılar ardında yapılmıyor" çelişkilerine düşmekten rahatsız olmadı.
Takvim Kaynak Tercihleri
Başkan Erdoğan'ın, "Bu toprakların tüm değerleri, sembolleri, birikimleri ve kazanımlarıyla asil bir devletin evladı gibi hareket etmeyi kabul ediyor mu?" sorusuna verecek yanıt bulamayan Kılıçdaroğlu, "Asil evlat falan, bu laflar sana büyük gelir" türünde mahalle ağzıyla konuşarak kurtulmaya çalıştı.

AĞIR CEZA REİSİ Mİ YOKSA İSTİNAF BAŞKANI MI?
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Van'da yaptığı konuşmaya tepki göstererek, "Kılıçdaroğlu'nu anlamakta zorlanıyorum. Yozgat'a gelince 'Kandil'i başlarına yıkacağız' dedi. Van'a gidince 'Katılın bana herkesi serbest bırakacağım' noktasında bir açıklamaya evrildi. Bir yerde söylediğiniz lafı muhataplarınıza göre başka yerde değiştirmemek lazım. Bu yanlış" dedi. Sabah'ta yer alan habere göre, Yozgat Personel Eğitim Merkezi'nin açılışı sonrası yargı muhabirleriyle bir araya gelerek gündeme ilişkin soruları yanıtlayan ve yargının bağımsız ve tarafsız olduğunu aktaran Bozdağ, "Diyor ki bir yandan, 'Yargı bağımsızdır, bağımsız olmalıdır. Kimse yargıya karışmamalıdır.' Sonra da 'Ben serbest bırakacağım' diyor. Ben şimdi merak ediyorum, ağır ceza reisi mi Sayın Kılıçdaroğlu? Yoksa istinaf dairesi başkanı mı? Hukuk devletine inanan kişi 'Ben şunu serbest bırakacağım, bunu tutuklayacağım' der mi" açıklamasını yaptı.
YÜREĞİ YETİYORSA 'HODRİ MEYDAN' DESİN
AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ünal, 6'lı masanın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylığına sıcak bakmadığını söyledi. Ünal, "Bu ülkede seçimlerin tarihinde yapılacağı çok açık. Haziran 2023. CHP'li Grup Başkanvekilleri 'Bizim adayımız Kılıçdaroğlu'dur' diyorlar. Kılıçdaroğlu 'Herkes kararını versin, yanımda mısınız?' diye çıkışlar yapıyor. Aday mısınız değil misiniz? Yüreğiniz yetiyorsa 'Hodri meydan' deyin. O yapı CHP liderinin adaylığına sıcak bakmıyor" dedi. Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın grup toplantısında Kılıçdaroğlu'na yönelttiği 10 soruyla ilgili de konuşan Ünal, "Cumhurbaşkanımızın Kılıçdaroğlu'na sorduğu sorular açık ve net, sorulara açık ve net yanıt versin. Kılıçdaroğlu şundan vazgeçsin; siyasi etik açısından aile konuşulmaz. Aileyi siyasetin gündemi yapmaktan çıkarmalıdır, aile her siyasetçinin özelidir. Siyasette aile konuşulmaz. Biz aileyi siyasetin içine katmayı etik bulmuyoruz. Biz hiçbir zaman Kılıçdaroğlu'nun ailesi ve eşi ile ilgili konuşmadık" dedi.
