Takvim

Vav TV Canlı Yayın
  • Güncel
  • 20.06.2021 08:51
  •  - 
  • Son Güncelleme:
  •  
  • 20.06.2021 09:07
ABONE OL

Müsilaj kabusunun en büyük etkisi 1 Eylül'de ortaya çıkacak!

Marmara Denizi'nde görülen kirlik ve müsilaj sorunu pek çok sorunu beraberinde getirdi. Bu nedenle yaşanan kirlilik balık tüketimi konusunda da büyük endişeler yarattı ve balıkçıları zarara uğrattı. Uzmanlara göre, müsilaj problemi hem deniz dibindeki fauna ve floranın yaşamına hem de balık, yumurta ve larvaların gelişimine olumsuz yönde etki ediyor. Balık sezonun açıldığı 1 Eylül ile birlikte müsilajın balıkçılığa ne kadar zarar verdiğini göreceğiz.

Müsilajın etkisi 1 Eylül'de ortaya çıkacak!
Sesli dinlemek için tıklayınız.

Marmara Denizi'nde görülen müsilaj sorunu pek çok kaygıyı beraberinde getirdi, bunların başında da balık tüketimi geliyor. Peki, kaygılanmakta haklı mıyız? İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Gıda Güvenliği Ana Bilim Dalı'ndan Prof. Dr. Nuray Erkan yanıtladı: "Müsilajdan dolayı çoğu balıkçı av sezonunu beklenenden erken kapatmak zorunda kaldı. Müsilaj yapışkan yapısından dolayı ortamda yeterli oksijen girişini engelleyerek deniz canlılarının yaşamını olumsuz etkiliyor. Hem deniz dibindeki fauna ve floranın yaşamına hem de balık, yumurta ve larvaların gelişimine olumsuz yönde etki ediyor. Balık sezonunun açıldığı 1 Eylül ile birlikte müsilajın genel olarak balıkçılığa ne kadar zarar verdiğini hep birlikte göreceğiz. Umudumuz bol balıklı bereketli bir sezon olması."

"AYDA BİR KEZ BİR PORSİYONU GEÇMEMELİ"

Milliyet'in haberine göre, Prof. Dr. Nuray Erkan, deniz ürünlerinin tüketilmesi konusunda uyarırken ekliyor: "Dip balıkları ve midye gibi kabuklu su ürünleri hareket kabiliyetleri sınırlı olduğu için ortamda ağır metal gibi kimyasal kirleticiler varsa daha risklidir. Özellikle sanayi atıklarının deşarj edildiği bölgelerde kaçak midye avcılığı yapılmakta.

Kaçak midye ve kabuklu avcılığı yapılan ürünlerin hiçbir şekilde tüketimi doğru değil. Normal koşullarda temiz su kaynaklarından yapılan avcılık ürünleri ve kontrollü koşullarda üretimi yapılan akuakültür ürünleri için haftada bir porsiyon bu yaklaşık 200-300 gr olarak tüketimi uygundur. Ancak hamileler, emzirenler, yaşlılar, çocuklar ve düşük bağışıklığa sahip bireyler için ton balığı gibi yaşam ömrü uzun balıkların, dip balıklarının ve kabukluların tüketiminde ayda bir kez bir porsiyon geçilmemeli."

      İYİ YIKAMA VE PİŞİRME

      Prof. Dr. Erkan, "Mevcut olan türler genelde çipura, levrek, alabalık, somon gibi akuakültür balıkları, Karadeniz ve diğer sulardan gelen belli birkaç balık. Bunun dışında olta ile avcılıktan gelen türler var.

      Bu balıklarda da tazeliğine, temiz koşullarda satılmasına ve hijyenik olarak hazırlanmasına dikkat etmek gerekir. Mutlaka iç organlarını ve solungaçlarını çıkartıp temiz suda yıkayarak iyi bir pişirme işlemi uygulanması gerekir" diyor.