Takvim

Vav TV Canlı Yayın
  • Güncel
  • 30.03.2021 15:04
  •  - 
  • Son Güncelleme:
  •  
  • 30.03.2021 15:35
ABONE OL

Tarım ve Orman Bakanı Dr. li ' Webinarı’nda konuştu: Su vatandır buharlaşmasın

ve INBUSINESS Dergisi tarafından sürdürülebilirlik konusunda farkındalık oluşturma misyonuyla hayata geçirilen -Sürdürülebilir Hikayeler Webinar Serisi’nin ikincisi bugün gerçekleştirildi. , , Finish ve sponsorluğunda, ‘’ başlığında yapılan webinar, 6. Sürdürülebilir Kalkınma Amacı olan ‘Temiz Su ve Sanitasyon’a dikkat çekti. Su Pozitif Türkiye Webinarı’nda konuşan Tarım ve Orman Bakanı Dr. li “Suyun buharlaşmasına izin vermemeliyiz” dedi.

Su vatandır buharlaşmasın

Tarım ve Orman Bakanı li "Ülkemizi su stresinden kurtaracak birçok projeyi hayata geçiriyoruz. Yeraltı barajlarının yapımına hız verdik. Geçen yıl 26 baraj yaptık, bu yıl 50 tane daha yapacağız. 2023'e kadar ise toplam 150 baraj sayısına ulaşacağız. Su ile ilgili projeler dünyanın en kârlı yatırımları arasında yer alıyor. Hem sosyal hem de ekonomik değeri çok yüksek. Yatırımlar 5 ila 8 yılda kendini ödüyor" dedi. Bu yılı 'Su ve Sulama Yatırımlarında Hamle Yılı' olarak ilan ettiklerini anımsatan Pakdemirli, sulama yatırım bütçesini 2,4 kat artırarak, 15,3 milyar liraya çıkardıklarını ifade etti. Pakdemirli, yeni sulama yatırımlarının tamamını modern ve kapalı sistemde projelendirdiklerini belirterek, "Bu yıl 51'i baraj olmak üzere toplam 382 tesisi hizmete almayı planlıyoruz" diye konuştu.

SU VATANDIR BUHARLAŞMASIN
Webinara Diyarbakır'daki temasları sırasında canlı olarak sahadan katılan Bakan Pakdemirli önceki gün yapılan 1. Su Şurası'na değinerek şunları söyledi:

"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayesinde Türkiye'nin ilk Su Şurası'na 29 Mart'ta başlattık. Aynı zamanda da 64 ilde 5,2 milyar liralık yatırımla hayata geçen 363 tesisin açılışını yaptık. Eğer önlem alınmazsa 2030 yılında dünyadaki mevcut temiz su ihtiyacın ancak yüzde 60'ını karşılayabilecek. 1. Su Şura'sını, ekim ayında tamamlayıp, şura sonuç belgesi ve eylem planlarını hazırlayarak kamuoyuna açıklayacağız. Su tabi ki hayat. Su, insanlık tarihinin, gelişimin sembolü, medeniyetlerin temeli. Uğruna savaş verilmiş, sınırları belirleyen su bugün geçmişten daha da önemli. 4 tarafımız suyla çevrili ama tuzlu. Tatlı sular ya yeraltında buzullarda. Kabaca dünyadaki suyun sadece yüzde 1'i tatlı su. Bizim de bütün gayretimiz suyu depolamak. 20 yılda 600 baraj inşa ettik. Şu anda 870 üzerinde baraja ulaştık.



Suyun depolanmasının hayat kaynağının ileriye yönelik en önemli yatırımlarından biri olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün suyumuzun en önemli kısmını tarımda kullanıyoruz. O yüzden tarımdaki vahşi sulamadan sabit sulamaya dönmemiz gerekiyor. Bugün itibarıyla yaptığımız su projelerini verimliliği artırmak için kapalı sistemle yapıyoruz. Mevcutları da kapalıya çevirmek gibi bir ev ödevimiz var. Dünyada bunun benzer uygulamaları var. Biz de bunu hayata geçiriyoruz. 2030 yılında su kullanımına ilişkin kısıtlamalar daha da artacak. Eğer önlem alınmazsa dünya nüfusunun sadece yüzde 60'ına yetecek kadar su kaynağı olacak. Dolayısıyla bundan sonraki adımlarımız daha da önem kazanıyor. Biz de tüm faaliyetlerimizi su kaynaklarını çoğaltmaya yönelik planlıyoruz. Suyu buharlaşmadan daha verimli kullanmayı hedefliyoruz. Son söz olarak Su Şurası'nın iki önemli sloganını hatırlatmak istiyorum: Suyun gücü milletle buluyor ve su vatandır."

LÜTFİ AKÇA: "TÜRKİYE SU NÖTR"
webinarına özel oturuma katılan Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikaları Kurulu Üyesi Lütfü Akça, Türkiye'nin sanal su ihracat ve ithalatında denge bulunduğunu belirterek, "Su nötr diyebiliriz" dedi. Akça, yapılan çalışmaların Türkiye'nin kırmızı renkte yüksek stres altında olduğunu gösterdiğine de işaret etti. Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim Politikalar Kurulu tarafından hayata geçirilen Milli Su Politikası kapsamında çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Akça, başlıca su sorunlarını şu şekilde sıraladı: "Çalışmaları havzalarda su kullanımı ve dengesi, su kalitesi ve ekosistem bozulması, yeraltı sularının yüksek riskli olarak kullanılması, kurumlar arası görev yetki kargaşası…"

Bu konuda mevcut taleplerin karşılanması politikasından, sürdürülebilir su yönetimi politikasına geçiş yapılması gerektiğini anlatan Lütfü Akça, ulusal su otoritesinin oluşturulması gerektiğini anlattı. Lütfü Akça, ilgili politikaların hayata geçirilmesiyle birlikte su kalitesi ve doğru kullanımının yükseleceğini, denetim ve yaptırım gücünün artacağını vurguladı.

SUNDEEP WASLEKAR: "TÜRKİYE SU POZİTİF TEMSİLCİSİ OLABİLİR"
Strategic Foresight Group Başkanı Sundeep Waslekar da webinardaki konuşmasında, suyun pozitif kullanımının, teknolojinin sağladığı imkânlardan faydalanarak ve ülkeler arasında iş birliğinde bir araç olarak görülmesiyle mümkün olabileceğini vurguladı. "Su bir kriz meselesi ve ülkeler arasında bir çatışma sebebi olarak görülse de ben bu konuya olumlu bir perspektif sunmak istiyorum" diyen Waslekar suyun aynı zamanda barışın, ilerlemenin ve iş birliğinin sebebi olabileceğini ifade etti. Bunun en güzel örneğin de Türkiye'nin de içinde bulunduğu bu yapıda suyun olumlu bir şekilde kullanımına yönelik Afrika, Irak, Suriye ve daha pek çok bölgede attığı adımları örnek gösterdi. Özellikle son 10 yılda, su paylaşımında bölgesel iş birlikleri oluşması noktasında Türkiye'nin pek çok önemli girişimde bulunduğunu belirten Waslekar, ülkemizin gelecekte de su ile ilgili pozitif çalışmaların temsilcisi olacağını söyledi.

Suyun pozitif kullanımını mümkün kılacak diğer bir başlık olarak öne sürdüğü teknolojik geliştirmelerle ilgili ise Waslekar şunları söyledi: "Teknoloji, dünyanın dört bir yanında hızla gelişiyor. Nanoteknolojinin geliştirilmesiyle beraber suyun tuzdan arındırılmasıyla ilgili harcanan masraf ve enerjinin azalması bekleniyor. Şu anda atmosferden su çekebilecek yeni bir teknoloji üzerinde çalışılıyor. Bu teknoloji ev ve okul iş yerinde erişime açık olacak. Bu sayede sera gazından suyu arıtmış olacağız."

YASEMİN GEBEŞ: "SU POZİTİF TÜRKİYE'Yİ ÖNEMSİYORUZ"

Aralık ayında açılışını Sayın Emine Erdoğan'ın yaptığı 'nden bahsederek konuşmasına başlayan Turkuvaz Dergi Grubu Genel Müdürü Yasemin Gebeş, "Birleşmiş Milletler'in ortaya koyduğu ve 17 maddeden oluşan Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nı destekleyen festivalimiz ile farkındalığı artırmayı, örnek teşkil edecek iyi uygulamalara dikkat çekmeyi ve bir platform oluşturmayı hedef alıyoruz" dedi. İklim değişikliği, kömür ve petrol sebebiyle su kaynaklarının hızla kirlendiğine dikkat çeken Gebeş "Su yoksa geleceğimiz de yok. Şu anda dünyada yaşayan her 10 insandan 3'ünün güvenli içme suyuna erişimi yok. Araştırmalar gösteriyor ki 2040 yılında 600 milyon 18 yaş altı çocuk su stresinin yaşandığı bölgelerde yaşayarak susuzluktan etkilenecek" dedi.

olarak 'Su Pozitif Türkiye'yi önemsediklerini belirten Gebeş "Yaşam kaynağımız olan suyun sürdürülebilirlik için en önemli öge olduğunu düşünüyoruz" diyerek konuşmasını tamamladı.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN