Obezite-cep telefonu kanser yapmaz

Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar, herkesin korkulu rüyası kansere değindi. “Obezite değil, obeziteye neden olan besinler bizi kanser yapar. Cep telefonunda ise korkulacak bir tehlike yok!”

Kaynak GAZETE Giriş Tarihi 09 Nisan 2018 Güncelleme 09 Nisan 2018, 02:19
Obezite-cep telefonu kanser yapmaz
Çağın vebası kanser, şüphesiz her eve girdi. Ortaya çıkan tablo, herkesi korkutmaya yetti. Peki, kanser vakalarının bu kadar çoğalmasındaki sebep neydi? Kanserden korunmak için, sağlıklı beslenmek yeterli miydi? Toplumda hızla artan obezite ile kanserin ilişkisi, ne düzeydeydi? Çapa Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yavuz Dizdar, tüm bu sorulara değindi...

Kanser ve kilo arasındaki ilişki nedir?
Şişmanlık ve kanser arasındaki ilişki "şişmanlık kanser yapar" şeklinde değildir. Kanser yapan etki, aynı zamanda şişmanlığa da neden olur şeklinde bir ilişki söz konusu değildir. Eskiden ABD'de yapılan araştırmalarda, kilolu kadınların rahim kanserine yakalanma ihtimali daha yüksek deniyordu. Aslında bu kesin değil de olasılıklar değerlendiriliyor. Dolayısıyla evet yediklerimiz obeziteye neden olur. Ama doğrudan obezite kanser yapar dememiz için elimizde kesin bir veri yok.

Son dönemde hızla artan obezite ameliyatları hakkında neler düşünüyorsunuz?
Şu an ameliyatın sadece estetik kısmına bakıyorlar. Şimdiki teknolojide ameliyat kilo kaybıyla sonuçlanıyor. Midenin kısmı olarak alınmasının biyolojik sonuçları da var. Evet hastalar kilo veriyor ama bazı sorunlar da oluşabiliyor. Ameliyatlar bu kadar kolay yapılmamalıydı...

Klimalı, havasız, plazalarda çalışanlar daha mı çabuk hasta olur? Bunların kanser riski var mı?
Klimalı, ortamlar kanser yapmaz. Ama hastalıklara neden olur. Bunun bir nedeni havanın filtrelenmesi sırasında olan değişiklikler
olabilir. Ama konunun geneline baktığınızda karışıktır. Bir kere buralarda yaşayanlar daha az hareket etmek eğilimdedir. Yemekleri yemekhanede yeseler bile, hazır yemek firmalarının ne kadar özenli oldukları kuşkuludur, malum kaliteli kaynak daha pahalıdır. Ne olursa olsun, çözüm gıdanın olabildiğince düzeltilmesi ve fırsat buldukça açık havaya çıkılması şeklindedir.

Kanserden korunmanın püf noktaları nelerdir?
Akşam yatmadan en az iki saat önce yemek işlemi sonlandırılmalıdır, bunun bir istisnası belki süt ya da yoğurt olabilir. Pek çok araştırma yeterli uyumamak ve kanser arasında bir ilişki olduğunu gösterdi.

Aşırı TV seyretmek, cep telefonlarıyla uzun uzun sohbet etmenin kanserle bir ilgisi var mı?
Bunların hiçbirin kanserle doğrudan bağlantısı iddia edilemez. Ama durmadan televizyon seyretmek beyninizi öldürür, bu kesin. Cep telefonlarının kanser yapıp yapmadıkları da çok araştırıldı, şu ana kadar olan veriler ciddi bir ilişki göstermedi. Bir cins iyi huylu beyin tümörünün görülme sıklığını iki katına çıkarıyorlar, ama bu bir şey ifade etmez, yani telefonla bol bol konuşulabileceğinin mazereti olamaz. Aynı şey bilgisayarlar için de geçerli.

Peki AVM'lerdeki elektromanyetik alanlar?
Elektromanyetik alanların iyi bir şey olmadığını biliyoruz, ama mevcut kullanılan bant aralığında ciddi bir sorun gösterilemedi. Ama AVM'lerin iyi bir şey olmadığı kesin, çünkü alışveriş yapmaktan öte, kültürü şekillendirmeye başladırlar. Kapalı ortamın getirdiği sorunlar ise bambaşka, çocuklar park bulamaz hale geldi.

Son dönemde D vitamini eksikliği sık görülüyor. Sizce normal mi?
Ben test sisteminin yanlış olduğunu düşünüyorum. Çünkü ülke olarak güneşlenme süremiz iyi. Ama herkeste D vitamini eksik. Bazıları ilaç içiyor. Yine düşük. Burada D vitaminin yolunun izlenmesi lazım. Vitamin deriden geliyor, ardından karaciğere ve böbreğe gidiyor. Bu kanalın bir noktasında hasar olabilir. Bizde Raşitizm hastalığına kadar gidebilecek bir D vitamini eksikliği yok. Bu son dönemde çok popüler oldu. Çünkü niye yakın zamanda başladık. Eskiden bakmıyorduk. Bakınca eksikliğini fark etmeye başladık. B12'de de aynı şekilde. Et yiyin diyorlar, bakıyorum vejetaryonlarda B12 daha yüksek seviyede...

Sarımsak soğan tüketin!
Bir şeyin iyisini buluyorsanız yiyin. Ama ucuzundan bir şey beklemeyin. Tek bir gıdaya yüklenerek bir şey tedavi edilemez. Bol bol domates yiyin brokoli yiyin diyorlar ama doğru değil. İçerisinde likopen olmayan domatesin hiçbir hastalığa faydası olmaz. Ama size şunu söyleyeyim. Sarımsak ve soğandan vazgeçmeyin. Yemeklerinizde bol bol kullanın. Elinizi korkak alıştırmayın. Bolca koyun.

Yemekleri ağır ateşte pişirin
Önemli olan kaynağın iyi olmasıdır. Bunun için pazardan alışveriş yapılmalı. Yakın ucuz marketten alınanlar yeterli kaynak oluşturmuyor. İşe gidenler, ama en önemlisi okula gidenler için evden doğru düzgün destek yapılmak zorunda, yoksa bir süre sonra bünyeleri eksikliği kaldıramıyor ve hastalanıyorlar. Ev kadınları yemeği geleneksel yöntem ne diyorsa o şekilde pişirmeleridir. Süt açık alınmalı ve bir taşım kaynatılarak yoğurt bundan tutturulmalı, bu çok önemlidir.