Dünya genelinde her yıl yaklaşık 1,5 milyon kadına jinekolojik kanser teşhisi konulurken bu kanserler nedeniyle yaklaşık 700 bin kadın hayatını kaybediyor. Türkiye'de ise her yıl 12 bin kadına rahim, yumurtalık, rahim ağzı, tüp, vajina ve vulva kanserlerinden birinin tanısı konuluyor.
Rahim ağzı kanseri, taramasının yaygınlaşması ve son 20 yılda rahim ağzı kanseri aşısının kullanılması sayesinde dünyada giderek daha az oranda görülüyor.
Rahim, yumurtalık ve tüp kanserleri ise obezitenin artması ve doğum oranlarının azalması nedeniyle gün geçtikçe daha fazla kadını tehdit ediyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Engin Çelik, 3 jinekolojik kanseri anlatıyor. Önemli öneriler ve uyarılarda bulunuyor:
RAHİM AĞZI KANSERİ:
Üreme çağındaki kadınlarda en sık görülen kanser türünü oluşturuyor. HPV enfeksiyonu rahim ağzı kanserinin temel nedenini oluşturuyor. Ara adet kanaması, menopoz döneminde kanama, vajinal akıntı, cinsel ilişki sırasında hissedilen ağrı veya acı rahim ağzı kanserinin habercisi olabiliyor.
Genç yaşta olan ve hastalığı erken evrede tespit edilen kadınlarda rahim ile yumurtalıklar korunarak ameliyat yapılabiliyor. Çocuk sahibi olmak istemeyen hastalarda radikal cerrahiler uygulanabiliyor. İleri evre kanserlerde ise ana tedavi kemo-radyoterapi tedavisi oluyor.