İnsanlık güvercinlerin inanılmaz yön bulma yeteneğine yüzyıllardır hayranlık duyuyor. Binlerce kilometre uzağa götürülen posta güvercinlerinin hiçbir harita olmadan yuvalarına geri dönebilmesi bilim dünyasının en büyük doğa bilmecelerinden biri olarak kabul ediliyordu. Şimdi ise araştırmacılar bu gizemin çözümüne hiç beklenmeyen bir noktadan yaklaşmış olabilir.
Yüzyıllardır cevabı aranan gizem
AP'de yer alan habere göre Almanya'daki Max Planck Hayvan Davranışları Enstitüsü tarafından yürütülen yeni bir araştırma güvercinlerin Dünya'nın manyetik alanını algılamak için karaciğerlerindeki demir bakımından zengin bağışıklık hücrelerini kullanabileceğini ortaya koydu. Bilim insanlarına göre bu keşif hayvanların "biyolojik pusula" sistemine dair onlarca yıllık tartışmayı değiştirebilir.
Güvercinler nasıl yolunu buluyor?
Doğada birçok canlı yönünü bulabilmek için farklı yöntemlerden yararlanıyor. Bazı kuşlar yıldızları takip ediyor, bazıları Güneş'in konumunu kullanıyor deniz kaplumbağaları ve balıklar ise Dünya'nın manyetik alanından yararlanıyor. Ancak özellikle güvercinler bu konuda olağanüstü bir başarıya sahip.
Bir posta güvercini tek bir günde yüzlerce kilometre uçabiliyor ve daha önce hiç görmediği bölgelerden bile evine geri dönebiliyor. Tarih boyunca savaşlarda mesaj taşımak için kullanılmalarının nedeni de buydu.
Bilim insanları uzun süre boyunca bu yeteneğin gözlerdeki ışığa duyarlı moleküllerle, gagadaki özel yapılarla ya da iç kulaktaki hücrelerle bağlantılı olduğunu düşündü. Fakat yeni çalışma, şimdiye kadarki en güçlü adayın karaciğer olabileceğini öne sürüyor.
En güçlü işaret karaciğerde
Araştırmanın başındaki isimlerden Martin Wikelski, manyetik algının yaklaşık 100 yıldır çözülemeyen bir gizem olduğunu söyledi. Araştırmacılar güvercinlerin organlarını inceleyerek manyetik alanla bağlantılı biyolojik sinyaller aradı. İncelemeler sonucunda en güçlü işaretin karaciğerde ortaya çıktığı belirtildi.
Özellikle dikkat çeken yapı ise demir depolayan özel bağışıklık hücreleri oldu. Bu hücrelerin temel görevi eski kırmızı kan hücrelerini parçalamak ve demiri depolamak. Ancak bilim insanları aynı hücrelerin manyetik alanı algılayabilecek özelliklere sahip olabileceğini düşünüyor.