
Helva, Türk mutfağında yalnızca bir tatlı değil anlamlarla yüklü kadim bir gelenektir. Arapça "hulv" kökünden gelen bu lezzet Ortadoğu'dan Balkanlar'a uzanan geniş bir coğrafyada yüzyıllardır pişirilir. Şeker, yağ ve unla yapılan sade bir tatlı gibi görünse de helva tarih boyunca sevinçte ve hüzünde sofralarda yerini almıştır.

Bir Sofrada Buluşan Gönüller:Helva Sohbetleri Nedir?
Osmanlı döneminde helva sohbetin ve paylaşmanın merkezindeydi. Özellikle kış geceleri ve Ramazan akşamlarında düzenlenen helva sohbetleri insanların bir araya gelerek hem helva pişirdiği hem de gönül diliyle konuştuğu özel buluşmalardı. Bu toplantılar toplumsal bağları güçlendiren samimi bir gelenekti.

Tatlı Eşliğinde İlim ve Muhabbet
Helva sohbetleri yalnızca yemek için yapılmazdı. Bu meclislerde şiirler okunur, fıkralar anlatılır tarih, edebiyat, felsefe ve din üzerine derin sohbetler edilirdi. Selçuklu dönemine kadar uzanan bu gelenek ilk zamanlar "oda" ve "gece sohbetleri" olarak anılırken zamanla Osmanlı'da bugünkü adını aldı.

Paylaşmanın İki Yolu: Sıra ve İrfâne
Osmanlı'da helva sohbetleri iki şekilde düzenlenirdi. "Sıra" toplantılarında tüm masrafları ev sahibi üstlenirken, "irfâne" sohbetlerinde masraf katılımcılar arasında paylaşılırdı.



