Kentte, 13 bin yıllık geçmişi olan ata tohumu olarak bilinen kavılca buğdayını eşi Üstüner Baki (44) ile yetiştiren Hümeyra Hanım Baki, KOSGEB desteğiyle organize sanayi bölgesinde değirmen kurdu.
Kavılca ile akrabalarında kaz etinin yanında yediği pilavla tanıştığını belirten 3 çocuk annesi Baki, "Bundan yaklaşık 6 yıl önce teyzemin köydeki evinde kaz eti ile sunulan kavılca buğdayından yapılmış pilav yedim. Kaz etinden çok pilav hoşuma gitti.
'Nedir?' diye sorduğumda bana bunun kavılca tohumu olduğunu söyledi. Zahmetli bir şey olduğu için pek eken yokmuş" dedi.
Yaptığı araştırmada bu tohumun vitamin deposu olduğunu gördüğünü söyleyen Hümeyra Hanım Baki, "Vücuda bol enerji veriyor, vücudun demir ihtiyacını karşılıyor, hazmı kolaylaştırıyor.
Düzenli tüketimde diyabet oluşma riskini azaltıyor, folat içeriği ile sinir sistemi sağlığını koruyor, vücudun magnezyum ihtiyacını gideriyor, anne adaylarında düzenli tüketimlerde bebeklerin anne karnında gelişimine katkı sağlıyor, kemik erimesi problemlerini azaltıyor, kan yapıcı gibi birçok özelliği bulunuyor ve ayrıca glisemik indeksinden dolayı şeker hastaları güvenle kullanabilir.
Gluten oranı çok düşük. Günümüzde insanlar arasında glutensiz beslenmek revaçta. Üniversitede görevli olan eşimle konuşup kiraladığımız tarlada bunun üretimine geçtik. Kendimiz ekip, kendimiz biçiyoruz.