Tekfur Kosses'in girişimiyle Tekfur Rogatus'u da ikna eden Osman Bey, alpleriyle birlikte Bilecik Kalesi'ne gitti. Osman Bey'in İnegöl pazarını imha etmesinin ardından pazarı Bilecik'te açmaya karar veren Vezir Alemşah, askerleri ve maiyeti ile birlikte kaleye geldi. Tekfurlar ve Gündüz Bey'le birlikte son hazırlıklara riayet eden Vezir Alemşah, ardından Tekfur Rogatus tarafından odasına götürüldü.
Odada Vezir Alemşah'ı büyük bir sürpriz bekliyordu. Odaya önceden yerleşen Osman Bey, bir anda ortaya çıkarak veziri şaşırttı. Osman Bey "Ne diye o kadar derin nefes alırsın! Son nefesin olduğunu mu bilirsin? Şimdi etrafında askerlerin, emir erlerin, üstüne basacak kölelerin olmadan ne yapacaksın Alemşah?" diye sorunca Vezir Alemşah "Osman Bey… Görürüm ki kudretim sana pek tesir etmiş… Altında ezilip, beni yalnız kıstırmak için oyuna girişirsin!" yanıtını verdi.
Vezir Alemşah "Sen bu cesareti nereden alırsın Osman! Oban yok, çerin yok… Gücün yok… Sözünü dinleyecek tebaan dahi yok" deyince Osman Bey "Göğsümü bir soluk gibi dolduran imanım var! Rabbin haklıdan yana olduğuna sonsuz inancım var! Sende de bunlar yoktur" yanıtını verdi.
Kılıcını Vezir Alemşah'ın boğazına dayayan Osman Bey, "Senin için yarın yok Alemşah! Sen ki Türkün davasına ihanet ettin! Türkün yarınına gölge düşürdün! Yeşersin deyi kanımızla suladığımız ulu çınarı yangınlar içinde bıraktın! Şimdi ben seni ateşlerle yakmaz mıyım? O çınarın dalında sallandırmaz mıyım? Seni bu gaflet uykusundan ancak! Benim hain kanıyla sulanmış pusatım uyandırır!" dedi.
Bu sırada kapıda nöbet bekleyen Selçuklu askerleri sesleri duydu ve içeri seslendi. Cevap gelmeyince askerler kapıya yüklenmeye başladı.