Uluslar Ligi'ne 1-0'lık Fransa yenilgisiyle başlayan Milliler, İtalya karşısında tutunamadı ve rakibine 4-1 yenildi. Karşılaşma sonrasında spor yazarlarının hedefinde teknik direktör Vincenzo Montella var.
ABDULLAH ERCAN: SINIFTA KALDIK
İTALYA maçı bizim A Ligi'ndeki kaderimiz açısından son derece önemliydi. Fransa'ya karşı kaybettikten sonra bu maçtan iyi bir skorla ayrılmamızdan başka bir çare kalmamıştı. Ancak gerek Vincenzo Montella'nın kadro tercihleri gerekse oynanan oyun için ilk devrede anlatılmaya gerek inanın hiçbir şey yok. İtalyan hoca takımın başına geçtikten sonra herhalde en kötü ilk yarıyı geçirdik. Ne savunmada ne de hücumda hiçbir varlık gösteremedik. İtalya attığından daha fazla gol bile kaçırdı.
A Milli Takım'ın ne yazık ki bir oyun planı yoktu. Belki skoru alamayabilirsiniz ama en azından sahada mücadele edersiniz. Fransa maçını da kaybetmiştik ama o maçta en azından dişe diş bir mücadele vermiştik. Biz bu oyunla nasıl A Ligi'nde mücadele edeceğiz nasıl tutunacağız. Bu oyunlarda ana kontrol edilecek yer orta sahalar olmalı. Biz orta sahayı hazır olmayan bir Orkun ve Salih'le kontrol etmeye çalışıyoruz. Diziliş olarak rakibi karşılamada sıkıntımız vardı.
Her şeyden önce heyecanımız yoktu. Böyle bir oyun mu olur? İlk devredeki skordan sonra Montella'nın ikinci devre bir değişiklik yapması kaçınılmazdı. Çünkü 3-0'dan sonra her türlü riski almaya mecburdu. Montella Orkun, Can ve Merih'i oyundan çıkararak yerlerine Abdülkerim, Kerem Aktürkoğlu ve İsmail Yüksek'i alarak oyunun çehresini değiştirmek istedi. Böyle bir hamleden sonra 47'de Barış Alper'le golü bulmamız bir anda ümitleri yeşertti. Golün erken gelmesiyle birlikte ikinci yarıda çok şeyin değişebileceğine dair umutlandık. Ancak skor 3-1 olduktan sonra kalemizde 4. golü görünce artık bizim için deyim yerindeyse maç bitti. Uluslar Ligi'ne gerçekten çok kötü bir başlangıç yaptık. Evimizdeki 2 maçtan puansız ayrılarak kendimizi zor bir noktaya taşıdık. Yapacak bir şey yok. Hatalarımızdan ders alarak Belçika maçına hazırlanmaktan başka çaremiz kalmadı.
ONUR ÖZKAN: İTALYANLAR BİLE ŞAŞIRDI
BÜYÜK umutlarla gittik Bursa'ya. 3 gün önce İzmit'te Fransa önünde ortaya konan mücadele ve oyun herkese "acaba mı" dedirtmişti. Dünya Kupası hüsran sonrası yeniden ayağa kalkışın sinyaller vardı çünkü sahada. Bu nedenle İtalya maçından beklenti yüksekti. Statta atmosfer harikaydı. Rakip büyük bir krizdeydi. Kısacası zafer için bütün şartlar uygundu. Peki ne oldu? Kocaman bir hüsran.
Montella'nın 11'ini sabaha kadar konuşuruz. Onlarca da eleştiri çıkarırız. Ancak bu yenilgiyi kadro tercihleri üzerinden yorumlarsak dev bir hata yaparız. Çünkü dün ne mücadele edebildik ne rakibe bir direnç gösterebildik. İtalyanlar bile böyle bir senaryoyu beklemiyordu. Resmen şaşkına döndüler. Dünkü maç bir kere artık santrforsuz oyunun iflasıdır. Bu kadar inat, bu kadar ısrar niye? Aynı şeyi deneyip farklı sonuç alma çabasının sebebi ne? Ben açık söyleyeyim, artık 4-6-0'dan nefret ediyorum. Devre 0-3 bitmiş, Montella üç değişiklik yapıyor ama yine santrafor oyuna girmiyor. Şaka gibi resmen. İkinci yarı başında Barış'ın golüyle umutlansak da ardından hatalar zinciriyle yeniden maç elimizden tamamen gitti. Dün büyük bir hüsrandı. Peki bundan sonra ne yapacağız? TFF, Dünya Kupası sonrası arkasında durduğu Montella'ya aynı desteği verecek mi? Yoksa farklı bir aksiyon mu alınacak? Hangi karar alınırsa alınsın Milli Takım'da artık bazı değişimler yaşanmasının zamanı gelmiştir. Eğer Montella kalacaksa kadro tercihleri ve bazı oyuncularla alakalı net şekilde radikal kararlar almak gerekiyor.