Tuzlaspor-Galatasaray maçında yaşanan olaylar maça damgasını vurmuştu. Hürriyet Gazetesi yazarı Tahir Kum, maç sonunda yaşanan olaylarla ilgili bir yazı kaleme aldı.
İşte o yazı:
Tuzlaspor-Galatasaray maçında ekrana yansıyan 'kavga-gürültü, itiş-kakış' geceye de, futbola da gölge düşürdü. "İşte bu olmadı" derken, bu defa ekrana çıkanlar 'söylemleriyle' olayları dahi arattı. 'Rezalet' koridorlardan sahaya, oradan 'dillere' taşındı. Hani derler ya 'al birini vur ötekine' diye...
İnanın hiçbiri olaylara bakışıyla diğerini aratmadı. Oyuncuları da, onlardan daha olgun, tecrübeli, aklı başında olan o iki teknik adamı da. Hepsi çocuk gibiydi ! Geçtim Gökhan Çıra'yı... Ya Gürses Hoca (Kılıç)!.. İkisinin de maç sonu yaklaşımları berbattı. Peki ya Fatih Hoca!..
Onun da olaylara bakışı tam bir faciaydı. Hani o; daha emekliye ayrılmadan adını iki stada verdirecek kadar ülke futboluna damga vurmuş, kariyer yapmış, apolet' takmış, futbolumuzun duayen ismi Fatih Terim. Kusura bakmasın ama olaylara bakışıyla 'üslubuyla' bizlere ve topluma adeta Alaçatı'daki o günleri hatırlattı.
'GEREĞİNİ YAPTIK'
Koridorda yaşanan olayla ilgili muhabirin, "Hocam maç sonunda bir takım istenmeyen şeyler oldu. Özellikle soyunma odası koridorlarında. Siz bu yaşanan olayları nasıl yorumlarsınız?" sorusuna, "Evet maçtan sonra biraz hareketlilik oldu. Oluyor bazen. İçerde dışarda Galatasaray takımı bir bütündür. Üzerine düşen neyse onu yapar. Gereğini yapar. Yakışanı yapar. Her yerde. Tamam mı..." cevabını verdi ve tıpkı Alaçatı vakasındaki gibi noktayı koydu: "Gereğini yaptık."
Kimse yarın 'hoca gereğini yaptık derken, maçı kast etti' tartışması yapmasın diye soruyu da cevabı da moda mod aldık, bırakın kelimesini, harfiyle oynamadık. Soru ortada, cevap ortada. Ne için kime söylendiği neyi kast ettiği ortada. Sağa sola çekilecek, niyet okunacak bir durum yok. Her şey net.