
LEVENT TÜZEMEN | Hayal ve gerçek
Fatih Terim'in hayalleri ile Galatasaray'ın sahadaki gerçekleri uyuşmuyor. Ve o gerçekler; "Bu Galatasaray şampiyonluğa oynamaz" diyor. Ayrıca o gerçekler Terim'e "Şapkanı önüne koy ben nerede hata yapıyorum?" şeklinde bir soru soruyor. Galatasaray kaybedebilir. Ağır sonuçlar da alabilir. Asıl sorun; Galatasaray'ın belirli bir oyun anlayışı yok. Terim'in hayaliyle kurulan yeni kadroda tecrübeden çıkıp gençlik ateşinin içine bodoslama atlamanın faturasını Galatasaray ödüyor. Galatasaray gibi büyük bir kulübün adam olacak çocuğa değil, adam olmuş çocuğa ihtiyacı var. Alınan tüm gençler için yetenekli deniyor ama ne zaman bal yapacakları ise bilinmiyor. Maalesef tecrübe ile gençliği harmanlayamayan Terim'le, Galatasaray bu tür yenilgileri yaşayacaktır. Terim eğer Lazio maçındaki kimliğini bulamazsa hem kendisi hem de Galatasaray toparlanamaz. Bu takım, Terim'in '8 de kapanır 18 de kapanır' sözünü yerine getiremez.

Gençleşmiş Galatasaray'da rotasyonun şart olduğunu düşünmüyorum. Halil 22, Cicaldau 24, Berkan 23, Morutan 22, Boey 21, Assunçao ve Barış Alper 21 yaşında. Eğer bu isimler sakatlık dışında 3 günde maç oynamayacaklarsa Galatasaray'da ne işleri var? Ayrıca deplasmanda bu kadar derin rotasyon yapılmaz. Terim'in aklı Alanya önünde yapmadığı rotasyonda kalınca Kayseri'de birbirine yabancı 11'i sahaya sürdü ve sonuç felaket oldu. Üst üstü alınan yenilgiler için "Takım genç. Zamana ihtiyacımız var. Taraftarlarımız sabırlı olsun ve destek versin" diyerek geçiştirilemez. Galatasaray'ın bir oyun anlayışı yok. Bazı futbolcuların da kumaşları iyi değil, kaliteleri yok ve oyun akılları yetersiz. Örneğin; Yedlin'in topa çıkarken elini açmasının bir açıklaması olamaz.

SERKAN KORKMAZ | Saman alevi
Galatasaray, Lazio'yu yendiğinde, sadece skorla değil, genç, dinamik ve sempatik bir kadroyla ortaya koyduğu oyunla taraftarına umut aşılamıştı. Unutulmaz kaptanı Bülent Korkmaz'ın takımı Alanya karşısındaysa Lazio maçındaki ışıltının "bir saman alevinin harlaması" olduğundan şüphelenilmişti. Sosyal medyadaki, yeri geldiğinde transfer yaptıran, kulüp seçimlerinde etkin olan çeşitli inisiyatiflerin çözümü, Morutan'ın 90 dakika oynaması, tribününkiyse Babel'i yuhalamaktı. Belli ki aynı isimlerde ısrar etmek de, rotasyon da çare değil. Gelecek vaat eden gençlerin inişli-çıkışlı performansları, artık takıma verecek hiçbir şeyi kalmayan olgun ve pahalı yıldızlarıyla, Terim büyük bir açmaza doğru gidiyor. Alanya maçındaki gibi devre arası yapılan üç değişiklik, kriz rejiminde akan kötü gidişatta, deneyimli hocanın paniğini yansıtıyor.

İkinci yarının başında Kerem, Morutan ve Ömer girip Emre, Feghouli ve Aanholt çıktı. FeghouliMorutan ya da Feghouli-Kerem değişikliğiyle bir 15 dakika daha devam edilemez miydi? Bu kadar deneyimli, kredisi bu denli yüksek bir teknik patron için daha rasyonel bir yönetim beklerdim. Galatasaray'da sıradaki Göztepe maçının bırakın sonucunu, oyun kalitesini, sahaya çıkacak on biri bile çok önemli. Keza tribün artık sadece homurdanmıyor, yuhalıyor, ıslıklıyor. Sosyal medyada karşıt ekipler birbirlerine -kimsenin umursamadığı- "algı okları" fırlatıyor. Sokaktaki, Anadolu'daki, sadece ekrandan maç heyecanı yaşayan taraftar için futbol hayatın bir süsü sadece. Tüm kulüp yönetimleri, teknik adamlar ve topçular en az onlara kulak kabartıyor. Sokağın gündemi çok ama çok farklı. Sokak, tüm kulüplerin sosyal medya goygoyu ve tribün reflekslerinden bağımsız bir gündeme sahip. Futbolu bu kadar büyük ve önemli yapan, futbolcuların bu kadar zengin olmasını sağlayan kim? Tweet atanlar mı, tribündeki taraftar grupları mı, yoksa ekran başındaki milyonlar mı? Sözüm tüm kulüplere; sokağı dinlemek lazım. Yazı bu kadar!

REHA KAPSAL | Florya
Galatasaray rotasyonlu bir kadroyla Kayseri deplasmanına gitti. Bu rotasyon, yaşlı oyuncular olan bir kadro için yapılır ama genç oyunculardan kurulu bir kadro için bunu tercih etmek ne kadar doğruydu. Ve de bunun sahaya yansıması nasıl olacak sarıkırmızılılar adına; bu en önemli sorulması gereken soruydu. Galatasaray takımının bugünkü deplasman performansını irdelerken, son 3 yıldır zaten bunun sıkıntısın yaşadığını ve bu dış saha oyunlarının ne kadar güçsüz ve zayıf olduğunu geçtiğimiz yıllarda da görmüştük. Galatasaray'ın bu sıkıntılarını çok doğru analiz edip, bunlara çözüm ulaştırdıktan sonra yol haritasını belirlemesi gerekir; Takım bütünlüğü yok. Takım organizasyonu yok. Rakip analiz yok. Forma adaleti yok. Taktik plan yok. Duran top kullanımı yok. Rakip savunmaya ön alan baskısı yok. Savunmadan top çıkartırken, baskı yediğinde bu baskıyı kıracak pas organizasyonu yok. Fiziksel kalite yok. Özeleştiri yok. Galatasaray takımı, Lazio karşı oynadığında en önemli de fiziksel olarak karşılık veren, potansiyeli iyi olan genç ve dinamik bir kadro yapısına sahip. Bu kriz anlarını, bu yeni kadroyla aşmak için tek çözüm; çalışmak, çalışmak, çalışmaktır. Antrenmanlar bir takım için mükemmelliğe açılan yoldur. "Çok çalışarak, eksikler doğru tespit edilerek, bunların aşılacağı hem antrenman hem de oyun hafızası oluşturulacağı tek adres; Florya'dır."




