EMRE BOL - 35 SANİYELİK MAÇ
Bir oyuncunun maçın 35. saniyesinde rakibine vurarak kırmızı kart görmesi ya hainliktir ya da bir zeka sıkıntısı olduğunun göstergesidir. Arkadaş daha maçın başı; neye-kime, hangi ara sinirlendin? Hem de takımın küme düşme potasındayken!
Bakın aynı siniri saha içerisinde Eren de yaptı. Karşılaşmanın başında İrfan Can'la bir sürtüşme yaşadı. Arkasından ona karşı daha sert oynamaya başladı. Sonuç ikinci penaltıyı doğurdu. Oyuncuların böyle kritik maçlarda hırslı olmalarını anlayabiliyorum ama zekasız hırsa katlanamıyorum. Maç zaten 35. saniyede bitti. Gerisi kedi-fare oyunu!
Güç dengesinin, oyuncu kalitesinin zaten çok belirgin olduğunu biliyoruz. 10 kişilik Çaykur Rizespor'un Fenerbahçe'ye dayanması çok zordu. Lakin hiç direnç göstermemeleri çok tuhaf! Fenerbahçe ilk yarıda Gökhan Gönül'ün olduğu kanadı adeta otobana çevirdi.
Bir dönem çok büyük yıldız olan isimlerin iş futbolu bırakmaya geldiğinde böylesi yanlış karar vermeleri çok yanlış. Gökhan'ın futbolu bırakma zamanı geldi de geçiyor bile. Bu kadar zor bir rakipken, takımın yumuşak karnı olana kadar devam etmek kendisine yaptığı en büyük zulüm!
Fenerbahçe yürüye yürüye kazandı maçı. Tempoyu istediği gibi ayarladı, hatta skoru bile... İsmail Kartal skoru bulunca da Arda'yı daha erken attı sahaya. Bizde onu doya doya izleme fırsatı bulduk. Bu kötü futbol ikliminde ihtiyacımız olan tek şey Arda gibi oyuncular. En azından futbol izlediğimizi anlıyoruz.