Mahsun bu rolü dostum olduğu için vermedi...

Mahsun Kırmızıgül’ün yazıp yönettiği ‘New York’ta Beş Minare’de polis memuru ‘Acar’ı canlandıran Mustafa Sandal, ekipteki diğer oyuncular gibi filmin büyük ilgi görmesinin keyfini yaşıyor. Evinde buluştuğumuz Sandal; filmin öncesinde ve çekimler sırasında yaşadıklarını, Amerika’daki ve Türkiye’deki set ortamını, rolü nasıl aldığını anlattı, eşi Emina Türkcan’ın oyunculuğuyla ilgili eleştirilere de yanıt verdi...

* Film projesi nasıl çıktı ortaya?
‘New York’ta Beş Minare’ projesini ilk 1998 yılında duydum. Mahsun “Aklımda bir film var” dedi. Bir ara fikir değiştirdi, komedi filmi yapmayı düşündü. Geniş kavramlarla değerlendirdik. O zamanlar Mahsun’un sinema dünyasından tanıdığı kimse olmadığı için araya girdim ve Abdullah Oğuz ile konuştum. O süreçte Mahsun kendini ilerletti ve iki film çekti. Sonra projeyi Sinan Çetin’e götürdük. Sinan da komedi olsun istedi. Ben istemedim. Mahsun da anlaşamadı Sinan’la. ‘Güneşi Gördüm’den sonra bu proje oluştu.

 

‘ACAR’ ÖNEMLİ BİR KARAKTER

* Senaryo ilk geldiğinde eksik olan neydi?
Karakterlerin ilişkisini konumlandırmada ve hikayenin sona doğru akan bölümünde tansiyon eksikliği hissettim. Taşlar yerine oturmamıştı...

* ‘Acar’ karakteri sizin tercihiniz miydi?
Senaryoda birçok şey değişti ama Mahsun’un kafasındaki ‘Acar’ hep bendim. 1998 yılından bu yana bu değişmedi! Eminim birçok insan Mahsun’a “Mustafa Sandal’ın yerine şunu oynatalım” demiştir. Çünkü ‘Acar’ çok önemli bir karakter.

 

FİLMİN GÜLEN’LE İLGİSİ YOK

* Bu rolü Mahsun Kırmızıgül ile dostluğunuzdan ötürü aldığınız iddia ediliyor...
Mahsun’un arkadaşlık adına filmine beni almış olması saçma bir söylem. Mahsun beni sever, ben de onu. Ama Mahsun benden başka da birçok arkadaşını sever. Mahsun 12 yıllık bir hayali için “Bu benim arkadaşım, ona bir rol vereyim” diyecek bir yönetmen değil.

* Bu filmde bize ne anlatmak istediniz?
İslamiyet’in karanlık ve aydınlık yüzünü.... İslam, günün sonunda insanlığı karanlığa iten bir şey değil, insanı aydınlatan ve manevi anlamda zenginleştiren bir olgudur. Filmde bu ikisi arasındaki fark gösterilmeye çalışılıyor.

 

* Filmde Fetullah Gülen’in konu edildiği söyleniyor. Sizce de öyle mi?
Bence kesinlikle alakası yok! Bu kısmının muhatabı Mahsun’dur ama ben öyle düşünmüyorum.

* Hiç mi merak edip sormadınız?
O izleyicinin bakış açısı... Örneğin Fetullah Bey’in Hıristiyan eşi mi var? Bence hiç alakası yok.

 

DİĞER GALERİLER