"BENİM İŞİM BİR GÜN MAFYA, BİR GÜN POLİS OLMAK"
Bi' Başka Youtube kanalında Melis Güvenç'in konuğu olan Ozan Akbaba filminin dünyaca ünlü hız ve aksiyon yapımlarına benzetilmesine açıklık getirdi ve "Bu film popüler örneklerinden esinlenilmedi" dedi. Programda yakın zamanda ekrana geri döneceğinin müjdesini veren başarılı oyuncu, "Gönül isterdi ki sinemadan ilerleyeyim ama böyle bir durum söz konusu olmayacak. Televizyondan ilerlemek istiyorum" ifadelerini kullandı.
Yeni projelerinde her türlü rolü oynayabileceğini belirten Ozan Akbaba, "Eğer bu işi profesyonel olarak yapıyorsam benim oyuncu olarak yükümlülüğüm, verilen herhangi bir rolü en iyi şekilde oynamaktır. Benim işim bir gün mafya, bir gün doktor, bir gün avukat, bir gün polis ya da herhangi bir meslek grubundan birisi olmak" dedi.
Heyecan dolu sahneleriyle Anka filmiyle seyirci karşısındasınız. Sizdeki heyecan ne durumda?
Heyecanımız ve sorumluluğumuz biraz daha büyük. Çünkü hem sinemasever olarak, hem de Türk sinemasını yönlendirecek yapımlardan birinin sahibi olarak elimizi taşın altına koyduk. Gerek türü, gerekse ele alınış bakımından Türk izleyicilerinin seveceği ve ilgisini çekebilecek bir film yaptığımızı düşünüyorum. Umarım gişede de beklediği karşılığı görür.
Bu film hangi hayallerle ortaya çıktı? Türk sinemasında bir boşluğu doldurmak için yapılmış bir film mi Anka?
Boşluk doldurmak gibi bir kaygımız yoktu. Her şeyden önce ben bir sinemasever ve oyuncu olarak Türkiye'de böyle işlerin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir şey yazmak istedim ve bu heyecanla yola çıktım. Bir şekilde bunu ete kemiğe büründürdük. Bence çok güzel bir film ortaya çıktı. Boşluk olayına gelince aslında Türkiye'de yapılmamış çok fazla film türü var. Yurt dışında hız ve aksiyon üzerine bunların çok iyi örnekleri var. Ama şu anda Türk sinemasının tek örneği Anka filmiyle biziz. İnsanların hoşuna gidecek bir iş çıkardık gibi geliyor bana.
Filmin senaryosunu da siz yazdığınız. Gerçek bir hikâye mi?
Gerçek değil tamamen kurgusal bir hikâye. Çoğu insan bu filmi yurt dışındaki popüler bir örneğinden esinlenişmiş gibi durduğunu düşünse de aslında öyle değil. Hikâyesi tamamen farklı. Her filmin içinde olduğu gibi bu filmin içinde de bir aile sevgisi ve sevgi besleme durumu var. Bu filmi diğer popüler örneklerine benzetebileceğimiz tek yönü arabalar ve hız… Ama ele alınış biçimi tamamen farklı. Çünkü bizim kültürümüz farklı. Hikayesini ben yazdım ama Cankat Vatan Andıran diye Amerika'da yaşayan bir arkadaşımla senaryoyu global ölçekte anlaşılabilsin, içinde sadece Türk motifleri olmasın diye Amerikan sistemine uydurarak yazdık.