Mark Rutte, NATO'nun en zor dönemlerinden birinde öne çıkan isim oldu. Eski Hollanda Başbakanı, Donald Trump'la kurduğu doğrudan iletişim sayesinde ittifak içinde "Trump'a fısıldayan adam" olarak anılıyor.
TRUMP WHISPERER NE DEMEK?
Reuters'ın haberine göre Rutte için Avrupa diplomasi çevrelerinde kullanılan ifade net: "Trump whisperer." Yani Trump'la gerilimi büyütmeden konuşabilen, onu ikna etmeye çalışan ve masayı dağıtmadan ilerleten arabulucu lider.
Rutte'nin yöntemi, Trump'ın önem verdiği şeyleri anlamaya dayanıyor. Başarıyı sahiplenen bir liderle konuşurken, mesajını çatışma diliyle değil, övgü ve sonuç üzerinden kuruyor.
Bu yüzden NATO içinde Rutte'nin Trump'a yakın kalması kritik görülüyor. Çünkü ittifakın en büyük askeri gücü hala ABD.
GREENLAND KRİZİNDE HIZLI TEMAS ÖNE ÇIKTI
Reuters'a göre Rutte'nin adı, Trump'ın Greenland ve Arktik bölgesiyle ilgili çıkışlarının ardından yeniden gündeme geldi. Trump, Davos'taki görüşme sonrası Arktik bölgesine ilişkin bir "gelecek anlaşması çerçevesi" üzerinde uzlaşıldığını söyledi.
Ayrıntılar sınırlı kaldı. Ancak diplomatik çevreler, bu temasın transatlantik gerilimi azaltan bir hamle olduğunu değerlendirdi.
Rutte'nin burada yaptığı şey, krizi manşetlerde büyütmek yerine kapalı kapılar ardında yönetmek oldu.
NATO'YU AYAKTA TUTAN FORMÜL: ÖVGÜ, SAKİNLİK VE HIZ
Rutte'nin Trump'la iletişiminde üç unsur öne çıkıyor:
- Trump'ı açıkça takdir eden bir dil kullanıyor.
- Krizleri kameralar önünde büyütmekten kaçınıyor.
- Doğrudan telefon diplomasisine önem veriyor.
Bu çizgi, onun Hollanda siyasetinde yıllarca geliştirdiği uzlaşma refleksinin NATO'ya taşınmış hali olarak görülüyor.
14 YIL BOYUNCA KOALİSYON YÖNETTİ
Mark Rutte, Hollanda'da 2010'dan itibaren 14 yıl başbakanlık yaptı. Bu sürede farklı koalisyon hükümetlerini yönetti.
Hollanda siyaseti, çok partili ve uzlaşma gerektiren yapısıyla biliniyor. Rutte de kariyeri boyunca farklı görüşleri aynı masada tutan lider profiliyle öne çıktı.