Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu ilk toplantısını gerçekleştirdi

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı "iletişim seferberliği" çağrısı çerçevesinde İletişim Başkanlığı tarafından hayata geçirilen Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirdi.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde yaptığı "iletişim seferberliği" çağrısı çerçevesinde İletişim Başkanlığı tarafından hayata geçirilen Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu, ilk toplantısını gerçekleştirdi. İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun'un başkanlık ettiği Kamu Diplomasisi Koordinasyon Kurulu Toplantısı, bütün bakanlıklar ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının katılımıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapıldı.

Prof. Dr. Fahrettin Altun, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, kamu diplomasisinin, stratejik iletişim politikalarının en önemli saç ayaklarından biri olduğunu belirterek, "Elbette stratejik iletişimimiz de kamu diplomasimiz de her şeyden önce milli güvenlik önceliklerimizden, devletimizi ve milletimizi ayakta tutan kuruluş değerlerimizden, toplumsal refah mücadelemizden ve ulusal kalkınma hedeflerimizden bağımsız değildir." dedi.

İletişimin uluslararası ilişkilerde hiç̧ olmadığı kadar önemli bir unsur haline geldiğine işaret eden Altun, uluslararası medyanın dış politika yapım süreçlerinin giderek merkezine yerleşmeye başladığını, medyatik gerçekliğin hakiki gerçekliğin önüne geçtiğini söyledi.

"MİLLİ MENFAATLERİMİZ DOĞRULTUSUNDA EL BİRLİĞİYLE ÇALIŞACAĞIZ"

Zaman zaman Türkiye'yi de etkileyen enformasyon savaşlarının artık uluslararası siyasetin inkar edilemez bir parçası olduğunu dile getiren Altun, şunları kaydetti:

"Artık sadece kamu diplomasisinden, stratejik iletişim araçlarının uluslararası ilişkilere ve diplomasiyle etkisinden değil, diplomasinin ve uluslararası ilişkilerin yeni iletişim teknolojileri, medya kampanyaları ve hileleri üzerinden boyut değiştirmesinden bahsediyoruz. Uluslararası ilişkiler, artık devletler arası münasebetlerin ötesine geçmiş; iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının, sanatçıların, medyanın, aktivistlerin ve diğer unsurların dahil olduğu karmaşık bir ilişkiler manzumesi haline gelmiştir. Türkiye gibi dünyaya siyasi, ekonomik ve kültürel entegrasyonunu tamamlamış ülkeler açısından bu yeni koşullara ayak uydurmamak açık ve net bir şekilde ifade etmek gerekirse bir milli güvenlik meselesidir."

DİĞER GALERİLER