İşte Adnan Menderes'in darağacına giderken bile kimseye söylemediği devlet sırrı

58 yıl önce bugün, Türkiye tarihi açısından en acı günlerinden birini yaşadı. 27 Mayıs Darbesi sonucun görevden alınan Adnan Menderes, Yassıada'da yargılanmasının ardından idama mahkum edildi. Menderes hakkında verilen idam kararı ise 17 Eylül 1961 yılında uygulandı. Yassıada'da dahi vakur tavrını hiç kaybetmeyen Adnan Menderes hakkında bilinmeyenler...

Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bazı general ve subayların oluşturduğu 38 kişilik Milli Birlik Komitesi, 27 Mayıs 1960'ta sabaha karşı yönetime el koyarak tarihin en kanlı darbelerinden birini gerçekleştirdi.

Adnan Menderes, o gün yurt gezisi kapsamında bulunduğu Kütahya'da gözaltına alınarak Ankara'ya götürüldü ve daha sonra diğer tutuklu Demokrat Parti üyeleriyle birlikte Yassıada'da hapsedildi.

Yassıada'da yaklaşık bir yıl boyunca süren yargılamalar, 15 Eylül 1961'de karara bağlandı. Yargılamalar sonucunda Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu idam edildi.

SOVYET TEHDİDİ DIŞ POLİTİKAYI DEĞİŞTİRMİŞTİ
50'li yıllarda, Türkiye'deki en önemli değişimlerden biri dış politika alanındaydı. Sovyet tehdidi ile baş edebilmek için NATO'ya girmek isteyen Türkiye, Kore'ye asker göndererek oradaki savaşta aktif rol üstlendi.

Adnan Menderes, dünyanın iki kutba ayrıldığını ve Türkiye'nin de bu düzende ancak Batı tarafında yer alarak sağlam kalabileceğini düşünüyordu. Ancak bu karar Türkiye'yi, sömürge ülkelerde başlayan bağımsızlık mücadelelerine karşı, sömürgeci devletlerin yanında yer almak zorunda bırakıyordu.

MENDERES'İN İKİLEMİ
O dönem, Kuzey Afrika'da bağımsızlık hareketleri hız kazanmıştı. Bu toprakların halkları, yakın zamanda Osmanlı himayesinde yaşayan Müslüman halklardı; ancak NATO'ya üye olunması, bu topraklara gerçekleşecek açık bir desteği de engelliyor, Türkiye'nin Batı'nın yanında yer almasını gerektiriyordu.

Bağımsızlık mücadelesi veren ülkelerden biri de Cezayir'di. Türkiye, Cezayir'in sömürgeci devlet Fransızlara karşı başlattığı mücadeleye karşı değildi; ancak NATO sebebiyle Fransa'ya karşı bir hamle de yapamıyordu.

"CEZAYİR'DEKİ HADİSELER YÜREKLERİMİZİ SIZLATIYOR"
Başbakan Adnan Menderes, "Tunus'un ve Fas'ın istiklallerini elde etmiş olmalarından dolayı büyük memnunluk duymaktayız. Zira müdebbir idarecilere sahip olmak bahtiyarlığındadırlar. Cezayir'de devam eden hadiseler hiç şüphesiz yüreklerimizi sızlatmaktadır.

Araplara bağlılığımız ve İstiklal mücadelelerine fıtraten mevcut sempatimiz dolayısıyla Cezayir meselesinin bir an evvel ifratlara kapılmadan adil bir neticeye isal edilmesini temenni ve ümit etmekteyiz. Bu mevzuda Türkiye'ye bir rol terettüp ederse bunu yapmaya da hazırız" sözleriyle Cezayir konusundaki tavrını çekingen bir dille ifade etmişti.

Menderes, bu süreçte NATO üyesi Fransa'yı karşısına almak istemiyordu.

İŞTE ADNAN MENDERES'İN SON MEKTUBU

MENDERES'İN GİZLİ TUTTUĞU "DEVLET SIRRI"
Kuzey Afrika'da gerçekleşen bu bağımsızlık mücadelelerine, merhum Başbakan Adnan Menderes, o dönemin koşulları nedeniyle açık bir destek verememişti.

Menderes'in gizli tuttuğu ve "devlet sırrı" olarak Yassıada Yargılamalarında bile söylemediği desteğini, Libya eski Başbakanı Mustafa bin Halim dile getirmişti.

DİĞER GALERİLER