Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Gençliğin Üretim Çağı" (GÜÇ) programıyla gençlerin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdamda yer almasını hedeflediklerini belirterek, "Biz 'Gençler bizim geleceğimiz' anlayışını bir adım öteye taşıyoruz; gençler bugünümüzdür" dedi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan katıldığı canlı yayınında gündeme ve çalışma hayatına ilişkin soruları yanıtlıadı.

Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"-2


Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla kamuoyuna tanıtılan "Gençliğin Üretim Çağı" (GÜÇ) programına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Işıkhan, programın Türkiye'nin üretim kapasitesini artıracağını ve küresel rekabet gücüne önemli katkılar sunacağını vurguladı.
Projenin gençler için gelecek vizyonu oluşturacak şekilde titizlikle tasarlandığını belirten Bakan Işıkhan, GÜÇ programının Türkiye'nin istihdam hamlesinde yeni bir dönemi başlattığını ifade etti."Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"

Programın temel amacının gençleri iş gücü piyasasına sağlam temellerle kazandırmak olduğunu kaydeden Işıkhan, "Çalışma Bakanlığı olarak bu projeye başlarken gençlerimizin gelecek vizyonuna önemli katkılar sağlayacak bir yapı tasarladık. Gençlerimizin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisinde yer almasını sağlamak bizim en önemli hedefimizdir. GÜÇ programı, gençliğe holistik yani bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan, eğitimden istihdama, stajdan ilk işe giriş sürecine kadar her aşamayı kapsayan bir projedir." ifadelerini kullandı.

Gençlere yönelik sunulan hizmetlerde ve kamu anlayışında köklü bir değişikliğe gittiklerine dikkati çeken Işıkhan, "Gençler bizim geleceğimiz" söylemini güncellediklerini belirterek, "Biz bunu biraz daha ileriye taşıyor ve 'Gençler bugünümüzdür' diyoruz. Çünkü bugünden başladığımız takdirde gençlerimizin gelecek vizyonuna ve hedeflerine gerçek anlamda katkıda bulunabiliriz. GÜÇ programını başlatmamızdaki en önemli etkenlerden biri de bu kamu anlayışı değişikliğini yaratmaktır." diye konuştu.

Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"-3

"HEDEFİMİZ NİTELİKLİ VE KALICI İSTİHDAM"

Programın temel amacının gençleri iş gücü piyasasına sağlam temellerle kazandırmak olduğunu kaydeden Işıkhan, "Çalışma Bakanlığı olarak bu projeye başlarken gençlerimizin gelecek vizyonuna önemli katkılar sağlayacak bir yapı tasarladık. Gençlerimizin kalıcı, kayıtlı ve nitelikli istihdam içerisinde yer almasını sağlamak bizim en önemli hedefimizdir. GÜÇ programı, gençliğe holistik yani bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşan, eğitimden istihdama, stajdan ilk işe giriş sürecine kadar her aşamayı kapsayan bir projedir." ifadelerini kullandı.

Gençlere yönelik sunulan hizmetlerde ve kamu anlayışında köklü bir değişikliğe gittiklerine dikkati çeken Işıkhan, "Gençler bizim geleceğimiz" söylemini güncellediklerini belirterek, "Biz bunu biraz daha ileriye taşıyor ve 'Gençler bugünümüzdür' diyoruz. Çünkü bugünden başladığımız takdirde gençlerimizin gelecek vizyonuna ve hedeflerine gerçek anlamda katkıda bulunabiliriz. GÜÇ programını başlatmamızdaki en önemli etkenlerden biri de bu kamu anlayışı değişikliğini yaratmaktır." diye konuştu.

5 ANA BAŞLIKTA KAPSAMLI DESTEK
Programın ayrıntılarının Başkan Erdoğan tarafından 5 proje başlığı altında açıklandığını anımsatan Işıkhan, meslek liselerinden üniversitelere kadar geniş bir yelpazede gençlerin yeteneklerini doğru zamanda ve doğru alanlarda değerlendirmek için çaba harcadıklarını bildirdi.

GÜÇ sloganıyla hayata geçirilen bu istihdam hamlesinin, gençlerin potansiyelini doğrudan üretime dönüştüreceğini sözlerine ekleyen Bakan Işıkhan, şöyle devam etti;

Enerjisini, üretim gücünü, var olan niteliğini hayata geçirmek, harekete geçirmek... Burada aslında bu programda dinamizmi yakalamak çok önemli. Ve kamu kurumlarını da gençlerimizin bu enerjisine, dinamizmine ayak uyduracak şekilde yeniden kurguladık. Bazen gençlik kamu kurumlarının önünde olabiliyor, bazen geride kalabiliyor. Biz bunu fark ettik ve gençlerimizin yanında olmayı, her zaman onlara destek vermeyi bir ilke olarak benimsedik. GÜÇ programı da aslında bu temel başlangıç noktalarından başladığını söyleyebiliriz. Bu bizim için çok önemli; üzerinde yaklaşık 6 aydır çalıştığımız bir projeydi. Bugün de Cumhurbaşkanımızın katılımıyla kamuoyuna paylaştık. Aynı zamanda gençlerimiz için şu an ekranları başında TRT Haber'de bizi izleyen gençlerimiz ve onların ailelerinin de biraz kulak kabartmalarını istirham edeceğim. Çünkü artık gençlerimize yönelik farklı bir döneme doğru gidiyoruz. Değişim çağı diyoruz, GÜÇ üretim çağıdır. Artık gençlerimizi biraz daha fazla istihdama katmamız gerektiğini düşünüyoruz.

"ÖNEMLİ OLAN İNSAN GÜCÜMÜZÜN NİTELİĞİ"
Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye Yüzyılı vizyonunda öncelikle üretim, yatırım, istihdam ve daha sonra büyüme hedefimiz vardı. Bu Türkiye Yüzyılı hedefimizin aslında gençlik ve istihdam boyutunu oluşturan çok önemli aşamalardan bir tanesi. Biz aslında Türkiye Yüzyılı vizyonu kapsamında bu projeyi somutlaştırmış olduk. Tabii burada Türkiye Yüzyılı vizyonu derken sadece büyüme rakamları değil. Ya da işte fiziksel altyapı, donanımların artması, ihracatın artması değil. Önemli olan insan gücümüzün niteliği. İnsan gücümüzün niteliğini de iş gücü piyasalarımızın ihtiyaç duyduğu becerilerle mutlaka eşleştirmemiz gerekiyor. Bunu yapamadığımız takdirde orada bir boşluk ortaya çıkıyor. Siz meslek liselerinde eğitim veriyorsunuz ama iş piyasası bu eğitimi alacak, niteliğe dönüştürecek bir kapı açmıyor, pozisyon açmıyor. Bu yüzden eşleştirilmesi bizim için çok önemli.

Bunun yanında, kamu kurumlarının o tembelliğini, ataletini de kırmış oluyoruz. Çünkü biz diyoruz ki gençlerimizin yanında olacağız. Sürekli Sayın Cumhurbaşkanımız konuşmasında çok güzel bir noktaya değindi; hep gençlerle ilgili negatif, edilgen bir dil kullanıyorduk fark ettiyseniz. Artık gençleri bu edilgen yapıdan kurtarıp onları üretimin gerçek sahibi, asli aktörü haline dönüştürmemiz gerekiyor. Bizim en önemli hedeflerimizden bir tanesi bu. Ancak tabii bu beş projenin de kademeli olarak biz bunları planlarken gençlerimizin yaşına, pozisyonuna, eğitim durumuna bakarak planladık ve hedef grubumuz elbette bununla sınırlı olmayacak. Biraz sonra anlatacağım ayrıntılarını. Biz sadece burada Türkiye'nin üretim gücüne destek verecek bir kaldıraç gibi GÜÇ projemizi hayata geçirmeye gayret edeceğiz inşallah.

Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"-4

"ÜRETİME GENÇLERİMİZİ DAHİL EDECEĞİZ"
(Usta-çırak kavramı) Kamu kurumlarında gerçekleştirdiğimiz örneğin İŞKUR Gençlik Programı ve İUP (İşgücü Uyum Programı) kapsamında bunu yapıyoruz. Esnek bir çalışma modeli uyguluyoruz ve kontenjanlarımızı kamu kurumlarımız, valiliklerimiz, belediyelerimiz, kaymakamlıklarımızın ihtiyaç duyduğu niteliklere göre belirliyoruz ve kontenjanları veriyoruz. Eğer biz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak esnek bir model uygulamazsak, uygulayamazsak bu bizim için ciddi anlamda risk ortaya çıkarır. Nasıl bir risk ortaya çıkaracaktır? İşsizlik oranımızın gittikçe artacağı bir vizyon olabilir. Bunu önlemek için de sürekli tek bir hedefimiz var; üretim, üretim ama bu üretime inşallah güçle birlikte gençlerimizi dahil edeceğiz ve artık hızlı tren gibi Allah izin verirse Türkiye Yüzyılı'nın aşamalarını hem vatandaşlarımıza hem de milletimize sunma fırsatı bulacağız inşallah.

Türkiye'de demografik bir dönüşüm söz konusu. Bu demografik dönüşümde kadınların doğurganlık oranı gittikçe düşmekte ve sahip olduğumuz genç nüfus potansiyelini belki bir 10 yıl sonra, 15 yıl sonra koruyamaz duruma gelebiliriz. Burada aslında GÜÇ programını biz hem bu demografik yapıda meydana gelen değişiklikler, nedir o da aslında bu dönüşümü gençlerde, genç iş gücünün azalmasını önleyecek, aynı zamanda ülkemizde farkındasınız yaşlı nüfus oranımız gittikçe artıyor. 15-64 yaş aralığında üretken nüfusun payı bakın; 2007'de yüzde 66,5 iken 2024 yılında yüzde 68'in üzerine çıktı. Aile yılı kapsamında elbette kadınların istihdama katılması öncelikli, ailenin korunması çok önemli ama bu noktada da doğurganlık oranlarının sabit kalması, eksiye düşmesi geleceğimiz açısından gerçekten büyük bir felaket olacaktır.

"GENÇ NÜFUSUN AZALMASI, ÜRETİME GİRECEK GENÇLERİN SAYISININ AZALMASI DEMEKTİR"
Ama biz bu demografik projeksiyonları görüyoruz ve buna göre de hareket etmek zorundayız. Bu bir risk midir? Risktir. Fırsat mıdır? Bu fırsatı ya biz olumluya çevireceğiz ya da olumsuz şekilde kalacak, bu da bizim Allah korusun hani genç nüfus oranımızın azalması ve üretime girecek gençlerin sayısının azalması demektir. Şimdi Batı Avrupa ülkelerinde; Almanya, Belçika başta olmak üzere istihdama girecek genç nüfus oranı o kadar az ki yok. Yani istese de bulamıyor. Ne yapıyor bu ülkeler? Yurt dışından yabancı iş gücüyle temin ediyor. Bu da bir yöntem ama kendi vatandaşımız, kendi gençlerimizin iş gücü piyasasına girmesi daha anlamlı, daha önemli.

"STAJ DESTEĞİNİ BÜYÜK ÖLÇÜDE GENİŞLETİYORUZ"
Biraz önce söz ettim, bu beş projenin de belli kriterleri var elbette. Bir kere yaş, eğitim durumu ve iş gücündeki, istihdamdaki pozisyonlarına göre hedef grubumuzu belirledik. İlk olarak Sayın Cumhurbaşkanımız açıkladı ama çok kısa ifade etmek isterim; staj desteğini büyük ölçüde genişletiyoruz. Bu GÜÇ programı için önemli mali destekler ve programlar hazırladık. Bu çok önemli bizim için. Ve İŞKUR'un yürüttüğü staj portalı ve ulusal staj programını artık tek bir merkezden yöneteceğiz. Eskiden İnsan Kaynakları Ofisi'nin yönetmiş olduğu ulusal staj programı vardı hatırlarsanız, o İŞKUR olarak bize devredildi. Ve burada artık gençlerin rahat bir şekilde, kolay bir şekilde staj yapma fırsatlarını açmamız gerekiyor. Çünkü genç arkadaşlarımız bir iş tecrübesine sahip olmak zorundalar. Nasıl olacaklar? Bir iş ortamına girerek. Biz bu açıdan stajı ve iş başı eğitimleri çok önemli görüyoruz.

Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"-5

"STAJ BULAMYORUM MAZERETİNİ ORTADAN KALDIRACAĞIZ"
Burada özellikle staja gönderdiğimiz çocukların da aslında ücret ve prim maliyetlerini devlet olarak biz karşılıyoruz. İşverenlerimizin, gerek kamu gerek özel sektörün kapılarını açmalarını bekliyoruz. Zaten zorunluluk var bazı kamu kurumlarında. Bu yüzden gençlerin de artık "staj bulamıyorum" mazeretini ortadan kaldırmış olacağız. Ve gençlerimizi meslek liselerinin son sınıfındayken, meslek yüksekokullarının son sınıfında ya da üniversitenin son dönemindeyken staj yerleriyle buluşturacağız. Orada deneyime sahip olacaklar. En büyük avantajı da şu olacak: CV'lerinde "Uzay Sanayisi'nde, ASELSAN'da, ROKETSAN'da çalıştım" diye yer alabilecek. Bu bizim için çok önemli. Bunun için de 26 milyar lira kaynak ayırdık.

GELECEĞİN MESLEĞİ PROGRAMI
Özellikle meslek liselerinin ve meslek yüksekokullarının son sınıfında bulunan öğrencileri biz hedef grup olarak aldık. Burada özellikle iş ve meslek danışmanımız var, 4.900'e yakın iş ve meslek danışmanımızla birebir eşleştireceğiz. Şunu hedefliyoruz: Bağlantıyı koparmamak. Gençler son sınıftayken iş ve meslek danışmanları bu gençlerle iletişime geçecek. Alacaklar bunları iş piyasasına, kariyer fuarlarına götürecekler. Aileleriyle birlikte diyeceğiz ki: Şurada çalışacak. Yani artık şu anlayış o kadar önemli ki; hani kamu personeli olmak, memur olmak elbette önemli ama özel sektörde gençlerimiz için inanılmaz ama inanılmaz iş fırsatları var. Yani yüksek teknolojinin kullanıldığı fabrikalarda artık hani eskiden yağdır vesaire, çamur içinde değil; gençlerimiz pırıl pırıl robotun düğmesine basarak bir otomobilin üretimindeki bölümü tamamlıyorlar. Ve devlet memurlarından daha fazla bir maaşa sahip olabiliyorlar. Bu yüzden "Geleceğin Mesleği" programı bizim için çok önemli. Burada da 3 yıl içinde tabii, 750 bin gence ulaşmayı hedefliyoruz. Burada bireysel kariyer rehberliği sunuyoruz, CV hazırlama ve işverenlerle bir araya getireceğiz. Kariyer fuarlarımız olacak. İnşallah bu projemizi de 81 ili baz alarak, 7 bölgede illeri belirleyeceğiz ve orada gençlerimizle birlikte bu programların tanıtımını gerçekleştireceğiz.

Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"-6

NEET VE NIUP PROGRAMI
NEET dediğimiz grup ne eğitimde ne istihdamda bulunan grup. Bu yaş grubu 18-29 yaş aralığında bulunan gruba da İşgücü Uyum Programı'nın başına "N"yi ekleyerek "NIUP" programını hayata geçiriyoruz. Ve NEET nüfus oranımız gittikçe artıyor. Bu sadece bize özgü bir şey değil, dünyada da benzer bir durum söz konusu. Yani burada tabii ne yazık ki ne istihdama ne eğitime ne iş gücüne katılıyor bu gençlerimiz. Büyük bir atıl güç. Orta vadeli program kapsamında da atıl iş gücünün iş piyasasına kazandırılması yönünde talimatları var OVP'de. Biz de bakanlık olarak bunu baz aldık ve bu gençlerimize birebir ulaşacağız. 3 yıl içerisinde de 450 bin NEET dediğimiz, hiçbir üretimde istihdamda bulunmayan gence ulaşacağız ve bunlara cep harçlığı vereceğiz. Cep harçlığı ile birlikte yaklaşık olarak yani ayda 19 bine yakın, şu an rakamı belirledik, 19.250 liraya kadar bir ücret alabilecekler. Gençlerimizi evden çıkarıp fabrikalara, iş yerlerine, atölyelere getirmemiz ve iş başında üretime katmamız bizim en büyük başarımız.

İŞE İLK ADIM PROGRAMI
Devletimizin gençlerin yanında olması kadar doğal bir şey olamaz. Yani biz başka türlü nasıl destek vereceğiz bu çocuklara? Hani diyoruz ya "kimseyi geride bırakmama" ilkesi, sosyal devlet ilkemizin en önemli ilkelerinden bir tanesi. Gerçekten burada NEET önemli bir grup. 3 yılda da yaklaşık 108 milyar lira bütçe ayırıyoruz bu programa. En önemli programlardan, projelerden bir tanesi de gençlerin işe ilk giriş deneyimini kolaylaştırmak amacıyla "İşe İlk Adım" programını uygulamaya başlayacağız. Burada da özel sektörde yaş aralığı çok önemli. Siz dediniz ya kimler faydalanacak? İlk kez işe giren 18-25 yaş arasındaki gençlerimizin asgari ücrete kadar olan desteğini, primlerini biz ödüyoruz. Devlet olarak bizler ödeyeceğiz. 3 yılda da inşallah 750 bin gencimizin istihdama kazandırılmasını hedefliyoruz. Burada ayırdığımız bütçe 215 milyar lira olacak.

6 ay boyunca işverenlerimizle şöyle çok hassas iletişime girdik çünkü sosyal diyalog kapsamında bu projenin tanıtımında TİSK, TOBB, MÜSİAD ve diğer TİM'e gittim. Özellikle birebir yönetim kurulu üyeleriyle görüştüm, projemizi anlattım ve burada destek vereceklerini söylediler. Ben tüm bu iş dünyamıza teşekkür etmek istiyorum. Kapılarını onlara açacaklar ve ama 6 ay çalıştıracaklar, tüm giderlerini biz karşılayacağız. Şimdi işveren olsanız siz bunu kabul etmez misiniz?

Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"-7

İŞKUR KAMPÜS VE EĞİTİMLER
İşveren örnek veriyorum 100 çalışandan 60-70'ini istihdam ederse ki niteliğini görecek 6 ayda tanıyacak. Belki beğenmeyecektir bazıların işine son verilecektir belki ama en azından bir grup içerisinden kendi hedefine uygun bir kitleyi seçmiş olacaktır. Biz bunu kazandırıyoruz. Son olarak da İŞKUR Gençlik Programımız var. Özellikle kamu üniversitelerinde okuyan gençlerimize maddi destek, biraz cep harçlığı vermek amacıyla haftanın 3 günü üniversitelerin kampüslerinin içerisinde... Örneğin eğer Spor Akademisi'nde okuyorsa spor tesislerinde, kütüphanede, böyle gençlerimizi zorlayacak programlar değil. Kontenjanlarımızı ayırdık ve 1 ile 3 gün arasında çalışarak 19.250 liraya kadar maddi destek alabiliyor. Yalnız burada süre önemli; 10 ay boyunca bu desteği verebiliyoruz.

Sadece bu maddi destek yanında aslında NIUP'ta da İşe İlk Adım'da da bu tüm programlarda gençlerimizi öncelikle bir ay boyunca eğitime alıyoruz. İş sağlığı ve güvenliği konusu, CV hazırlama, kariyer planlaması, psikolojik anlamda kendini tanıma gibi testlerle gençlerimizin böyle bir eğitim almasını da sağlıyoruz. Finansal okuryazarlık dersleri veriyoruz örneğin. Gelecekte en çok ihtiyaç duyulacak alanlardan bir tanesi bu. Bu eğitimleri verdikten sonra diyoruz ki üniversitelerde ne var? Veterinerlik Fakültesi'nde ben bir öğrenciyim, oraya gidiyorum hocamın yanına gidiyorum, işte oradaki çiftlikte hayvanlarla birlikte destek veriyorum. Haftanın 3 günü çalışabiliyorum ve ayda 19.250 liraya kadar destek veriyorum. Çok iyi bir rakam aslında. Bazen eleştiri de alıyoruz "çok yüksek veriyorsunuz" diye ama biz gençlerimizin her zaman yanında olmamız gerekiyor. Çünkü öğrencilik döneminde okumanın ne kadar zor olduğunu biliyorsunuz.

"GENÇLERİMİZ İÇİN KAPSAYICI, BÜTÜNCÜL BİR PROGRAM HAZIRLADIK"
Ne kadar çok bileziğe sahip olsak, olabilersek aslında gençlerimiz için onu öneriyorum. Çünkü tek bir yetenek, tek bir beceri şu anki iş dünyamıza yeterli değil. Yani sadece İngilizce bilmek değil belki bunun yanında işte Rusça, Çince ve diğer dilleri bilmek gerekiyor. Ama bu programda, yani güç programından İşe İlk Adım'a, mesleki yönlendirmeden NEET gençlerimize kadar her aşamada gençlerimiz için kapsayıcı, bütüncül bir program hazırladık. Yani gençlerimizin ihtiyaçlarını... Elbette şöyle bir eleştiri de yapmamızda yarar var: Tüm gençleri belki hedef grubumuza almamış olabiliriz. İşte ilerleyen zaman içerisinde projemiz o kadar esnek bir yapıya sahip ki, örneğin tarımda çalışan gençlerimize biz destek vereceğiz. Tarımdaki üretimde bulunan gençlerin sayısı ne yazık ki az çünkü artık yavaş yavaş sanayi toplumundan... Şimdi herkes, yüzde 70 nüfusumuz büyükşehirlerde yaşıyor. E kim üretecek? Kim serada çalışacak? Toprağı kim işleyecek? Bu yüzden gençlerin üretime katılması noktasında da en önemli ihtiyaçları olduğunu söylüyorum. Sadece benim aklıma gelen... İnşallah bu kapsamda da destek vereceğiz inşallah. Bu açıdan bizim için bu program hayırlı oldu. Ama eğer gençlerimiz harekete geçmezse, aileler gençleri bize yönlendirmezler ise o zaman bu kadar ayırdığımız kaynak da boşa gidecektir. 445 milyar lira, 3 yıl içerisinde 3 milyon genç istihdamını hedefliyoruz.

Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"-8

"EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI İLE İLGİLİ TOPLANTI PLANLANIYOR"
(Emekli aylıkları) Türkiye Büyük Millet Meclisi AK Parti Grubu konuya yönelik bir çalışma yürüttüğünü paylaşmak isterim kamuoyumuzla hem emekli vatandaşlarımızla emektarlarımızla ilgili toplantılar da yapıldıktan sonra konuya ilişkin bir açıklama yapılacağını hani son dakika diyorsunuz ya son dakika haberi olarak bunu vermemde bir sakınca yok. Artık en düşük emekli aylığıyla ilgili düzenlemeyi Meclisimiz gerçekleştirecek ve yasa tasarısına dönüştürüldükten sonra da bunu kamuoyuyla paylaşacaklar. AK Parti grubu toplanacak kendi değerlendirmelerini çalışmalarını yapacaklar ondan sonra da kısa süre içerisinde olacağını düşünüyorum meclisimize sunup mecliste çünkü yasal boyuta dönüştürmemiz gerekiyor. İnşallah o da emeklilerimize emektarlarımıza hayırlı olur.

Biliyorsunuz asgari ücreti tamamladık 2025 yılında yılının son aylarında 12 Aralık'ta başlattığımız ve asgari ücret tespit komisyonumuzun toplantıları sonucunda asgari ücreti belirlemiştik. Burada asgari ücret 28.075 TL olarak belirlendi yapılan bu artışla asgari ücrette geçtiğimiz yıla göre yüzde 27 oranında bir artış gerçekleşti. Ve 1000 lira asgari ücret desteği veriyorduk Bu rakamı da 1270 liraya çıkardık ve bunu işverenlerimize hem istihdamı koruma hem de geliştirme yönünde destek olarak vermeye de devam edeceğiz bunlar çok önemli. Bakanlık olarak size o süreçte siz de şahit oldunuz sizin genç arkadaşlarınız sahada olan arkadaşlarınız bizleri hep takip ettiler özellikle siz sosyal diyaloğun gereği olarak hem işçi kesimiyle hem de işveren kesimiyle hakemlik rolümüzün gereğini yerine getirmeye gayret ettik ve burada görüşmelerimizi kararlılıkla sürdürdüğümüzü ifade etmek isterim.

Tabii burada asgari ücret aslında doğrudan tüm çalışanlarımızı etkiliyor bunun yanında asgari ücrete bağlı olarak birçok farklı kalem var. Örneğin idari para cezası yaşlılık aylığı vesaire SGK primleri ya da ödemeleri tüm bunlar asgari ücretten etkileniyor bunu da belirlemiş olduk. Biliyorsunuz asgari ücrete kadar olan ücretten artık vergi almıyorduk bakın rakamı da belirledik bu kapsamda yaklaşık 1,1 trilyon liralık vergiden de vazgeçmiş oluyoruz bu uygulamayla birlikte rakamın büyüklüğüne dikkatinizi çekmek istiyorum.

Geçen yıl çok hareketli bir çalışma hayatı geçirdik siz de şahit oldunuz öncelikle kamu işçilerimizle ilgili düzenlemeyi gerçekleştirdik daha sonra 8. dönem toplu sözleşme görüşmelerimizi kamu görevlilerimizle memurlarımızla ve konfederasyonlarımızla gerçekleştirdik bu kapsamda aslında sosyal diyaloğun bize kazandırmış olduğu çok önemli bir etki oldu o da iletişim. Biz burada konfederasyonlarımızla özellikle 11 hizmet kolunda memur sendikalarıyla çok önemli mali özlük ve sosyal haklara yönelik kazanımlar sağladık yaklaşık 4,2 milyon memurumuzu ilgilendiren düzenlemelere ilişkin hem mali özlük haklarında 58 maddede hizmet kollarında da 311 maddede toplamda 369 maddede uzlaşma sağladık tıpkı 2024 yılında olduğu gibi ama buradaki madde sayısını biraz daha artırmış olduk. 2026 yılında işte yüzde 11 artış sağladık şu an memur emeklilerinin memurlarımızın alacağı maaşlarda bu yüzde 11 artış bir de enflasyon farkı var. Ve 1000 lira taban aylık artışı öngörülmüştü enflasyon farkının eklenmesiyle birlikte toplam zam oranı yüzde 18,60 olarak kamu personelimize yansıtılmış durumda.

"GELİR DESTEĞİNİ DAHA DA ARTIRMAMIZ SÖZ KONUSU"
Şimdi emekliler içerisinde çok farklı kitleler var yani en zengin kişiden en varsıl anlamda kötü durumda olan emeklilerimiz söz konusu. Ama biz bunları hep eşit yaklaşmak durumundayız. Şimdi öyle bir sistem kurgulayalım ki Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda da biz bunları tartışıyoruz Aile Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın vermiş olduğu sosyal yardımlar var sosyal destekler var çok önemli. Ama biz burada öyle bir model geliştirmek gayretindeyiz ki inşallah yakın zamanda belki Haziran ayında 2026 yılı içerisinde bu en düşük emekli aylığı durumu kötü olan vatandaşlarımıza bu gelir desteğini daha da artırmamız söz konusu oluyor böyle bir çalışma olduğunu söyleyebiliriz. Yani ama bunun nihai kararını tabii mecliste hep birlikte çalışarak diğer bakanlıklarımızla da Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda hep birlikte masaya yatırarak bu en düşük emekli aylığıyla ilgili kalıcı ne yapabiliriz onun gayreti içerisindeyiz.

Gençler için üretim zamanı! Bakan Işıkhan'dan "GÜÇ" programı açıklaması: "Hedefimiz nitelikli ve kalıcı istihdam"-9

"UZUN DÖNEMLİ BAKIM SİGORTASI"
Cumhurbaşkanımızın 2023 seçimlerinde seçim vaatleri arasında yer alan bir uygulama: Uzun Dönemli Bakım Sigortası. Aslında bu da bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Nasıl bir ihtiyaç? Şimdi yaşlı nüfusumuzun oranı yüzde 7'lerden yüzde 11 seviyelerine yükselmiş durumda. Yani şunu söylüyoruz; yaşlı nüfusumuz gittikçe artıyor ve nüfusumuzun içerisindeki aldığı pay da, pasta dilimi de daha da artacak. 2030 yılında daha da, 2050 yılında belki daha fazla yaşlı bir nüfusa sahip olacağız. Biz projeksiyonlarımızı buna göre yapmak zorundayız.

Şimdi yaşlı nüfusla birlikte tabii ki korunmaya, bakıma, yardıma muhtaçlık seviyesi de artacaktır. Tıpkı nasıl bir bebeğin eğitimi için özel bir sistem gerekiyorsa, yaşlıların bakımı için de muhtaçlık kriterlerini göz önüne alarak bir bakım sigortasını hayata geçirmemiz gerekiyor. Özellikle 1900'lü yıllardan Avrupa'nın birçok gelişmiş ülkesinde, Japonya dahil, uygulanan bir sigorta kolu. Bu sigorta kollarının sağlayacağı avantajlara değineceğim ama özellikle biz bunu projeksiyonlarımızla Sosyal Güvenlik Kurumu'ndaki uzmanlarımızla masaya yatırdık. Ve yakın zamanda dünya örneklerini inceleyerek Türkiye'ye özgü nasıl bir uzun süreli bakım sigortası kurgulayabiliriz, bunun gayreti içerisindeyiz.

"YAŞLILARIMIZA MADDİ DESTEK SAĞLAYACAĞIZ"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak biz riskleri önceden belirlememiz lazım. Gençlere yönelik biz bu adımları atmazsak gelecekte risklerle karşılaşabiliriz. Eğer biz yaşlılarımızın sayısının artmasıyla birlikte, yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte eğer biz bu önlemleri alamazsak, yarın yaşlı nüfusumuz bir sorun olarak karşımıza gelecek. Hayır; çağdaş, akıllı devlet bunun gereğini yapmak zorunda, biz de yapıyoruz Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde. Ve burada özellikle neden ihtiyaç duyuluyor diye düşünülebilir? Aslında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın sunmuş olduğu bakım hizmetiyle Sağlık Bakanlığımızın sunmuş olduğu sağlık hizmetlerinin bir bileşeni olarak düşünelim. Biz buralardan yararlanan vatandaşlarımıza, yaşlı vatandaşlarımıza, emeklilerimize maddi destek sağlayacağız, sigorta kapsamına alacağız ve hangi ihtiyaç türü, muhtaçlık durumuna göre nasıl bir bakım aldıysa o bakımın maliyetini karşılayacağız.

Uzun süreli bakım sigortasını biz öncelikle Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun gündemine getireceğiz. Biz hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz. Bu alanda sivil toplum kuruluşlarımız, üniversitelerimiz, akademisyenlerimiz, uygulamada bulunan profesyonellerin tüm paydaşların desteğini ve görüşünü almak zorundayız yakın bir zamanda. Genel Sağlık Sigortası'nda nasıl tüm nüfusu bir sosyal güvence şemsiyesine aldıysak, burada da uzun süreli bakım sigortasıyla hem aileleri hem de yaşlı vatandaşlarımızı biz bu sosyal güvenlik şemsiyesi altına almak zorundayız.

"BORÇLU BELEDİYELERDEN 62,7 MİLYAR LİRA TAHSİLAT YAPILDI"
Cumhurbaşkanımız 16 Temmuz 2024 tarihinde belediyelerin borçlarını ödemeleri konusunda bir çağrı yapmıştı. O çağrıya uyan belediyelerimizle biz masaya oturduk ve ödeme planlarını gerçekleştirdik. Biz her zaman sosyal diyalogdan yana olduk, hiçbir parti ayrımı gözetmeksizin; onun özellikle altını çizmek istiyorum. Çünkü ben Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sürdürülebilirliğinden sorumlu bir bakan, bir kardeşinizim. Eğer biz bu tahsilatı gerçekleştiremezsek, havuzu iyi bir şekilde işletemezsek burada krizlerle karşı karşıyayız. 250 milyara yaklaştı. Birçok belediye, örneğin 161 belediye 33 milyar 600 milyonluk borcu için 226 adet tecil talebinde bulunan belediyelerimiz de oldu. Biz hala kapımızın açık olduğunu tekrar sizin aracılığınızla da vurgulamak istiyorum. Aksi takdirde tecil ve e-mevduat haczi işlemlerini başlatmak zorundayız. Çünkü bizim burada sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği için de gelire ihtiyacımız var. En son 62,7 milyar tutarında bir tahsilat gerçekleşti bu rakamların dışında.

"2025 YILINDA 46 BİN KANSER HASTASININ TEDAVİSİNİ KARŞILADIK"
Meclis'teki bütçe plan konuşmasında da ifade ettim, Genel Kurul'a hitapta da söz ettim; 2025 yılında 455 adet yurt içi ruhsatlı, 19 adeti de yurt dışından temin edilmek üzere toplam 474 adet ilacı geri ödeme listesine ekledik. Bu bir yılda, sadece 2025'te. Bu ilaçlar arasında sizin de ifade ettiğiniz gibi 69 adet kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar, 33 adet hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaç, 17 adet diyabet tedavisinde kullanılan ilaç, 12 adet de kan ürünü, 9 adet de astım ve KOAH hastaları için planladığımız bir ilaç var.

2025 yılında da özellikle farklı kanser türüne sahip 25 alt kanser türündeki ilaçları da geri ödeme kapsamına aldık. Böylelikle 2025 yılında yaklaşık 46 bin kanser hastasının tedavisini karşılamış olduk. Hani ifade ettiğim sosyal güvenlik reformu niçin önemlidir; sosyal güvenlik reformuyla aslında Türkiye, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sağlıkta ve sağlık hizmetlerinin sunumunda müthiş bir reforma imza atmış oldu. Eğer o sosyal güvenlik reformunu gerçekleştirememiş olsaydık yine dağınıklık söz konusu olacaktı ve bütünleşik bir sistem yürütemezdik. Biz burada özellikle Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve bakanlığımızı temsilen sağlık komisyonumuz var. Vatandaşlarımızın taleplerini biz dikkate alıyoruz, bu çok önemli. İstirham ediyorum; vatandaşlarımızın özellikle sıkıntı yaşadıkları böyle nadir hastalıklar ve diğer hassas konuları içeren hastalık türleri olabilir, biz her zaman onların yanında olmaya gayret edeceğiz. Neyle başladık bakın; kistik fibrozis hastalığına neden olan semptomları gidermek için bir ilacı geri ödeme kapsamına aldık. Çünkü bizim için önemli olan hastalarımızın şifa bulmasıdır, onlara destek vermemiz söz konusu.

"Bunun yanında SMA hastaları için 2017 yılından beri geri ödeme kapsamına aldığımız ilaçlarımız var. Hemofili A hastasında evde kolaylıkla deri altına uygulanan ilaçları geri ödeme kapsamına aldık. Ve bunun yanında pulmoner arteriyel hipertansiyon tedavisinde kullanılan ilaçları geri ödeme kapsamında aldık. Sizler fark ediyorsunuzdur; şimdi şehir hastaneleri nasıl bir hizmet sunuyor? Otel konforunda. Gittiğinizde, ayak bastığınız andan itibaren doktorlarımız, hemşirelerimiz, sağlık personeli... Huzurlarınızda hepsine teşekkür etmek istiyorum. Vatandaşlarımızın derdine çare oluyorlar, hastalıklara şifa bulmaya çalışıyorlar. Bu noktada aslında geldiğimiz nokta bizim... Ve tedavi görüyoruz değil mi? Ve ücret ödemeden, belki çok az ücret ödeyerek o da maaşımızdan kesiliyor emekli maaşımızdan, ödenerek hastaneden çıkıyoruz. Neredeyse ücretsiz olarak vatandaşlarımıza sunduğumuz bir sağlık hizmeti söz konusu. Bunun yanında burada toplamda 8,888 adet ilaç geri ödeme kapsamına alındı. Bunların 916 adeti, 820'si yurt içinde 96'sı yurt dışından kanser tedavisinde kullanılan ilaçlardır bugüne kadar.

"BİR İLACI DAHA GERİ ÖDEME LİSTESİNE ALIYORUZ"
6 Ocak 2026 itibarıyla geri ödeme listesinde 8,476 adet yurt içi ruhsatlı şeylerimiz var. Bunları kapsam içine alıyoruz. Bu yıl da özellikle not aldım: Enzim eksikliğiyle gelişen Fabry hastalığı tedavisinde oral kullanım kolaylığı sağlayacak olan ilaca da hastalarımızın erişimine sunacağız. Bunu da inşallah geri ödeme kapsamına alacağız. Ocak ayındaki ilk geri ödeme listesine aldığımız ilacı TRT Haber kanalıyla bunu da kamuoyuyla, vatandaşlarımızla paylaşıyoruz. Ama şu yönde de koruyucu hekimlik anlamında şunu da altını çizmemiz gerekiyor: Kanser vakaları gittikçe artıyor. Yani artık beslenmeden tutun obeziteye kadar; manyetik alanlara, telefonlara, bilgisayarlara maruz kalıyoruz. Özellikle kulak ve baş bölgesindeki kanser vakalarında müthiş bir artış söz konusu. Biz şunu söylememiz lazım; mümkün olduğu kadar sağlıklı düzenli beslenmek çok önemli. Obeziteyle mücadele etmek; ancak bu bizim için çok önemli.

Programımızın açılışını Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdik ve programımızın, Güç Hamlemizin, İstihdam Hamlemizin ayrıntılarını kısa da olsa paylaşma fırsatımız oldu. Ben TRT Haber'e çok teşekkür etmek istiyorum. Gençler artık evde oturmasınlar, üretime katılsınlar. Türkiye'nin rekabet gücüne ihtiyacı var; bu rekabet gücünü sağlayacak da gençler olacaktır. Daha çok kadını, daha çok genci, daha çok engelli istihdama katmamız gerekiyor. Ben en son dilek olarak da onların yanında olduğumuzu, İŞKUR olarak sosyal güvenlik sisteminin bir parçası olarak da her zaman vatandaşlarımızın yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Onlara da sağlıklı, huzurlu, başarılı bir yıl temenni ediyorum.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler