Takvim

Vav TV Canlı Yayın
  • Ekonomi
  • 04.03.2021 15:22
  •  - 
  • Son Güncelleme:
  •  
  • 04.03.2021 16:25
ABONE OL

Emine Erdoğan'dan Turkuaz Medya tarafından düzenlenen Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'nde önemli açıklamalar

Turkuaz Medya tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi önemli katılımcıları ağırladı. Başkan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Turkuvaz Medya tarafından düzenlenen '2'nci Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'ne videokonferans yöntemiyle katıldı. Başkan Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, kadınların özel ve kamusal hayatını dengeleyen çözümler üretmeye devam edeceklerini belirterek, "Toplumsal dokumuzla ahenkli, milli benliğimizi merkeze alan yaklaşımlarla ilerleyeceğiz ve inanıyorum ki bu topraklarda artan kadın gücü, küresel sorunların çözülmesinde de büyük katkı sağlayacak" dedi.

AA
Güçlü Türkiye’nin güçlü kadınları buluştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, 2023 hedefleri için atılan adımların gücünün kadınlardan geldiğini söyledi. Turkuvaz Medya Grubu'nun yazılı basındaki amiral gemisi Sabah Gazetesi tarafından bugün (4 Mart 2021, Perşembe) düzenlenen 'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'ne bir video ile katılan Emine Erdoğan, Türkiye'nin 2023 yılı hedeflerine ilerlerken, kararlı adımların gücünün kadınlardan geldiğini vurguladı.



Emine Erdoğan, "Türkiye, yakın zamanda yaptığı atılımlarla dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olmuştur. Kazandığımız her başarı, ülkemizi hak ettiği konuma yaklaştırıyor. Bu başarıda, bilhassa kadınlarımıza çok şey borçluyuz. 2023 yılı hedeflerimize ilerlerken, kararlı adımlarımızın gücü de, yine kadınlarımızdan geliyor. Bugün, bu zirveye katılan ve birbirinden harika işlere imza atan kadınlarımız, hepimiz için sonsuz bir ilham kaynağıdır. Yaptıkları işler, gelecek güzel günlerin teminatıdır" dedi.

'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'nde, olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirten Emine Erdoğan, Türkiye'nin bunca başarılı kadınını bir araya getiren, Turkuaz Medya Grubu'na teşekkür etti. Erdoğan, zirvenin, tüm kadınlar için başlı başına, bir ilham kaynağı olacağına inandığını dile getirerek şunları söyledi:

"Kadınlarımız, spordaki başarılarıyla İstiklal Marşımızı tüm dünyaya dinletiyorlar. İş dünyasındaki başarıyla ülke ekonomisini, küresel yarışlara taşıyorlar. Sanattaki başarılarıyla, dünyayı anlamlandırıp güzelleştiriyorlar. Bilim alanında yaptıklarıyla, milli teknoloji hamlesine kuvvet veriyorlar. Akademideki başarılarıyla, bilim neferleri yetiştiriyorlar. STK'lara gönüllerini vererek, yaraları sarıyorlar."

Tüm bu kadınların, medar-ı iftiharımız olduğunu söyleyen Erdoğan, "Dünya, her gün yeniden kuruluyor. Ülkeler soluksuz bir şekilde birbirleriyle yarış halindeler. Bilhassa içinden geçtiğimiz bu zorlu günlerde, dünyanın makas değiştirdiğini hepimiz görüyoruz. Bugün en çok çalışıp en çok yenilik getiren, yarının hakimi olacak. İşte biz bu yarışta, son derece özel karaktere sahip kadınlarımızla koşuyoruz" dedi.

'MODERN DÜNYANIN BASMAKALIP MODELLERİNE SIKIŞMAYALIM'
Tarih boyunca, toplumun maddi-manevi ihtiyaçlarından tutun, vatan müdafaasına kadar, kadınların üstün görevler yerine getirdiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sadece Bacıyan-ı Rum teşkilatının varlığı bile, ilham almaya, bize güç vermeye yeter. İstiklal Harbi gibi, dünyanın sayılı zaferlerinden biri, kadınlarımızla omuz omuza kazanılmıştır. Dünyanın birçok ülkesinden çok daha önce, seçme ve seçilme hakkına mazhar olmuşlardır. Dolayısıyla, kendi coğrafyamıza bakarken, yine kendi gözlüklerimizi kullanmalıyız."

Modern dünyanın basmakalıp modellerine sıkışıp kalınamayacağını vurgulayan Erdoğan, kadınların özel ve kamusal hayatını dengeleyen çözümler üretmeye devam edileceğini kaydetti. Erdoğan, "Toplumsal dokumuzla ahenkli, milli benliğimizi merkeze alan yaklaşımlarla ilerleyeceğiz. Ve inanıyorum ki, bu topraklarda artan kadın gücü, küresel sorunların çözülmesinde de, büyük katkı sağlayacak. Kadınlar, karar verici mekanizmalarda artan sayılarla yer aldıkça, dünyanın gidişatı olumlu yönde etkilenecek" diye konuştu.



KADIN VE GENÇ GİRİŞİMCİLERE 822 BİN DOLAR KREDİ
Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan da video ile katıldığı zirvede, her 8 Mart'ın kadının statüsü ile ilgili nerede olunduğunu değerlendirme ve bu alandaki toplumsal farkındalığı artırma anlamında imkan verdiğini dile getirerek, Eximbank aracılığıyla kadın ve genç girişimcilere 2020 yılında toplam 822 bin dolar kredi verildiğini ve sevk öncesi ihracat kredisi döviz kredilerinde 25 baz puan indirim uygulandığını vurguladı. e-ticaret.gov.tr adresinden erişilebilen Elektronik Ticaret Bilgi Platformu ve E-Ticaret Akademisi'nin de vatandaşlara ve kadın girişimcilere katkı sağladığını söyleyen Pekcan, "E-ticaret akademisindeki bu eğitimlerden bugüne kadar 42 bin üzerinde kullanıcı faydalanmış olup bu sayının yaklaşık yarısını yüzde 46'sını kadınlarımızın oluşturması da oldukça memnuniyet vericidir" dedi.

Kadınların özellikle kırsal bölgelerde, kooperatifler aracılığıyla ekonomik hayatta çok daha etkin roller üstlenebileceğini belirten Pekcan, şunları söyledi:

"Desteklenmesi KOOP-DES Programımızı kadın kooperatiflerine odakladık. Ortaklarının çoğunluğu kadınlardan oluşan ve kadın emeğini değerlendirme amacı güden kooperatiflere finansman desteği sağlıyoruz. Bu Program kapsamında 2020 yılında faaliyet gösteren 139 kadın kooperatifinin 149 projesine; 14 milyon 500 bin TL üzerinde hibe desteği verdik."

Pekcan, "Birleşmiş Milletler, bu yılın Dünya Kadınlar Günü ana temasını 'Kadın Liderliği: Kovid-19 dünyasında eşit bir geleceğe ulaşmak' olarak açıklamıştır. Kadınların daha eşitlikçi olanaklara sahip olabilmeleri için bizzat kadınlar tarafından başlatılacak girişimler ve liderlik önem arz etmektedir. Ülkemizin bugüne kadar kadının statüsünün korunması ve geliştirilmesi noktasında çok önemli kazanımları ve başarıları olmuştur. Bunları hep birlikte çalışarak, çok daha ileri noktalara getirmek için gayretlerimizi sürdürmeliyiz" dedi.

Ticaret Bakanlığı'nın kadınları desteklemeye yönelik projelerini anlatan Pekcan, Kadın Girişimci Network Projesi çerçevesinde bugüne kadar 47 ilde yaklaşık bin 400 kadın girişimciyi bir araya getirdiklerini söyledi. 2019 sonunda hayata geçirdikleri ve pandemi ile birlikte 'online' ortama taşıdıkları Export Akademi Programı çerçevesinde 16 eğitime 4 binin üzerinde girişimci katıldığını dile getiren Pekcan, "Bu Projelerimizin, Uluslararası Ticaret Merkezi'nin SheTrades Outlook platformu tarafından iyi uygulama örnekleri arasında gösterilmiş olması bizi ayrıca memnun etmiştir. Ulusal Kadın İhracatçı Network Platformu ve Melek Yatırımcı Platformu gibi yeni platformlarla ilgili çalışmalarımız da sürmektedir" dedi.

KADIN KOOPERATİFÇİLİĞİNE YENİ PROJE GELİYOR

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk da zirve katılımcılarına online olarak seslendi. Selçuk, kadın kooperatifçiliğini destekleme konusunda bir müjdeyi de zirvede paylaşarak "Kadınların kooperatif yoluyla güçlendirmesi için yeni proje hazırlığımız var. Bu yıl başlanacak projeyle hem kurum kapasitesi güçlendirilecek hem de eğitim ve danışmanlık hizmetleri artırılacak" dedi.

Selçuk, konuşmasında hem kadın haklarını artırmak hem de kadınların sosyal ve ekonomik olarak güçlendirme yönünde adımlar atılması gerektiğini belirterek, bunun yolunun ise kadınların onur ve şahsiyetini korumaktan geçtiğini vurguladı. Selçuk, "Kadına yönelik şiddet istikbalimize zarar veren en önemli nedendir. Şiddete karşı mücadelemizi sıfır toleransla etkin şekilde yürütmekteyiz ve buna devam edeceğiz" dedi.

Son 18 yılda kalkınma ve ilerleme hamlesinde kadınların emeği ve çabasının çok önemli rol oynadığını belirten Selçuk, şunları söyledi:

"Maalesef insanların inançlarından dolayı zulme uğradığı dönemler de oldu. Başörtülüler okulların kapılarından çevrildi, çalışma okuma haklarından mahrum edildiler. 28 Şubat'ın karanlık dönemi yine kadınların kararlı mücadelesiyle tarihe gömüldü. Bu mücadeleyi hep birlikte verdik."

Kadınların eğitimden sağlığa istihdama her alanda ayrımcılığa uğramaması ve karar alma mekanizmalarına katılımı için çalışmalarını sürdürdüklerini söyleyen Selçuk, pandemi döneminde özellikle sağlık alanında kadınların genel sağlık sigortası sistemi sayesinde hizmetlere erişim imkanlarını geliştirdiklerini dile getirdi. Kadınların eğitiminin gelecek kuşakların eğitimi demek olduğunu ve aile kurumunun güçlendirilmesi için de kadın eğitiminin çok önemli olduğunu vurgulayan Selçuk, şöyle konuştu: "Bu alanda büyük ilerlemeler kaydettik. Kız çocuklarının eğitimi desteklenmesi, şartlı eğitim yardımları ile yoksul kız çocuklarımızın eğitimini daha fazla teşvik ediyoruz. Sayın hanımefendi Emine Erdoğan'ın himayesindeki kampanyalarla da kadınların okuryazarlık oranını, çocuklarımızın her seviyedeki okullaşma oranı daha da yükseldi. Sadece yüksek eğitimde okullaşma oranını 3 kattan daha fazla arttırdık."

FİNANSAL OKURYAZARLIK SEMİNERLERİ ARTACAK
Çalışma hayatına katılımı artırmak için finansal okuryazarlığı güçlendirmek ve farkındalığını artırmak amacıyla seminerler düzenlediklerini belirten Selçuk, "Finansal okuryazarlık seminerlerinde 81 ilde 470 bin vatandaşa ulaştık. Türkiye nüfusunun yarısının kadın olduğu göz önüne alındığında, ekonomik kalkınmada kadınların önemi ortaya çıkıyor. Kadınların iş hayatında daha güçlü aile hayatı uyumunu sağlaması için birçok yasal düzenleme yaptık. Kısmi süreli çalışma, analık izni, doğum izin hakkı, esnek çalışma gibi birçok uygulamaları ve teşvikleri hayata geçirdik. İstihdama ilişkin hedefleri ulusal istihdam stratejisinde belirledik. İşkur ve Çalışma Genel Müdürlüğü olarak aktif işgücü piyasası, mesleki eğitim kursları düzenliyoruz. Girişimcilik eğitim programları da düzenliyoruz. 2002'den bugüne açık işlere yerleşen kadın sayısı 300 kat arttı. Ve işe yerleşen kadın sayısı 3 milyona yaklaştı. Kadın istihdamını ve işgücü katılım oranını artırmak en temel hedeflerimizden.12 yılda yaptığımız çalışmalarla 216 bin kadın girişimcilik eğitimi aldı. Kadın girişimci oranı yüzde 16'den yüzde 20'ye yükseldi" dedi.

Selçuk, kadın girişimciliğini büyütmenin en güzel örneklerinden birinin kadın kooperatifçiliğinin geliştirilmesi olduğunu belirterek şunları söyledi:

"Tarım ve Orman ile Ticaret Bakanlığı ile güçlü dayanışma içindeyiz. İllerde kadın kooperatifçiliği çalışma grupları oluşturduk. Çalışmalarla 5 bölgesel toplantı yaptık. 642 çalıştayda eğitim ve bilgilendirme etkinliği gerçekleştirdik. Kooperatif sayısı 2020 yılında 2019'a göre yüzde 27 arttı. Kadınların kooperatif yoluyla güçlendirmesi için yeni proje hazırlığımız var. Bu yıl başlanacak projeyle hem kurum kapasitesi güçlendirilecek hem de eğitim ve danışmanlık hizmetleri artırılacak."

Açılış konuşmalarının ardından başlayan 'Siyasette Kadın' başlıklı ilk panel AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece'nin katılımı ve Cansın Helvacı moderatörlüğünde gerçekleştirildi.

AK Parti Grup Başkan Vekili Özlem Zengin, dünden bugüne özellikle kadın meselesinde, çok meşakkatli bir yoldan gelindiğini ve çok iyi işler yapıldığını söyledi. Türkiye'nin siyasette kadın konusunda da çok yol aldığının altını çizen Özlem Zengin, "Kadınlar ve siyaset konuşulurken ben çok sevmesem de hep rakamlar üzerinden gidilir. Bir boyutu ile bu rakamlar gelinen noktayı göstermesi açısından önemlidir. Ancak ben seçilmiş kadınlar kadar, seçmen olan kadının siyasete etkisini çok önemsiyorum. Örneğin anket sonuçlarına baktığımızda Ak Parti'ye belirgin bir şekilde kadın seçmenin oy verdiğini görüyoruz. Bir partinin kadın kimliğinin öne çıkmasında seçmenin ona olan teveccühünün çok önemli olduğunu düşünüyorum. Kadınlar daha farklı düşünce sistemiyle oy veriyor. Kadınları gelecek için, çocukları için, yaşadığı çevre için daha uzun vadeli karar veriyor. Bence Türkiye siyasetinin geleceği de kadın seçmenin elinde. Kim kadınları anlarsa ve bu paralelde siyaset geliştirirse seçimi kazanma şansı olur" dedi.

Diyarbakır annelerinin kendisi için çok derin bir hüzün olduğunu ifade eden Zengin, TBMM'nin toplumu ilgilendiren konularda ortak akıl üretmesi gerektiğine dikkat çekti. Kadına şiddetin engellenmesi konusunda hem milletvekili olarak hem de avukat olarak ciddi bir çaba sarf ettiğini anlatan Özlem Zengin, geçen aylarda yaptığı bir açıklama nedeniyle kendisinin de şiddete maruz kaldığına dikkat çekti. Özlem Zengin, "Ben münferit bir olaya, tek bir şehirdeki tek bir olaya itiraz ederek, böyle bir olayın hiç yaşanmadığını söyledim. Cümlem evrilip çevrilerek bana da şiddet uygulandı" dedi.

Özlem Zengin, "Kadına şiddet kanunla, yönetmelikle ama en önemlisi zihniyetle çözülebilir. Toplum bilinçlenir, zihniyet değişirse kanunlar o ilmeği çok rahat bir şekilde alır ve hızla ilerletir" diye konuştu.

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Ak Parti'nin kurucu üyeleri arasında olduğunu hatırlatarak, "Ben mühendisim. Üniversite sonrasında özel sektöre girdim ve çalışma hayatımın 15'inci yılında yani 2001'de Türkiye'de büyük bir kriz yaşandı. 1994 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın İBB Başkanı olduğu dönemde eşimle birlikte sandık müşahitliği yapmıştık. O zamanlarda Türkiye'nin ancak İstanbul gibi yönetilirse normalleşeceğini düşündük ve Ak Parti'nin kurucuları arasında yer aldık. Ülke doğru yönetilsin ve bizim de çorbada tuzumuz olsun istedik. Vekil olma sürecinde de Büyükşehir Belediye Başkanı olma sürecinde de büyük bir dirençle karşılaştım. Kadından vekil olmaz dendi. Aslında korkunç bir önyargı ile buralara geldik. Toplumda büyük bir zihinsel değişim yaşandı" dedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ayşe Ayşin Işıkgece, Zirve'ye gönderdiği video mesajında, Türkiye için tarım ne kadar önemliyse tarım için de kadının o kadar önemli olduğuna dikkat çekti. Ayşe Ayşin Işıkgece, şunları söyledi:

"Avrupa'nın en büyük tarımsal gücü olmamızda kadınların emeği var. Üreten kadın, büyüyen Anadolu demektir. Sürdürülebilir üretimde de en önemli rol kadınlarındır. Tarım ve Orman Bakanlığı olarak projeleri seçim aşamasında ilave puanlar vererek kadınların öne çıkmasını sağlıyoruz. Kadın girişimciliğinin güçlenmesi için eğitim ve destekler veriyoruz, projeler yürütüyoruz. Sektörümüzde fırsat eşitliği hayatın gerçeği olana kadar pozitif ayrımcılık yapmaya devam edeceğiz ve bundan gurur duyuyoruz."

Daily Sabah Köşe Yazarı Merve Şebnem Oruç, kadınların sadece 8 Mart'ta hatırlanıyor olmasına karşı olduğunu söyledi. İş dünyası deneyiminin ardından 40 yaşında 2013 yılında gazeteciliğe başladığını belirten Merve Şebnem Oruç, "İş dünyasında da normal hayatta da kadınların yaşadığı sorunları çok net biliyorum. Üniversite ve iş dünyasında yaşadıklarımla beraber dışarıyı ve kendi hayatımı karşılaştırdığımda ciddi anlamda mobing gördüğümüz, erkeklerin daha ön planda olduğu aşikar... Niteliği artırmak ve kadın yöneticileri öne çıkarmak gerektiğine inanıyorum. Dünya için adalet özgürlük isteyenler kadının yerini tanımlayamadı, hiçbir grup buna yönelik bir söylem geliştiremedi. Artık bu konuda adım atmalıyız" dedi.

BU AY KADINLARIN E-TİCARET SİTESİNDE E-İHRACAT BAŞLIYOR
'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'nin 'İş Hayatında Kadın' konulu ikinci paneli Sabah Gazetesi Ekonomi Müdür Yardımcısı moderatörlüğünde gerçekleştirildi.

Demsa Grup Yönetim Kurulu Başkan Vekili Demet Sabancı Çetindoğan, online bağlandığı Zirve'de sadece kadın üreticilerin ürünlerinin satıldığı e-ticaret sitesini 18 Kasım 2020'de hayata geçirdiklerini hatırlattı. Çetindoğan, "36 ilimizden 9 bin ürünü olan üretici ve girişimci kadınların ürünleri sitemizde. Bu siteyi kurarken sadece Türkiye içinde üretim yapalım, üretimi Türkiye'de buluşturalım diye yola çıkmadık. Ürünler zaman içinde yurtdışında da tüketiciyle bulaşabilsin istedik. Mart ayı bitmeden yurtdışından da tüketicilere Türk kadınlarımızın ürünlerinin satış platformu haline gelmiş olacağız" dedi.

Böylece sadece e-ticaret değil e-ihracat da yapmış olacaklarını kaydeden Çetindoğan, şöyle konuştu:

"Bir önemli nokta da üretici kadınlarımızın şehirlerini ziyaret ederek iç turizme destek ve kültür transformasyonuna aracılık etmekti. Bir ürünü aldığımız zaman o ürünün üretildiği il hakkında kısa bir video gösteriliyor. İlginizi çektiği anda hemen seyahat acentesi linkine geçip anında rezervasyon yapıyorsunuz. Hem şehri hem de arzu ederseniz üretici kadının atölyesini ziyaret ediyorsunuz. Kadın gücü ben değil, biz olmaktır."

ÜST DÜZEY VE MÜHENDİSLİKLE KADIN ORANI YÜZDE 17,4
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, bu tür etkinlikleri farkındalık açısından çok doğru bulduğunu kaydederek "Ne kadar konuşursak söylersek o kadar farkındalık artıyor. Bana dün bir iş başvurusu maili geldi, başvuran ben erkek mühendisim diye tanımlamış. O kadar çok kadın mühendis diyoruz ki erkek diye atınca şaşırdım. Türkiye'nin Mühendis Kızları projesinde 6'ıncı yıla girdik. Türkiye'nin mühendis kızları hem büyüyor, hem farkındalık artıyor. Çanakkale Köprüsü, Kuveyt, elektrik dağıtım şirketlerimizde çok ciddi kadın mühendis yetiştiriyoruz"" dedi.

UNDP ile de proje yürüttüklerini söyleyen Özdemir, şöyle devam etti: "Finansal alanda da Garanti BBVA ile birlikte 'gender load' yaptık, Şirkette kadın sayısını artırdıkça, verdikleri faiz oranı düşecek. Türkiye'de ikinci kez biz uyguluyoruz. Bunu hep söylüyoruz bir teşvik olmalı. Mühendis kızlarımız için de sadece burs yetmez en önemli şey iş bulmak. Bu kızları mezun ettikten sonra Türkiye'de yurtdışında iş bulma imkanı yaratmaya çalışıyoruz. Bizim 50 binin üzerinde çalışanımızda kadın oranı yüzde 12, ama yüzde 10'dan bu noktaya çıkardık. Üst düzey yöneticilik ve mühendislikle ise yüzde 17,4 ile dünya ortalamasının üzerindeyiz."

Kütahya Porselen Yönetim Kurlu Başkanı Sema Güral Sürmeli, kendilerinin en büyük şanslarının bir Anadolu ailesi olmaları olduğunu dile getirerek, "Anadolu'da ataerkil aileler olduğu düşünülür. Ama rahmetli babaannemin çok güçlü bir duruşu vardı ve anaerkil bir yapıya sahibiz. Büyütülürken kız veya erkek olarak değil evlat olarak büyütüldük, öyle değer gördük. Değer gören bir ailede büyüdüğümüz için önümüz hep açık oldu" dedi.

Şirketlerindeki kadın yöneticilerine pozitif ayrımcılıkla mı yükseldiği sorusunun sürekli sorulduğunu kaydeden Sürmeli, pozitif ayrımcılığın elbette etkisi olduğunu, ama tüm kadınların o kademelerde hakettikleri için yer aldıklarına dikkat çekti.

'EĞİTİM TOPYEKÜN DEĞİŞMELİ'

Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ kadınların sadece zeka ve donanımla değil, eşit şartlara sahip olmasıyla kalkınmanın mümkün olacağını dile getirerek, eğitimin dönüştürücü gücü çok kıymetli olsa da yeterli olmadığını belirtti. Dağ, bilinç dönüşümünün oluşması için eğitimin topyekün değişmesi gerektiğini kaydederek, pandemiyle oluşan yeni dünyanın fırsatlarının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Dağ, "Ben çok şanslı bir sektördeyim. Yüzde 60 kadın, ama karar mercilerine baktığınızda bu oran yüzde 25-30'lara, yönetimde yüzde 14'lere geriliyor. Bu acı ama bunu değiştirip dönüştürmemiz gerekiyor. Biz yüzde 85 kadın çalışan ve yüzde 74'leri bulan kadın yönetici oranıyla mucizevi bir işe imza atıyoruz."

'74 İLDE KADINLAR POMPANIN UCUNDA'
Opet Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Öztürk de online katıldığı Zirve'de kadınların daima heyecanını koruyabilmesi ve azmini yitirmeden inatla ben varım diyebilmesi gerektiğini dile getirerek şunları söyledi:

"13 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra eşimle akaryakıt sektörüne atıldık. Sektöre girince, 'insanı öne çıkarır ve memnun edersek görevi en güzel şekilde yapmış oluruz' diyerek insana yönelik projeler oluşturmaya başladık. Ve bunların her biri ülkede katma değer yarattı. Şu an 74 ilde akaryakıt istasyonlarında pompa ucunda kadınlar çalışıyor. Çünkü kadının elinin değdiği yerde fark mutlaka oluyor. Başlangıçta karşı çıkan bayiler sonrasında kadın istihdamını arttırdılar" dedi.

'KADIN VE ERKEK KONUSUNDA EŞİTSİZLİK YOK'
Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Sn. Pelin Akın Özalp ise Akfen de 10 yıldır kadın meselesi üzerine konuştuğunu, ama artık söylemini değiştirmeye karar verdiğini söyledi. Akın, "Kadın ve erkek konusunda eşitsizlik olmadığını düşünmeye başladım ve bu yönde savunma yapmak istiyorum. Ne kadar eşitsizlik olduğunu söylersek, o kadar örneklere rastlıyoruz. Zaten kadınların farklılıkları iş hayatında, sosyal hayatta ya da evde yadsınamaz şekilde ortaya çıkıyor. Erkeklerin domine ettiği ortamda hem kadın hem de en genç olmanın zorluklarını yaşadım. Konuşmayıp, dinleyip fikirlerimi kendime sakladım. Ama şu an Türkiye'nin geldiği noktada kadınların daha aktif olması cesaretlendiriliyor. Şimdi söylemlerimizi daha cesaret verici şekilde şekillendirmeliyiz" dedi.

'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi' Sabah&Daily Sabah Yazılı Medya, İcra Kurulu Üyesi Reklam Genel Müdürü Ceyda Uzman'ın açılış konuşmasıyla başladı. Uzman, Türkiye'de kadınların öneminin dünya ülkelerine göre çok daha erken fark edildiğini ve haklarının yasalarla koruma altına alındığını dile getirerek "Türkiye'den tam 11 yıl sonra Avrupa'da İtalya ve Fransa'da, 36 yıl sonra İsviçre'de kadınlara seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. O dönemden bu yana kadın dernekleri, STK'ların yürüttüğü faaliyetler kadınların her dalda ilerlemesine olanak sağlamış, kadınlar hayatın her sahasında kendini yer edinmiştir. Türk kadınları en zor şartlarda dahil erkeklerin yanında yer almış Kurtuluş Savaşı'na destek vermiştir. Bugün bu büyük kadınlarımızı saygıyla anıyoruz. ILO'nun 2017 dünya istihdam raporuna göre dünyada çalışan kadın istihdam onarı yüzde 49,4 üreten kadınların hızla arttığını görüyoruz. Türkiye'de 2002'de çalışan kadın sayısı 6 milyon 122 bindi. 2019'da bu rakam 8 milyon 924 bine ulaştı. Bu yüzde 45,8'lik artışa denk gelmektedir. Bugün burada bir arada olmamız da ülkemizin Türk kadınlarına verdiği önemin de bir göstergesidir. Turkuaz Medya olarak her kademede çalışan kadınlarımızı destekliyor ve yeteneklerini geliştirmelerine olanak sağlıyoruz. Kadınların güçlenmesiyle daha medeni, daha ileri, üretken, estetik görüşü yüksek ve sağlıklı toplum olacaktır" dedi.

GÜÇLÜ SPONSOR DESTEĞİ
'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi' Halkbank, İstikbal ve Koza Altın İşletmeleri ana sponsorluğunda gerçekleştirildi. Pierre Cardin, Cacharel, U.S. POLO ASSN, Aydınlı, Borsa İstanbul Grubu, Turkish Airlines, Vakıfbank, Arnica, Bahçeşehir Koleji, Migros ve TSPB panel sponsorluklarını üstlendi.

'ÖNYARGILARI YIKARAK BAŞARIYA ULAŞTIK'
Turkuvaz Medya Grubu'nun yazılı basındaki amiral gemisi Sabah Gazetesi tarafından düzenlenen ve Türkiye'nin güçlü kadınlarını bir araya getiren 'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'nde 'Sporda Kadın' panelinde milli kadın sporcular önyargıları ve algıları yıkarak başarıya ulaştıklarını söyledi. Kadın sporcular, kız çocuklarına asla vazgeçmemelerini ve hayalleri için çalışmaya devam etmelerini tavsiye etti.

'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'nin 'Sporda Kadın' paneli Milli Jimnastikçi Göksu Üçtaş Şanlı, Milli Tekvandocu Hatice Kübra İlgün, BJK Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Bahar Özgüvenç ve BJK Kadın Futbol Takım Kaptanı Başak Gündoğdu'nun katılımıyla gerçekleşti. Panelin moderatörlüğünü ise A Spor sunucusu Ceyda Dönmez üstlendi.

SAÇINI UZATANA DA KESENE DE MOBBİNG
Bahar Özgüvenç, erkek arkadaşlarıyla oynayarak başladığı futbol kariyerinde 1996 yılında lisanslı futbolcu olduğunu söyledi. O dönemlerde kadın psikolojisi ve fizyolojisinden anlamayan antrenörlerle çalışmak zorunda kaldıklarını belirten Özgüvenç, "Ne düşündüğümüzle ilgili empati kuramadıkları için zorluk yaşadık. Konuşma tarzlarından tutun da antremana çıkmadığınızda söylemleri, verdikleri cezalar ile kötü deneyimler yaşadık. Saçını kesene, uzatana, makyaj yapana mobbing yaptılar. Birçok arkadaşım bu yüzden sporu bıraktı. Gün geçtikçe antrenörlerin bakış açısı değişti" dedi.

Toplumdaki 'kadından futbolcu mu olur' algısını yıkmak için hala çalıştığını kaydeden Özgüvenç, Aspor'daki programı ve Beşiktaş Futbol Kulübü'nün desteğiyle yavaş yavaş önyargıların kırıldığını söyledi. Spor hayatında bir çok kez sakatlandığını ifade eden Özgüvenç, o dönemlerde ameliyat paralarını kendilerinin karşılamak zorunda kaldıklarını ve kulüplerin de arkalarında durmadığını vurguladı. Özgüvenç, "O sürede oynağım kulüp sakalıkta yanımda olmadı, ama iyileşince teklif etti. Ben de oynamaya devam ettim. Şimdi öcümü o takımı Beşiktaş ile yenerek alacağım" dedi.

'ÇOK ÇALIŞIN HİÇBİR ZORLUKTAN YILMAYIN'
Başak Gündoğdu da erkeklerde teneffüste futbol oynarken 12 yaşında keşfedildiğini belirterek "Ailem çok destek oldu ben çok şanslıyım. Şimdiye göre eskiden çok daha fazla önyargı vardı. Beşiktaş'ın kadın futbol takımı kurmasıyla algıları yıktık. Benim başladığım yıllarda çok yetenekli de olsa aileleri istemediği için birçok arkadaşım gelemedi. Bana da ailem tek bir şart koştu. Eğitim ve sporu bir arada yürütmek zorundaydım. Mühendislik okudum, çok da mutluyum. İleride çocuğum olursa baskı yapmayacağım, ama kesinlikle sporcu olmasını isterim. Bir insan sporcu olursa iş hayatında da çok başarılı oluyor" dedi.

'Futbolcuların bacakları çarpık olur' önyargısının çok yaygın olduğunu söyleyen Gündoğdu, annesinin bu önyargıyı yıkmak için çok fazla mesai harcadığını belirtti. Gündoğdu hem başarılı bir sporcu hem de başarılı bir öğrenci olunabildiğine dikkat çekerek, "Hiçbir zorluktan yılmasınlar, çok çalışsınlar, engellere takılmasınlar, vazgeçmesinler neler başarabildiklerini görsünler" dedi.

EN ANLAMLI MADALYA 11 AYLIK LİNA İLE
Göksu Üçtaş Şanlı, Gaziantep'te anne ve babasının götürdüğü spor salonunda antrenörün yönlendirmesiyle daha iyi bir yerde eğitim almak için Bolu'ya gittiklerini belirtti. Şanlı, "5 yaşındaydım. Ailecek Bolu'ya gittik, bir hafta denediler ve kalmama karar verdiler. Ailem dönecekti benim yatılı kalmam gerekiyordu. Babam sordu, 'Kalmak istemiyorum', dedim. Annem 'Bak kızım kalırsan çok iyi jimnastikçi olacaksın, öğretmen olacaksın', dedi. Bu konuşmadan sonra 'Gidelim evimizi alıp gelelim', dedi. 'Kalırım siz gidin' dedim ve 5 yaşındaydım. Annemin o gün yaptığı fedakarlığı anne olunca anladım" dedi.

Anne olduktan sonra kendini daha güçlü hissettiğini dile getiren Şanlı, kızı Lina 11 aylıkken aldığı Dünya Kupası Madalyası'nın hayatının en anlamlı madalyası olduğunu söyledi. Küçük kızlara örnek olmaya çalıştığını ifade eden Üçtaş, "Hayallerinden vazgeçmesinler, kendilerini yıkmaya yıldırmaya çalışanlara izin vermesinler, içlerindeki güce güvensinler" dedi.

'MAHALLEDEKİ TÜM ERKEK ÇOCUKLARINI DÖVDÜM'
Hatice Kübra İlgün, tekvandonun ne olduğunu bile bilmeden uzun bacakları nedeniyle bu spora seçildiğini söyleyerek "Erkeklerle kavga etmeyi çok seviyordum, bütün mahalleyi dövmüştüm bari dövüşe başlayayım da enerjimi burada atayım diye düşündüm" dedi. 16 yıldır bu sporu yaptığını belirten İlgün, 2012'de sakatlandığında bırakmayı bile düşündüğünü büyük imkansızlıklar çektiğini, ancak babasına olan madalya sözü nedeniyle asla vazgeçmediğini dile getirdi. İlgün, Tokyo Olimpiyatları'nda madalya almayı istediğini belirterek Türkiye'ye olimpiyatlarda kadınlar tekvando dalında ilk madalyasını getirmek istediğini vurguladı. İlgün, her kadının kendini savunmaya yetecek kadar bir dövüş sporu öğrenmesi gerektiğini söyleyerek, sporcu olmayı isteyen kadınların da kendilerine inanması gerektiğini vurguladı.

GÜÇLÜ SPONSOR DESTEĞİ
'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi' Halkbank, İstikbal ve Koza Altın İşletmeleri ana sponsorluğunda gerçekleştirildi. Zirve'de Pierre Cardin, Cacharel, U.S. Polo Assn., Aydınlı, Borsa İstanbul Grubu, Turkish Airlines, Vakıfbank, Arnica, Bahçeşehir Koleji, Migros ve TSPB panel sponsorluklarını üstlendi.

KADIN SANATÇILARDAN ÖNEMLİ TAVSİYELER
Turkuvaz Medya Grubu'nun yazılı basındaki amiral gemisi Sabah Gazetesi tarafından düzenlenen ve Türkiye'nin güçlü kadınlarını bir araya getiren 'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi' bugün Turkuvaz Medya Merkezi'nde gerçekleşti.

'Güçlü Türkiye'nin Güçlü Kadınları Zirvesi'nin Ajda Pekkan, Muazzez Ersoy, Türkan Şoray, Sibel Can ve Fadik Sevin Atasoy'un video ile katılıp birer konuşma yaptığı ATV Kahvaltı Haberleri Sunucusu Nihan Günay moderatörlüğündeki 'Sanatta Kadın' paneli ile son buldu. Pekkan, Atasoy, Ersoy, Can ve Şoray Nihan Günay'ın yönelttiği üç soruyu yanıtladı.

KADINLAR GÜNÜ İÇİN VERMEK İSTEDİĞİNİZ MESAJ NEDİR?
Ajda Pekkan: Bugün Dünya Kadınlar Günü... Günümüz kutlu olsun, tüm kadınları sevgiyle kucaklıyorum.

Fadik Sevin Atasoy: 8 Mart Kadınlar günü benim için üretken, çalışkan, işçi kadınların günü. Zaten günün tarihçesine baktığımız zaman fabrika işçisi kadınların yarattığı farkındalıkla ortaya çıktığını görüyoruz. Daha sonrasında Birleşmiş Milletler tarafından dünya çapında kabul ediliyor. Sadece 1 gün olarak kutlanmamalı, her gün üreten işçi emek veren kadınları takdir etmeli ,hatırlamalı ve destek vermeliyiz.

Muazzez Ersoy; Sadece senede bir günün kadınlar günü olarak anılmasını kabul etmiyorum. Kadın çok kutsaldır, Rabbimizin bile kendinden verdiği ismi taşır. Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla deriz. Kadın anadır, emek verendir, doğurganlığından dolayı kutsallığı çok özeldir. Kadınlara da şunu söylemek istiyorum; hiçbir zaman şikayet etmesinler, kendi ayakları üzerinde dursunlar, çocuklarını en iyi şekilde yetiştirsinler. Beylerin de kadınlara özel muamele etmesini istiyorum. Onları da doğuran bir anne, bir kadına yaptıkları zulümle annelerine zulüm etmiş gibi olurlar.

Sibel Can: En başta kadınların birbirine destek verdiği, artık üçüncü sayfa haberlerinin olmadığı bir yıl diliyorum, kadınlar günümüz kutlu olsun.

Türkan Şoray: Bu ülke kadınların ve onların yetiştirdiği erkeklerin gücüyle el birliğiyle çok güzel yarınlara kavuşacak. Kadınlara şiddetin son bulduğu kız çocukların eğitimden mahrum olmadığı bir dünyanın umudu içindeyim. Tüm kadınların kadınlar gününü kutluyor ve hepsine aydınlık bir dünya diliyorum.

KARİYER YOLUNUZDA KADIN OLMANIN SİZE SAĞLADIĞI AVANTAJ VE DEZAVANTAJLAR NELERDİR?
Ajda Pekkan: İnsan mesleğinde avantaj ve dezavantajlarını kendi yaratır. Eğer işin eğitimini alır, kendinizi sürekli geliştirirseniz, o zaman ayaklarınız yere sağlam basar ve meslekte saygınlık kazanırsınız. Böylelikle kariyer adımlarınızı atmaya başlarsınız. Hem anne hem eş hem iş kadını olmanın dezavantajları aslında büyük efor sarf etmekten geçiyor. Bununla birlikte kariyer sahibi olmak yine çalışmaktan geçiyor. Tabii ki avantajları var, sahnede aldığım alkışlarla onu öyle hissediyorum.

Fadik Sevin Atasoy: Kariyerimde kadın olmamım hiçbir avantaj ve dezavantaj olmadı. Belki de işyerinde insanlara cinsiyetlerinden öte deneyimleri, yapabilirlikleri, hatta karakter özellikleri, güzelliklerden ötürü iletişim kurduğum için olabilir. Bana geri dönüşler de bu yönde oldu. Ama kadın arkadaşlarımdan iş hayatında hoşnutsuz durumlara maruz kaldığını duydum, bazen de şahit oldum. Bu gibi durumlarda benden tavsiye istediklerinde sağlam bir duruş sergilemeleri gerektiğini, durumu saklamamalarını, durumdan korkmamalarını, maruz kaldıkları kişiyle ilgili durumu ifşa etmelerini uygun dille anlatmaları gerektiğini önerdim. Çok çaresiz kalırlarsa gerekli mercilere başvurmaları gerektiğini tavsiye ettim. Bu davranış biçimiyle yaklaşım, arkadaşlarımın daha olumlu bir sonuç almalarını sağladı ve kendi açılarından da konu iyiye doğru evrildi. Bazı arkadaşlarım işlerini değiştirmek zorunda kaldılar, zaten böylesi bir durumu içeren ortamda üretken olmaları söz konusu değildi. Erkeklerin bizlere bu kadar destek vermesi bizi güçlü kılıyor ama kadınların böyle bir konuya maruz kadınlara destek çıkması çok daha kıymetli diye düşünüyorum. Kadın kadının merhemidir. Genç kızlarımıza doğru örnekler seçebiliriz onları cesaretlendirmeli ve yüreklendirmeliyiz. Onları yalnız olmadıkları bu konuda başlarına gelenlerin kendi suçları olmadığını tekrar hatırlatmalıyız. Bu konuda biz kadınlara daha duyarlı sağlam duruş sergileme sorumluluğu düşüyor.

Muazzez Ersoy: Avantajları çok güzel bir kere, kadın renkli bir kişiliktir. Geçmişe baktığımızda çoğunlukla solistlerin kadın olduğunu görürüz. Kostümü, makyajı, takısı, sahnede, podyumda yürüyüşü, endamı, kadının renkli bir kişiliği olması büyük avantaj sağlıyor. Kadın olmak çok güzel bir şey, önce bunu söylemek istiyorum. Eskilerden duyduğum bir laf var. Para sesi, su sesi ve kadın sesi, bu çok önemli. Dezavantajları ise kadının renkli kişiliğinin yanı sıra yine kadın olması. Bu sadece bizim ülkemizde değil; dünya platformlarında da böyle. Kadın olmak dezavantaj, ama avantajları da çok güzel.

Sibel Can: Kariyer yaptığım müzik dünyasında doğdum. Yolum önceden belliydi ama bugüne kadar hep yanı çizgide kalmanın mücadelesini veriyorum.

Türkan Şoray: Erkeğin egemen olduğu bu toplumda sinemada da etki açıkça görülmekteydi. Türk sinemasında erkek karakterlere daha çok senaryolar yazılıyordu. Bu konuda epey mücadelem oldu. Ayrıca ilk yönetmenliğimde kadın yönetmen kimliğiyle kendimi kabul ettirmekte bir hayli zorlandım. 80 döneminde kadının gücüne güvenmesi ve haklarının bilincinde olması dolaylı olarak sinemaya da yansıdı. Ben de bir kadın olarak kendi değerlerimin kıymetini bilerek çok çalıştım. Sinemada kendi hikayemi yaratmanın çabası, izinde oldum. Bu süre içinde bana inananlar, sevenler ve sevdiklerim büyük güç verdi.

SİZİN SAHANIZDA İLERLEYEN KADINLARA NE ÖNERİRSİNİZ?
Ajda Pekkan: Kadın olmak var olmaktır, biz kadınlar kendimize inanmalı ve güçlü olmalıyız kendi ışığımızı kendimiz parlatmalıyız.

Fadik Sevin Atasoy: Benim üç tane farklı kariyer saham var. Oyuncu yönetmen ve yazar olarak. Oyunculuk üzerinde ilerlemek için yarayan yolu söyleyebilirim. Ben eğitimliyim ve bunun daima büyük avantajlarını gördüm. Gerek kamera önünde gerek sahne üzerinde eğitimli olduğum için çok daha özgüvenli sahneye çıkıyorum. Bir işi biliyor olmak, uzmanı ehliyet sahibi olmak bambaşka bir şey. Ayrıca oyunculuğun sanat dalı olduğunu bilerek işe başlamalılar. Oyunculuk kısa yoldan şöhret olmak para kazanmak gibi algılanmamalı, o başka bir şey. Onu tercih ediyorlarsa onun adına başka bir şey denebilir. Çünkü oyuncu olmakla şöhret olmak arasında büyük farklar var. Şöhret, oyunculuk sanatını icra edene eklenen bir şey ama şöhret olmak diye bir meslek yok. Oyuncu olmak diye meslek var. Çok önemli olan şey, eğitim hangi alanda olursa olsun eğitim kıymetli. İkincisi işin etiğini ahlakını iyi öğrenmek ve doğru şekilde taşımak. Ben bunu uyguladım. Tabii ki insan ilişkileri çok önemli, herkese eşit ve olumlu şekilde yaklaşmak, güzel ilişkiler kurmak… Ben bu üçünü uyguladığım için uluslararası kariyer sahibi olabildim. Dilerim bu yolda ilerleyecek herkes için de bu söz konusu olabilir.

Muazzez Ersoy: Benim sahamda ilerleyen kadınlara aslında çok fazla bir şey önermeme gerek yok. Örnek aldıkları kişiyi takip etsinler ama takip ederken çok çalışsınlar. Emek versinler, işlerini severek yapsınlar ve kendileri olsunlar.

Sibel Can: Kariyerinde ilerlemek isteyen kadınlara tek önerim işlerini aşkla yapmalarıdır.

Türkan Şoray: Bence doğru yoldalar. Sinemada daha gerçekçi karakterleri canlandırıyorlar. Bu da dönemin getirdiği bir şans diye düşünüyorum. Hepsini yürekten kutluyorum.

TAKVİM UYGULAMASINI İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN