3 ay süreyle o şart aranmayacak! Binlerce kişi bu destekten yararlanabilecek
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle, kurumsal bakıma ihtiyacı olan yaşlı ve engellilerin için gelir ölçütü ve ağır engellilik şartının geçici olarak, 3 ay süreyle kaldırıldığını bildirdi. Bu kapsamda binlerce kişi daha bu destekten yararlanacak. Ayrıca istihdamı korumak için de önemli kararlar alındı.
Koronavirüs salgını nedeniyle Türkiye genelinde önemli tedbirler alınmaya devam ediyor. Bu kapsamda Bakan Selçuk, yeni tip Koronavirüs salgını nedeniyle, kurumsal bakıma ihtiyacı olan yaşlı ve engellilerin için gelir ölçütü ve ağır engelilik şartının geçici olarak, 3 ay süreyle kaldırıldığını açıkladı. Ayrıca istihdamı korumak için de önemli kararlar alındı.
BAKIM HİZMETLERİNDE GELİR ŞARTI ARANMAYACAK
438 resmî bakım merkezinde, bakıma ihtiyacı olan engelli veya yaşlının gelir ve engel oranına bakılmaksızın tüm giderlerinin devlet tarafından karşılandığını hatırlatan Selçuk; "İçinde bulunduğumuz süreçte, kurumsal bakım ihtiyacı olan yaşlılarımızın ve engellilerimizin gelir durumuna ve engel oranına bakılmaksızın, özel huzurevlerinde ve engelli bakım merkezlerindeki ücretlerini Bakanlık olarak karşılayacağız." dedi. Selçuk, söz konusu kanun maddesinin üç aylık bir süreci kapsadığını, Cumhurbaşkanının kanun maddesini 1 yıla kadar uzatma yetkisi olduğunu da belirtti.
2 MİLYON 700 BİN ÇALIŞAN KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİNE BAŞVURDU
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, "Şu an itibariyle bize başvuran firma sayımız 232 bine ulaşmış durumda. Şu anda 2 milyon 700 bin çalışanımız için kısa çalışma ödeneği başvurusu almış durumdayız." dedi.
NTV'nin canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Selçuk, kısa çalışma ödeneğine ilişkin bir soru üzerine, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecini, hem işveren hem çalışanlar adına, gelir desteği de sağlayarak ve istihdamı koruyarak atlatmayı hedeflediklerini söyledi.
Bu anlamda, kısa çalışma ödeneğinin önemli bir uygulama olduğunu vurgulayan Selçuk, şöyle devam etti:
"Şu an itibariyle bize başvuran firma sayımız 232 bine ulaşmış durumda. Toplamda çalışan sayımız da 2 milyon 700 bine ulaştı. Dolayısıyla da şu anda 2 milyon 700 bin çalışanımız için kısa çalışma ödeneği başvurusu almış durumdayız. Kabul edilen firma sayımızsa bu süreçte 1 milyon 180 bin. Dolayısıyla yüzde 44 gibi bir oranda kabul edilmemiz var. Süreç, inceleme devam ediyor. Onları da kısa zaman içinde sonuçlandıracağız."
Selçuk, konuyla ilgili kanuni düzenlemeyle beraber uygunluk tespiti süresinin de ertelendiğini belirterek, "İlk önce ödemeyi yapacağız, sonra uygunluk tespitini yapacağız. Daha hızlı bir şekilde ödemelerin gerçekleşmesi sağlanacak." diye konuştu.
Korovirüs sebebiyle önceden kısa çalışma ödeneğinde istenen belge sayısını azalttıklarını belirten Selçuk, bu süreçte ödemeleri geciktirmemek için, uygunluk tespitini ödemenin sonrasında yapacaklarını söyledi. Selçuk, işverenin hatalı beyanının da müeyyidesi bulunduğunu kaydetti.
İş-Kur çalışanlarına ve iş müfettişlerine, normalin çok üzerinde bir hızla çalıştıkları ve firmalara dönüş yaptıkları için teşekkür eden Selçuk, "Şu anda 232 bin firma üzerinden 2 milyon 680 bin çalışanımızdan 1 milyon 180 bininin işlemlere esas uygunluk tespitleri bitti. İnşallah ayın sonuna gelmeden biz bu süreci başvuranlar açısından tamamlamayı hedefliyoruz." dedi.
Selçuk, "Hatalı bir işlem tespit edilirse bunun yükümlülüğü kimde olacak? Çalışan açısından bir sorumluluk yaratacak mı?" sorusuna, "Bunun sorumluluğu tabi ki çalışanımızda olmayacak. Çünkü işlemin, sürecin yürütümü işveren üzerinden oluyor." yanıtını verdi.
İŞVERENE ÇAĞRI
Başvuru sürecini anlatan Selçuk, şunları söyledi:
"Firma, çalışan listesi beyan ediyor. Beyanda eksiklik veya hata varsa bunu biz işverenle konuşarak halledeceğimizi düşünüyoruz. Bir kez daha işverenlerimize çağrıda bulunmak istiyorum: Bu sürecin daha hızlı işlemesi için bu bilgileri hem yeterli hem de doğru bir şekilde iletmeleri çok önemli. Herhangi bir yerde kimlik numarasında veya bir rakamda hata olduğu zaman süreç gerçekten sekteye uğrayabilir. Müfettişlerimiz bilgileri doğrulamak için gayret gösteriyorlar. Bu da zaman kaybına sebep oluyor. İşverenlerimiz, çalışanlarımız adına bu belgeleri, listeleri bize doğru ilettikleri takdirde süreci daha hızlı ilerleteceğiz. Çalışanlarımız bundan sorumlu olmayacaklar. Çünkü başvuru, firma bazında işveren adına yapılıyor."
"YÜZDE 50'Sİ 3 KİŞİDEN DAHA AZ ÇALIŞANI OLAN FİRMALAR"
Kısa çalışma ödeneğine başvuran firmalara ilişkin bilgi veren Selçuk, 1 ve 3 çalışanı olan firmaların, başvuru sayısının yarısından fazlasını oluşturduğunu, 10 kişiden az çalışanı olan firmaların dahil edilmesi halinde bu rakamın yüzde 79'lara çıktığını, 20 kişiden az çalışanı olan firma sayısıyla da başvuruların yüzde 90'lara ulaştığını kaydetti. Selçuk, "Diyebiliriz ki kısa çalışma ödeneğine başvuran firmaların yüzde 50'si 3 kişiden daha az çalışanı olan firmalar. Bu firmalarımızın kayıtlı olan çalışanlarını bize doğru iletmeleri bizim daha çabuk ulaşmamız anlamında büyük bir önem arz ediyor." dedi.
"İSTİHDAMI KORUMAK TEMEL GAYEMİZ"
Salgın süresince yapmak istediklerinin çalışanı korumak olduğunun altını çizen Selçuk, şöyle devam etti:
"Çalışanımızı, iş akdi içinde, istihdamın içinde koruyabilmek istiyoruz. İşçimizi, çalışanımızı koruyabilmek anlamında, geçici bir süreyle fesih yasağı getirdik. Bu 3 ay süre zarfında işveren tarafından akidler feshedilemeyecek. İşveren de bu 3 aylık süreyi geçmemek üzere işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabilecek. Aslında bu sistemde hem işverenimizi hem çalışanımızı koruyoruz. İşverenimize diyoruz ki, istihdamı korumak temel gayemiz."
Hiçbir işçinin, çalışanın, bu süreç zarfında işinden olmasını istemediklerini vurgulayan Selçuk, "Bu fesih yasağı iki tarafı koruduğumuz ve temelde de istihdamı koruduğumuz bir sistem." değerlendirmesinde bulundu