Bugünkü
Takvim
  • Ekonomi
  • 11.04.2019 11:17
  • Son Güncelleme: 11.04.2019 11:39

İş dünyasından Reform Paketi'ne destek! Reform Paketi'nde ne var, neler vadediyor?

Hazine ve Maliye Bakanı tarafından dün açıklanan Reform Paketi, piyasalar tarafından memnuniyetle karşılanırken iş dünyasından da destek geldi. Peki Albayrak'ın açıkladığı paketin içinde neler var? İşte bankacılıktan kıdem tazminatına, gıdadan lojistiğe adım adım 2019 programı ve iş dünyasındaki yankıları...

Ekonomi Reform Paketi'nde ne var, neler vadediyor?

Hazine ve Maliye Bakanı 'ın açıklamalarına göre reform adımlarının başında finansal sektör geliyor.

Bankacılık sektörünün güçlü yapısını sürdürmesinin bu reform paketinde çok önem taşıdığını kaydederek "Geldiğimiz noktada bankacılık sektörünün kredi hacmi, tahsili geçmiş alacaklar hariç 2 trilyon 513 milyar TL'dir. Geri ödemelerinde sorun beklenmeyen birinci gruptaki kredilerin toplam krediler içindeki oranı yüzde 89 seviyesindedir. İkinci gruptaki yakın izlemedeki kredilerin payı ise 276 milyar TL yani toplam oran içindeki payı yüzde 11 seviyesindedir." dedi

Bu rakamın 107 milyar TL'lik kısmının bugüne kadar yapılandırıldığını belirten Bakan Albayrak, "Tahsili gecikmiş ya da takip hesabında izlenen alacakların miktarı Mart sonu itibariyle 106 milyar TL'dir. Bu tahsili gecikmiş alacakların toplam kredilere oranı yüzde 4,2'dir. 106 milyar TL tutarındaki tahsili gecikmiş alacaklar için 72 milyar TL seviyesinde tüm bankacılık sisteminde özel karşılık ayrılmıştır. Tahsili gecikmiş alacakların bankacılık sektörü için bir risk oluşturmayacağını öngörüyoruz" diye konuştu.

Sektörün daha dirençli hale getirilmesi ve sermaye yeterlilik oranının güçlendirilmesinin önemsediklerini söyleyen Bakan Albayrak, bu kapsamda atılacak önemli adımları şöyle açıkladı:

HAZİNE VE MALİYE BAKANI BERAT ALBAYRAK: Sermayelerin güçlendirilmesi stratejisi kapsamında ilk adım, kamu bankalarının sermayelerini güçlendirmek için olacak. Hazine ve Maliye Bakanlığı ihraç edeceği yaklaşık 28 milyar TL'lik Devlet İç Borçlanma Senetlerini (DİBS) kamu bankalarına verecektir. Böylelikle, kamu bankalarının sermaye yeterlilik ve likidite karşılama oranları artırılarak bilançoları çok daha dirençli hale getirilecektir.

ULUSAL VERİ MERKEZİ KURULACAK
Bakan Albayrak, özel bankalar tarafında ise "TBB koordinasyonunda BDDK ile sermayelerini güçlendirmek için 2018 yılı karlarının dağıtılmaması ve buna benzer adımlar içeren stratejinin devamlılığını da sağlayacağız. Mali sistemin gözetim ve denetiminin güçlendirilmesi, veriye dayalı iktisadi politikalar geliştirilmesi amacıyla Ulusal Veri Merkezi'ni de kuracağız. Bu merkez ile risk ve potansiyelleri çok erken ve etkili analiz edilmesi sağlanacak." şeklinde konuştu.

Bakan Albayrak, bankaların aktif kalitesinin artırılması yönünde; borç yeniden yapılandırılmaları ve icra-iflas işlemlerini daha hızlı ve etkin hale getirmek için yeni bir yasal ve kurumsal çerçeve oluşturulacağını kaydederek, "Bu yeni yasal çerçeve ile yeniden yapılandırma ve alacak tahsil süreçlerini hızlandıracak özellikle borç ödeme kabiliyetini yitirmiş şirketlerin hızlı şekilde tasfiyesini sağlayacak bir çerçeve oluşturulacak" dedi.

ENERJİ GİRİŞİM SERMAYE FONU VE GAYRİMENKUL FONU KURULMASI
Bir diğer adımın sorunlu krediler noktasında atılacağını anlatan Bakan Albayrak, TBB öncülüğünde kamunun olmadığı bir yapıda bazı sorunlu kredilerin bankaların ve ulusal-uluslararası yatırımcıların iştiraki olan bilanço dışı fonlara devredileceğini kaydederek, bunun için Enerji Girişim Sermaye Fonu ve Gayrimenkul Fonu'nun kurulmasını gündeme alındığını söyledi.

Bakan Albayrak'ın açıklamalarına göre tasarruf ve sigortacılık alanında yeni adımlar şöyle olacak:

BES YENİDEN YAPILANDIRILACAK
Tüm paydaşların katılımı ile Kıdem Tazminatı Reformu gerçekleştirilecek ve bu fon BES'in entegrasyonu sağlanacak.

2020 yılından itibaren her yık OKS artı Gönüllü BES'te en az 100 milyar TL fon biriktirilmesi ve 5 yıl içinde milli gelirin yüzde 10'unu aşan toplam fon büyüklüğüne ulaşılması planlanıyor.

Bakan Albayrak, "Vatandaşlarımızın kazançlarına göre, azdan az çoktan çok, belirleneceği zorunlu bir bireysel emeklilik sistemini yani tamamlayıcı emeklilik sistemini yeniden ele alacağız. Bu sistemle birlikte Kıdem Tazminatı Reformunu da hayata geçireceğiz. Tüm paydaşlarımızın katılımı ile tıpkı çalışanlardan olduğu gibi iş verenden de yapılacak kesintiler BES ile entegre Kıdem Tazminatı Fonu'nda toplanacak." diye konuştu.

Albayrak, "Bu yeni yapıyla birlikte 5 yılda, burada sistemde biriken fonların milli gelirin yüzde 10'unun üstüne çıkacağını öngörüyoruz. Oluşturacağımız sistem tüm ana paydaşlara, yani çalışanlara, işverenlere ve devletimize katma değeri en yüksek olacak şekilde oluşturulacaktır. Finansal sektördeki bir diğer değişim alanımız sigortacılık sektörü olacak." ifadelerini kullandı.

"MİLLİ REASURANS ŞİRKETİ İLE BİRLİKTE SİGORTA ŞİRKETLERİMİZİ DESTEKLEYECEĞİZ"
"Sigortacılık, BES ve Kıdem Tazminatı sonrasında hepimiz için çok önemli bir yeni finansman kaynağı olacak" diyen Albayrak, "Sigortacılık Denetleme ve Düzenleme Kurumu kurarak sektörü izlenmesi ve denetlenmesini daha yakından takip edeceğiz. Sektörün çok daha hızlı bir şekilde güçlenmesine destek olacağız. Ayrıca Milli Reasurans şirketi ile birlikte sigorta şirketlerimizi destekleyecek, sigortalanmayan sektörlerin sigortalanmasına imkan sağlayacağız"

100 MİLYON TL VE ÜZERİ RİSKİ OLAN ŞİRKETLERE MALİ DENETİM RAPORU SUNMA ZORUNLULUĞU
Finansal sektörün daha sağlıklı işleyişini sağlamak için reel sektör alanında da bazı adımlar atılacağını açıklayan Bakan Albayrak, "BDDK 2019 başında 500 milyon ve üzeri riski bulunan gruplar için bir düzenleme hayata geçirmişti. Bunu bir adım ileriye taşıyoruz. Bankacılık sektöründe toplam 100 milyon TL ve üzeri riski olan şirketlerin, mali yılın kapanmasının ardından 120 gün içerisinde bankalarına bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolarını ve borç ödeme kapasitesi, likidite riski, kur riski, ve karlılık gibi unsurları da içeren bir mali denetim raporu sunmak zorunda olacak. Aksi halde sektörden ek kredi alamayacak" diye konuştu.

Ayrıca, BDDK koordinasyonunda, mali şeffaflığın artırılması, kurumsal yönetim standartlarının yükseltilmesi, finansal yönetim kalitesinin artırılması için gerekli tedbirleri de hayata geçireceklerini vurgulayarak, "Daha önce duyurmuş olduğumuz ulusal kredi derecelendirme kuruluşu işlemlerini bu yıl içinde tamamlayacağız. Bu şekilde reel sektörün kredi taleplerinde çok daha gerçekçi ve sağlıklı değerlendirme imkanı sağlanmış olacak" açıklamasında bulundu.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, "yeni bir vergi mimarisi oluşturulacak. Bu çerçevede istisna ve muafiyatler azaltılacak. Kurumlar vergisi kademeli olarak düşürülecek" dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bir diğer adımın ise bütçe disiplininde atılacağını söyledi. Bakan Albayrak, sıkı maliye politikasının en temel politikaların başında geldiğini vurgulayarak, "YEP'te 76 milyar TL'lik tasarrufu ve gelir artırıcı önlemleri devreye alacağımızı ifade etmiştik. Şuana kadar 2019 bütçesinde bu rakamın 44 milyar TL'lik kısmını uygulamaya aldık. Bütçe hedeflerini tutturacak tasarruf adımlarımız devam edecek" dedi.

VERGİ DÖNÜŞÜMÜ VE YENİ VERGİ MİMARİSİ
Albayrak, yüksek gelir gruplarının daha adil vergilendirilmesini sağlayacak, enflasyona etkisinin minimum olacak bazı adımlar atılacağını kaydederek, "2019 yılı içinde hayata geçireceğimiz en önemli reformlardan biri de Vergi Dönüşümü olacak. Vergi Konseyi gibi toplumun tüm kesimlerini içinde çok kapsamlı bir ekiple bu reformun çalışmaları devam ediyor" dedi.

Bakan Albayrak Vergi Dönüşümü reformunun temel detaylarını verdi. Buna göre yeni bir vergi mimarisi oluşturulacak. Bu çerçevede istisna ve muafiyatler azaltılacak. Kurumlar vergisi kademeli olarak düşürülecek. Gelire göre artan vergilendirme daha etkin hale getirilecek. Beyanname yaygınlaştırılarak gelir artışlarının sağlayacağı potansiyel ile dolaylı vergiler azaltılıp dolaysız vergileri artırarak verginin daha da fazla tabana yayılması sağlanacak.

GIDA REFORMU
Albayrak, enflasyon konusunda yapısal reformlarımızın en önemli ayağı gıda alanında olacağını söyleyerek, "Gıda enflasyonu ile mücadele için en önemli yapısal reformumuz Tarımda Milli Birlik Projesi olacak. Bu kapsamlı strateji, Mayıs ayında tüm kamuoyumuzla paylaşılacak. Bölge ve ürün bazında makro, arz, talep ve ticari planlama süreçlerinin kurumsal altyapıları tesis edilecek. Tohumdan sofraya daha hakkaniyetli bir değer zinciri dizayn edilecek" dedi.

SERA A.Ş. KURULACAK
Bakan Albayrak, bu kurumsal altyapı ürün ve bölge bazında sözleşmeli tarımın daha da yaygınlaştırılmasını sağlayacağını söyleyerek, bu noktada bir diğer adım olan SERA A.Ş. ile ilgili bilgi verdi.

Albayrak'ın açıklamalarına göre; taze meyve ve sebze pazarında dengeleyici unsur olması amacıyla Tarım Kredi Kooperatifi ortaklığıyla SERA A.Ş.'nin kurulacak. SERA A.Ş. bünyesinde 2019 yılında ilk etapta 2 bin hektar teknolojik sera inşa edilecek. Orta vadede 5 bin hektar üretim alanına ulaşılırken uzun vadede örtü altı sebze üretiminin yüzde 25'inin karşılanması hedeflenecek.

HAYVANCILIK VE HAL YASASI ADIMLARI
Bakan Albayrak'ın yaptığı açıklamalara göre küçükbaş hayvancılık alanından atılacak adımlarla 47 milyon olan küçükbaş hayvan varlığının 4 yıl içinde 100 milyona ulaştırılması amaçlanıyor. Hal yasası kapsamında üretici kooperatiflerinin haller içindeki payının artırılması hedeflenerek toptan, perakende ve lojistik alanlarında daha rekabetçi bir yapının oluşturulması sağlanacak.

TURİZM MASTER PLANI
"Turizm Master Planı ile 4 yıl içerisinde 70 milyon turist, 70 milyar dolar turizm gelirine ulaşma hedefi gerçekleştirilecek" diyen Albayrak, Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın reformları gerçekleştirirken diğer bakanlıklar ve kurumlarla farklı stratejik dönüşümleri de eş zamanlı gerçekleştireceklerini söyledi.

"YARGI REFORMU'NUN VİZYONU, 'GÜVEN VEREN VE ERİŞİLEBİLİR BİR ADALET SİSTEMİ' OLACAK"
Bakan Albayrak, bir diğer reform alanının "Yargı Reformu" olduğunu, kapsamlı bir katılımla hazırlanan bu reform paketinin "Yargı Reformu Strateji Belgesi" ile Adalet Bakanlığı tarafından yakın bir süreçte kamuoyu ile paylaşılacağını söyleyerek, k refahın sağlanması ve toplumsal tabana yayılmasında hukuk ve ekonominin birbirini tamamlayan iki önemli çalışma alanı olduğunu kaydetti.

Albayrak, "Güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmayla, adil ve etkin işleyen bir hukuk sistemi arasındaki ilişki açıktır. Uzun vadeli yatırımlar, öngörülebilir, sonuçları kestirilebilir bir hukuk pratiğine yakından bağlıdır. Yargı sisteminin kalitesi, hızı, ihtiyaçlara cevap verme kapasitesi yatırım ortamını geliştirmenin temel şartları arasındadır. Bugüne kadar, ülkemize üretim ve istihdam katkısı sunan, piyasa kural ve koşullarında faaliyet yürüten her yatırımcıya desteğimizi sunmaktan geri durmadık.

Yatırımcının, hukuki güvence ve istikrar beklentisini, mümkün olan en yüksek seviyede karşıladık. Hukukun kolaylaştırıcı, teşvik edici ve güvence verici imkânlarını geliştirme irademizi koruduk. Bu iradenin bir tezahürü olarak Adalet Bakanlığımız da yargı alanında önemli reformlara imza attı. Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin güncellenmesi çalışmaları devam ediyor. Yakın zamanda Adalet Bakanımız tarafından bu yıl içerisinde paylaşılacak." şeklinde konuştu.

LOJİSTİK MASTER PLANI
Bakan Albayrak, diğer bir reform alanının 'Lojistik Master Planı' olduğunu açıklayarak şu bilgileri verdi: "Taşımacılıkla ilgili tüm hizmetlerin tek bir merkezden ve etkin bir şekilde verildiği ve birden fazla taşımacılık moduna erişim imkanı sağlayacak lojistik merkez planlaması sayesinde, taşıma modları arasındaki tüm bu rekabetin artırılması başta olmak üzere, mevcut lojistik alt yapısının karayolu, denizyolu ve havayolu eksenlerinde etkin bir şekilde incelenmesi, lojistik ihtiyaçların belirlenmesi, rekabet ve güvenliği esas alarak stratejik önceliklerin saptanması, belirlenen ihtiyaçlar ve önceliklere göre kamu lojistik varlıkları arasındaki potansiyel sinerjilerin ortaya çıkartılarak etkin bir model mimarisinin oluşturulması, planlanan hedeflerin gerçekleştirilmesi için yerli ve yabancı tüm paydaşlara kazan-kazan modeline dönük iş birliklerinin gerçekleştirilmesi kurumsal ve uluslararası kamusal iş birlikleri ile hayata geçirilecektir."

İHRACAT MASTER PLANI
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bir diğer adımın, "İhracat Master Planı" hakkında da şunları söyledi: "Ağustos ayında açıklanacak bu plan ile katma değeri yüksek ürün ihracatının arttırılması amacıyla, etki analizleri yapılarak ihracatta devlet yardımlarını yeniden düzenlemek, hedef ürün ve pazarlara odaklanmış bir bakış açısıyla, birim ihraç fiyatlarının yükseltilmesini sağlayacak."

Albayrak, İstihdam Bazlı Eğitim Planlaması reformundan da bahsederek, kurumlardaki eğitim ve istihdam verileri entegre edilerek, eğitim programı ve meslek bazında arz talep dengesi oluşturulacağını, böylece eğitim ve istihdamın uzun vadeli perspektifle planlanacağını söyledi.

PISA 2021 uygulamasında ortaokullar lehine farkın yüzde 20, bölgeler arası farkın yüzde 10 azaltılmasının hedeflendiğini vurgulayan Albayrak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu programı Eylül ayında açıklayacağı bilgisini verdi.


TÜSİAD'DAN DESTEK
TÜSİAD, "Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019" kapsamında açıklama yaptı. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıklamalarına yönelik olarak TÜSİAD "Açıklanan hedeflerin başarısı için acilen gerekli çalışmalara her türlü desteği vermeye devam edeceğiz." yorumunda bulundu.

TÜSİAD'ın açıklaması şöyle:
Bugün açıklanmış olan yeni ekonomik reform paketinin ülkemizin sürdürülebilir büyüme hedefleri ve küresel rekabet gücü açısından olumlu sonuçlara vesile olmasını diliyoruz. Açıklanan hedeflerin başarısı için acilen gerekli çalışmalara her türlü desteği vermeye devam edeceğiz.

Bu yönde hukuk devleti, temel hak ve özgürlükler ve kapsamlı bir eğitim reformu başta olmak üzere demokrasi, sosyal kalkınma ve yatırım ortamını güçlendirecek reformlara da ivedilikle ihtiyacımız vardır. Böylece aynı zamanda ekonomide verimliliği, girişimciliği, yaratıcılığı ve inovasyonu ilerletmemiz mümkün olacaktır.

İçinde bulunduğumuz uluslararası ekonomik ortamı ve ülkemizin ekonomik durumunu dikkate alarak, enflasyonun düşmesi için gerekli sıkı para ve maliye politikasının devamı ve kurumların bağımsızlığının güçlendirilmesi önceliktir.



TİKAD Başkanı Nilüfer Bulut: İş dünyası açısından hayati öneme sahip olacak
Türkiye İş Kadınları Derneği Başkanı Nilüfer Bulut, "Hazine ve Maliye Bakanımız sayın Berat Albarak tarafından bugün açıklanan yapısal reform paketinin, Türkiye ekonomisinin temel sorunlarının çözümü konusunda Hükümetin bugüne kadar ve bundan sonraki süreçte göstereceği irade açısından büyük önemi olduğunu düşünüyoruz. Ağustos ayında zirveye çıkan kur atakları sonrasında enflasyonda yaşanan artışın kontrol altına alınabilmesine yönelik olarak mayıs ayında başlayacak olan "Tarımda Milli Birlik Projesi" kalıcı bir şekilde enflasyonun kontrol altına alınması adına umut vaad eden reformlardan biri olacaktır. Diğer yandan reel sektörün can suyunu sağlayan finans sektöründe atılacak adımlar, bankacılık, sigortacılık sektörlerinin güçlendirilmesine yönelik yapılacağı ifade edilen düzenlemeler de Türkiye'nin son dönemde karşı karşıya kaldığı zorlukların aşılması adına somut adımlar olarak görülmektedir. Özellikle ucuz kaynak yaratacak bireysel emeklilik ve kıdem tazminatına ilişkin atılacak adımlar iş dünyasının ve finans sektörünün daha etkin çalışmasının önünü açacaktır. Açıklanan reform paketi içinde ifade edilen yeni vergi mimarisinde kurumlar vergisinde yapılacak düzeltmeler de iş dünyası açısından hayati öneme sahip olacaktır. Reform paketinin geniş kapsamlı bir şekilde planlanması, Türkiye ekonomisinin tüm ihtiyaç alanlarına yönelik tespit ve çözüm önerileri getiriyor olması, makro ve mikro ölçekli bütüncül yaklaşımı bundan sonraki süreç için iş dünyası olarak umudumuzu arttırmaktadır."



MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan: Dönüşüm Adımları Paketi kabuk değişiminin ilk safhası
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, Dönüşüm Adımları Paketi'nin Türkiye'nin ihtiyacı olan kabuk değişiminin ilk safhası olduğunu belirtti. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı "Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019" a ilişkin değerlendirmede bulunan Kaan, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan YEP kapsamındaki Yapısal Dönüşüm Adımları paketinin Türkiye'nin ekonomik hayatı için güzel gelişmelere vesile olmasının en büyük temennileri olduğunu belirtti.

Yeni Ekonomi Paketi başta olmak üzere, ağustos ayından itibaren hazırlanan ekonomik tedbir ve reform çalışmalarının, MÜSİAD'ın içinde aktif olarak bulunduğu, iş dünyası temsilcileri ile istişareler ekseninde hazırlanmış olmasının çoğulcu yönetim anlayışının hayata geçirilmesi adına oldukça önemli ve kritik bir yöntem olduğunu aktaran Kaan, bu husustaki tercihlerinden ve hassasiyetlerinden ötürü ekonomi yönetimine teşekkürlerini sunduğunu bildirdi.

İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç: Yapısal Dönüşüm Adımları, reformist bir aklın yansımasıdır
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın açıkladığı "Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019" a ilişkin değerlendirmede bulunan Avdagiç, "Reform paketi, ekonomi yönetiminin Türkiye'nin değişim ve dönüşüm sürecini, reformist bir akılla yönetmek istediğini açıkça ortaya koyuyor. Yapısal Dönüşüm Adımları, reformist bir aklın yansımasıdır." ifadelerini kullandı.

Avdagiç, programın reel sektörün beklentilerini karşılayan ekonominin temellerini güçlendiren nitelikte olduğunu kaydetti. Çok önemli birinci adım atıldığına ve reform başlıklarının belirlendiğine dikkati çeken Avdagiç, şu anda kararlı ve etkin şekilde bu başlıkların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Avdagiç, paketin kredibilitesini uygulamadaki başarısının belirleyeceğini dile getirerek, bunun için de görevin ekonomi yönetimi, özel sektör ve ekonominin diğer tüm paydaşlarına eşit oranda düştüğünü aktardı.

Reform paketinin; finansal sektöre destek, ihracat ve üretim odaklı kredi arzı, kurumlar vergisinin kademeli düşürülmesi, enflasyonla mücadeleye yönelik tarımda milli birlik projesi gibi ciddi bir açılım ortaya koyduğunu belirten Avdagiç, ortaya konulan programın Türkiye'nin meydan okuması gereken başta dışa bağımlılıkların azaltılması olmak üzere, temel sorunlarını aşıp, çıtayı yükseltmesini sağlaması için bir fırsat olduğunu vurguladı.

"Yeni Ekonomi Programı Yapısal Dönüşüm Adımları 2019" un piyasa dışı yaklaşımlara prim vermeden, aksine içeride ve dışarıda piyasalara ve ekonominin aktörlerine güven veren, dolayısıyla ekonomiyi ve hayatı normalleştiren bir politika setine işaret ettiğini vurgulayan Avdagiç, "Açıklanan reform programının her bir maddesi, ekonomimize ikinci bir ivme kazandırmamız için önemlidir. Biliyoruz ki Türkiye, üretim artışını, katma değer oluşturmasını, yenilikçi tarafını ancak ve ancak 'teknoloji üreterek' geliştirebilecektir. Uzun süredir içinde bulunduğumuz orta gelirden üst gelir seviyesine çıkışımız, ancak böylesine reformist bir dönem yaşamamızla mümkün olacak." değerlendirmesinde bulundu.

İSO Başkanı Erdaş Bahçıvan: Umut verici adımlar
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da "Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak tarafından bugün açıklanan Yapısal Dönüşüm Adımları, hep savunduğumuz Türkiye'nin artık üretim ekonomisine yönelik yeni adımlar atması açısından bize umut vermiştir." ifadelerini kullandı.

Sanayi için çok önemli ve değerli buldukları konuların başında, özellikle finans kesimini rahatlatacak, temel sorunlarının azaltılmasına yönelik alınan kararların geldiğini dile getiren Bahçıvan, şunları kaydetti:

"Bankacılık kesiminin kaynak kalitesini artırmaya yönelik düşüncelerin, reel sektör açısından kredi arzını artıracağını ümit ediyoruz. İstanbul Sanayi Odası olarak yıllardır, uzun vadeli tasarrufları güçlendirmek adına yapılacak en önemli hamlelerden birinin de kıdem tazminatı reformu olduğunu dile getiriyoruz. Bu nedenle, Yapısal Dönüşüm Adımları kapsamında kıdem tazminatının da reforma tabii tutulacak olmasını, Türkiye'nin en büyük ihtiyacı olan uzun vadeli fon birikimine güçlü bir katkı sağlayacağı için çok anlamlı ve değerli buluyoruz.

Özellikle geçici vergiyle ilgili getirilecek yeni uygulamalar, sanayicimizin ve üretim hayatımızın finansman kalitesini bir nebze de olsa rahatlatacaktır. Sanayimizde yerlileşme programının, özellikle orta ve yüksek teknolojiye önem verilerek daha inovatif bir bakış açısıyla desteklenecek olmasını da uzun vadeli nitelikli büyümeye katkı sunması açısından çok önemli bulduğumuzu özellikle ifade etmek isterim. Programda, geleceğimiz adına üzerinde titrenmesi gerektiğini her platforma dile getirdiğimiz eğitimin de yer bulması çok değerlidir. Sanayiciler olarak bu alanda atılacak adımları, eğitim çalışma ve hedeflerimize yönelik katkıda bulunulmasını önemli buluyorum.

TİM Başkanı İsmail Gülle: İhracatı artırma yönünde önemli adım
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin dinamik, hızlı ve nokta atışı politika üretebildiğini, ilettikleri taleplere süratle verilen cevaplar ve alınan sonuçların kendilerinin en önemli güç kaynakları olduğunu vurgulayarak, "Sayın Hazine ve Maliye Bakanımız Berat Albayrak ve Ticaret Bakanımız Ruhsar Pekcan önderliğinde, kamuoyunda bavul ticareti olarak bilinen, yolcu beraberinde ve lojistik firmalarınca taşınan malları kapsayan ihracatı kayıt altına alıyoruz." ifadelerini kullandı.

2018 yılında ülkemizde yapılan bavul ticaretinin toplam 4,6 milyar dolar olarak hesaplandığına işaret eden Gülle, "Bilindiği gibi Laleli, hem İstanbul'un hem de Türkiye'nin mikro ihracat anlamında en önemli merkezlerinden bir tanesi. Sayıları 7 bine ulaşan esnafımızın artık kayıtlı birer ihracatçı olmasının önü açılmış durumda. Artık bavul ticaret rakamının azalarak, yerini kayıtlı mikro ihracata bırakmasının tam zamanıdır. Bu sayıdaki esnafımızın ihracat ailesine katılmaları hem kendi işlerini büyütmelerinin yolunu açacak, hem de ülkemiz ihracatını artırma adına önemli bir katkı sağlayacak." değerlendirmesinde bulundu.

2018 yılı ile birlikte ihracat rakamlarının Özel Ticaret Sistemi'ne göre açıklanmasının yanı sıra serbest bölgelerden yapılan ticaretin de dahil edildiği Genel Ticaret Sistemi'ne göre de hesaplandığını anımsatan Gülle, şu ifadeleri kullandı:

"Bu sayede Ocak ve Şubat aylarında, her ay yaklaşık 700 milyon dolar olmak üzere 1,4 milyar dolarlık ihracatımızı artık ölçebiliyoruz. Genel Ticaret Sistemi olarak adlandırılan bu sisteme göre, 2018 yılının geneline baktığımızda 9 milyar dolarlık bir ihracat rakamı artık kayıt altında. Bu da Türkiye'nin serbest bölgelerden yaptığı ihracatın, hangi boyutlara ulaştığı ve serbest bölgelerin ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor."

kalan karakter 1000

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan TAKVİM veya takvim.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Turkuvaz olarak kişisel verilerinizi işliyor, aynı zamanda kanunlarda öngörülen teknik ve idari tedbirleri alarak bu verilerinizin korunması için elimizden gelen tüm çabayı gösteriyoruz. İşlenen kişisel verilerinize ilişkin aydınlatma metnine veri politikası sayfasını ziyaret ederek ulaşabilirsiniz.