Milyonlarca öğrenci için yaz tatili dönemi başlıyor! Uzmanından anne babalara hayati karne ve tatil rehberi
Milyonlarca öğrenci yarın karne alıp tatile başlıyor. Tatil süresi çocuklar için nasıl değerlendirilmeli? Onları hayata mı yoksa ekrana mı bırakacağız? Uzmanından anne babalara çok önemli tavsiyeler...
Hızlı Özet Göster
- Erken çocukluk eğitimi uzmanı Şule Erk, 5-12 yaş arası çocuklar için karne gününde notlardan önce duyguların sorulması gerektiğini belirtti.
- Erk, yaz tatilinde çocukların uyku düzeninin tamamen bozulmamasını, uyku saatlerinin en fazla 1-2 saat esnetilebileceğini söyledi.
- Uzman, yaz tatilinin en büyük risklerinden birinin sınırsız ekran kullanımı olduğunu, ekranı tamamen yasaklamak yerine denge kurulması gerektiğini vurguladı.
- Erk, yaz tatilinin ikinci bir okul dönemi olmaması gerektiğini, çocukların sürekli test çözmeye zorlanmaması gerektiğini ifade etti.
- Çocukların sıkılmalarına izin verilmesi gerektiğini belirten Erk, yaratıcılığın çoğu zaman can sıkıntısından doğduğunu kaydetti.
Okullar yarın kapanıyor, karneler dağıtılıyor ve milyonlarca çocuk uzun bir yaz tatiline hazırlanıyor. Kimi çocuk karnesini büyük bir heyecanla alırken, kimi çocuk ise notlarının yaratacağı tepkilerden endişe duyuyor.
Uzman Şule Erk, 5-12 yaş arası çocukların karne günü öncesi duygularının sorulması gerektiğini söyledi. (Fotoğraflar AA Arşiv ve Takvim Foto Arşiv'e aittir.)
Erken çocukluk eğitimi uzmanı, rehberlik ve psikolojik danışman Şule Erk, tatil süresince anne babalara önemli görevler düştüğünü belirterek, "Özellikle 5-12 yaş aralığındaki çocuklar için karne günü, başarı ya da başarısızlık günü değil; emeklerinin görülmesi ve takdir edilmesi gereken özel bir gündür. Çünkü çocuklar gelişim yolculuklarında yalnızca matematik, Türkçe veya fen öğrenmezler. Arkadaşlık kurmayı, paylaşmayı, sabretmeyi, hata yapmayı ve yeniden denemeyi de öğrenirler" dedi.

ANNE BABALAR DİKKAT
Şule Erk, ebeveynlerin yaz tatilinde dikkat etmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:
- Çocukların uyku düzeninin tamamen bozulmasına izin ermeyin.
- Ekran süresi için makul sınırlar belirleyin.
- Günlük hareket ve açık hava etkinliklerine yer verin.
- Kitaplarla bağlarının kopmamasını sağlayın.
- Çocukları sürekli ders çalışmaya zorlamayın.
- Aile sohbetleri ve ortak etkinlikler için zaman ayırın.
- Sıkılmalarına da fırsat verin; yaratıcılık çoğu zaman sıkıntı anlarında ortaya çıkar.
- Çocukları başkalarıyla kıyaslamayın.

BOŞ ZAMAN OLARAK GÖRMEYİN
Birçok ailenin yaz tatilini çocukların tamamen serbest bırakıldığı bir dönem olarak gördüğünü hatırlatan Şule Erk, "Oysa yaz tatili, çocukların akademik baskıdan uzaklaşırken farklı beceriler geliştirebilecekleri önemli bir fırsattır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Çocukların bütün düzeninin bir anda değişmesine izin vermek. Okul döneminde sabah erken kalkan, belirli saatlerde yemek yiyen ve uyuyan bir çocuğun yaz tatilinde gece yarılarına kadar ekran başında kalması, öğlene kadar uyuması ve gününü tamamen plansız geçirmesi gelişimi açısından sağlıklı değildir. Tatilde kurallar tamamen kaldırılmamalı, sadece biraz esnetilmelidir" dedi.
Erken Çocukluk Eğitim Uzmanı Şule Erk.
RUTİNLER BOZULMASIN
Çocukların kendilerini rutinlerin içinde güvende hissettiklerini belirten Şule Erk şu bilgileri verdi: Düzenli uyku, düzenli beslenme ve belirli günlük alışkanlıklar çocukların hem fiziksel hem de duygusal gelişimini destekler.
Yaz tatilinde;
• Uyku saatleri en fazla 1-2 saat esnetilebilir.
• Düzenli kahvaltı alışkanlığı korunmalıdır.
• Gün içerisinde hareket etmeye zaman ayrılmalıdır.
• Ekran süresi kontrol altında tutulmalıdır.
Unutulmamalıdır ki çocukların beyin gelişimi yalnızca okulda değil, günlük yaşam düzeni içerisinde de devam eder."

EN BÜYÜK TEHLİKE: SINIRSIZ EKRAN KULLANIMI
Şule Erk, yaz tatilinin en büyük risklerinden birinin ekran bağımlılığı olduğunu söyledi. Erk, bu konuda anne babaların yapmaları gerekenleri de şöyle sıraladı: "Nasıl olsa tatilde" düşüncesiyle verilen sınırsız tablet, telefon veya bilgisayar kullanımı çocukların dikkat süresini azaltabilir, sosyal becerilerini olumsuz etkileyebilir ve fiziksel hareketlerini ciddi şekilde kısıtlayabilir.
Ekranı tamamen yasaklamak yerine denge kurmak gerekir. Bir çocuk gününün büyük kısmını ekran karşısında geçiriyorsa; doğayı keşfetmeye, kitap okumaya, spor yapmaya, oyun kurmaya ve aile üyeleriyle vakit geçirmeye yeterince fırsat bulamaz. Oysa çocukluk; dokunarak, deneyerek, kirlenerek ve keşfederek öğrenilen bir dönemdir.

TATİLDE DERS YAPILIR MI?
Tatilde akademik çalışma yapılmasının da gerekebileceğini belirten Şule Erk bunun "kararında" olması gerektiğini söyledi. Şule Erk, "Yaz tatili ikinci bir okul dönemi olmamalıdır. Çocukların sürekli test çözmeye zorlanması, tatilin amacını ortadan kaldırır. Ancak tamamen akademiden uzaklaşmak da doğru değildir. Günlük kısa kitap okuma saatleri, eğlenceli zekâ oyunları, yaşa uygun bulmacalar ve günlük yaşam içerisinde yapılan küçük matematik çalışmaları yeterlidir. Önemli olan öğrenmenin devam etmesi, fakat bunun baskı olmadan gerçekleşmesidir.

KARNE GÜNÜ DUYGULARINI SORUN
Şule Erk, karne günü için de anne babaları uyararak, nottan önce duyguların sorulması gerektiğini belirtti. Erk şunları söyledi: Yıllar sonra çocuklar çözdükleri testleri, yaptıkları çalışma sayfalarını ya da aldıkları notları çok net hatırlamayacaklar.
Ama aileleriyle yaptıkları piknikleri, denizde topladıkları taşları, birlikte oynadıkları oyunları, gece gökyüzüne bakarken ettikleri sohbetleri unutmayacaklar. Bu nedenle yaz tatilinin en önemli amacı çocukların biraz daha büyümesi değil; biraz daha mutlu olmasıdır. Karne günü geldiğinde çocuklarınıza ilk olarak notlarını değil, duygularını sorun. Ve yaz tatiline girerken kendinize şu soruyu sorun: "Bu yaz çocuğumun hafızasında hangi güzel anılar kalacak?" Çünkü çocukluk bir gün sona erer. Ancak çocuklukta biriktirilen güzel anılar, ömür boyu insanın yanında kalır.

ÇOCUKLAR NEYE YÖNLENDİRİLMELİ?
Yaz tatilinin çocukların yeni ilgi alanları keşfetmeleri için eşsiz bir fırsat olduğunu hatırlatan Şule Erk, "Her çocuğun ilgisi farklıdır. Bu nedenle ebeveynler kendi hayallerini değil, çocuklarının meraklarını takip etmelidir. Çocuklar;
- Yüzme, bisiklet, jimnastik gibi spor faaliyetlerine,
- Resim, müzik ve drama çalışmalarına,
- Bilim deneylerine,
- Doğa gezilerine,
- Kamp etkinliklerine,
- Kitap okuma saatlerine,
- Aile içi oyunlara ve sohbetlere yönlendirilebilir. Özellikle açık havada geçirilen zaman çocukların hem fiziksel hem de ruhsal sağlıklarını destekler. Bir ağacın gölgesinde geçirilen bir saat, bazen saatlerce süren ekran kullanımından çok daha öğreticidir" dedi.
SIKILMALARINA İZİN VERİN
Günümüz ebeveynlerinin en büyük kaygılarından birinin çocuklarının sıkılması olduğunu belirten Şule Erk, sıkılmanın kötü bir şey olmadığını hatırlatarak şunları söyledi: "Çocuklar sıkıldıklarında düşünmeye, üretmeye ve hayal kurmaya başlarlar. Yaratıcılığın kapısı çoğu zaman can sıkıntısından geçer. Her dakikası planlanmış, sürekli etkinliklerle doldurulmuş bir yaz tatili çocukları geliştirmek yerine yorabilir. Bazen sadece bir kutu, birkaç taş, biraz kum veya bir bahçe bile çocukların saatlerce oyun kurmasına yeter."