Bildiği soruyu yanlış yapanlara uzman tavsiyesi: Akıllı sınav taktiği
Eğitimci Esin Yılmaz Ashkar, öğrencilerin sınavlarda başarılı olmasında bazı detayların çok önemli olduğunu söyledi. Takvim'e konuşan Ashkar, bilginin önemli olduğunu ama süreci yönetmenin çok daha etkili bir yöntem olduğuna dikkat çekti.
Yaz aylarıyla birlikte sınav dönemleri de yaklaşıyor. Hem okullardaki sınavlar hem de lise ve üniversite giriş sınavları için milyonlarca öğrenci hazırlık yapıyor. Eğitimci Esin Yılmaz Ashkar, sınavın yaklaştığı haftalarda sadece ders çalışmanın yeterli olmayacağını, sınava hazırlık için bazı püf noktaları olduğunu söyledi.
Eğitimci Esin Yılmaz Ashkar (Haberin fotoğrafları Takvim Foto Arşiv, İHA ve AA'dan alınmıştır.)
DİKKAT EKSİKLİĞİ ÖNEMLİ
Son haftalarda, bilgiyi toparlama, zihni düzenleme, hataları tanıma, duyguyu yönetme ve sınav pratiğini daha akıllı hale getirme gibi hazırlıkların yapılması gerektiğini belirten Ashkar, "Bu dönem taktik çalışacağımız ve öğrencimizi gözlemleyeceğimiz dönemdir. Öğrencinin kaderini çoğu zaman bu son virajdaki yaklaşımı belirler. Önümüzdeki yaklaşık sekiz hafta boyunca, sınav sürecinde en sık karşılaştığımız temel sorunları ve bunlara karşı uygulanabilecek gerçekçi yöntemleri ele almak gerekiyor. Çünkü bu dönemde öğrencilerin yaşadığı problemler çoğu zaman yalnızca konu eksiğinden ibaret değildir. Dikkat hataları, zaman yönetimi sorunları, kaygı kaynaklı performans düşüşü, deneme sınavı yorgunluğu, okuma hataları, motivasyon dalgalanmaları ve son haftalarda artan zihinsel dağınıklık; birçok öğrencinin netlerini sessizce aşağı çeken başlıca etkenlerdir" dedi.

HER YANLIŞ, BiLGi EKSiKLiĞi DEĞiL
Deneme analizlerinde yanlış yapılan soruların bilgi sadece bilgi eksikliğinden kaynaklanmadığını belirten Esin Yılmaz Ashkar, "Bazen öğrenci konuyu gerçekten eksik biliyordur; bu son derece doğal ve çalışmayla kapatılabilecek bir durumdur.
Ancak bazen de öğrenci soruyu aslında yapabilecek durumdadır; formülü bilir, mantığı bilir, yorumlayabilecek düzeydedir ama yine de yanlışa gider. İşte burada karşımıza "dikkat hatası" çıkar. Dikkat hatası, sınav sürecinin en can sıkıcı sorunlarından biridir. Yani öğrenci bazen soruyu çözemez değil; sorunun kendisinden ne istendiğini tam yakalayamaz.Ve asıl kayıp da burada başlar" dedi.

BU YANLIŞA DİKKAT
Velilerin ve öğrencilerin burada en büyük yanlışlarından birisinin konuyu 'dikkatsizlik' yapmaya bağlamaları olduğunu söyleyen Askhar şöyle devam etti: "Her dikkat hatasının sebebi aynı değildir. Kimi öğrenci hız yüzünden kaybeder. Kimi uzun süren denemelerde zihinsel yorgunluk yaşar. Kimi kaygı arttıkça soru kökünü atlamaya başlar. Kimi son sayfalara geldiğinde zihinsel düşüş yaşar. Kimi de çok soru çözmenin getirdiği aşinalıkla soruyu gerçekten okumadan, tanıdığını sanarak işaretleme yapar.
Burada önemli olan yalnızca "dikkat hatası yaptı" demek değil, nasıl bir dikkat hatası yaptığını anlayabilmektir. Çünkü adı konmayan hata tekrar eder.
Öğrenci aynı net kaybını yaşar, aile aynı hayal kırıklığını hisseder, emek vardır ama sonuç beklenen kadar yükselmez."

NASIL ÇÖZMELİ
Son haftalar için öğrencilere tavsiyelerde de bulunan Esin Yılmaz Ashkar, "Son haftalarda öğrencinin ihtiyacı, sadece daha fazla soru çözmek değildir. Daha nitelikli bir çözüm sistemi kurmaktır" dedi. Burada dört başlığın öne çıktığını belirten Ashkar bunları şöyle sıraladı:
Birincisi, okuma disiplini.
Öğrenci soruyu hızlı görmek değil, doğru okumak zorunda olduğunu fark etmelidir.
İkincisi, soru kökü farkındalığı. "Değildir", "ulaşılamaz", "kesin değildir", "önce-sonra", "artan-azalan" gibi yön belirleyen ifadeler özel dikkat ister.
Üçüncüsü, yavaşlama cesareti. Bazı öğrenciler hızın başarı getireceğini sanır. Oysa kritik sorularda birkaç saniyelik bilinçli yavaşlama, bir net kazandırabilir.
Dördüncüsü, hata türünü tanıyan analiz.Yanlışın kaynağı bilgi eksikliği mi, okuma hatası mı, işlem dikkatsizliği mi, yön karıştırma mı, kaygı mı, yorgunluk mu?
Bu ayrım yapılmadan ilerleme sağlıklı olmaz."

VELİLERE DÜŞEN ROL
Velilere de tavsiyelerde bulanan Esin Yılmaz Ashkar şunları söyledi.
"Bu dönemde velinin dili, öğrencinin zihinsel yükünü ya hafifletir ya da artırır.
Bu yüzden evde kurulacak cümleler çok kıymetlidir. Çocuğa sürekli "çok basit hata yapıyorsun" demek, çoğu zaman fayda değil baskı üretir.
Çünkü öğrenci zaten bildiği soruyu kaçırdığı için kendine yeterince kızıyordur. Velinin görevi, o kızgınlığı büyütmek değil; hatayı anlamlandırmasına yardımcı olmaktır.
Deneme sonrası sadece net sormak yerine şu sorular çok daha değerlidir:
"BURADA SORU KÖKÜNÜ MÜ KAÇIRDIN?"
"SONLARA DOĞRU MU DÜŞTÜN?"
"HIZLANDIĞIN İÇİN Mİ OLDU?"
"OLUMSUZ İFADEYİ ATLADIN MI?"
"BU BİLGİ EKSİĞİ Mİ, OKUMA HATASI MI?"
Bu yaklaşım çocuğu suçlamaz; düşünmeye sevk eder. Ve sınav sürecinde asıl gelişim tam da burada başlar.

ÖĞRENCİ BİLDİĞİ SORUYU NEDEN YANLIŞ YAPAR?
Esin Yılmaz Ashkar bu soruyu şöyle cevapladı:
Çünkü sınav yalnızca bilgi ölçmez. Sınav aynı zamanda okuma disiplini, odak yönetimi, stres altında karar verme ve zihni yönlendirme becerisini de ölçer.
Bugünün sınavlarında öğrencinin sadece konuyu bilmesi yetmez. Sorunun diline dikkat etmesi, isteneni ayıklaması, olumsuz kökleri fark etmesi, işlemle istenen sonucu birbirine karıştırmaması gerekir.
Bu yüzden bazen mesele akademik yetersizlik değil; zihnin acele etmesi, varsayımla hareket etmesi ya da yorgunluktan ayrıntıyı kaçırmasıdır.
Bu tabloyu doğru okumak çok önemlidir. Çünkü her yanlışta çocuğu yeniden konu anlatımına boğmak doğru çözüm değildir.
Bazen ihtiyaç duyulan şey bilgi yüklemesi değil, soru okuma alışkanlığını düzeltmek ve hata farkındalığını artırmaktır.