Uzayda 20 dakikalık kriz: Astronot konuşmayı unuttu
Uluslararası Uzay İstasyonu’nda görev yapan deneyimli bir NASA astronotu hiçbir belirti olmadan aniden konuşamaz hale geldi. Kısa sürede kayıtlara geçen bu gizemli olay NASA’nın ilk tıbbi tahliyesine yol açarken doktorlar hala kesin nedeni belirleyebilmiş değil.
Hızlı Özet Göster
- NASA astronotu Mike Fincke, 7 Ocak akşamı Uluslararası Uzay İstasyonu'nda akşam yemeği sırasında aniden konuşma yetisini kaybetti.
- Yaklaşık 20 dakika süren olayın ardından Fincke'nin durumu düzeldi ancak kesin nedeni tespit edilemedi.
- Sağlık krizi nedeniyle astronotun 10. uzay yürüyüşü iptal edildi ve mürettebat planlanandan bir ay erken Dünya'ya döndü.
- Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'ndeki uçuş doktorları olay sırasında ekibe destek verdi ve kalp krizi ihtimali elendi.
- NASA, uzun süreli ağırlıksızlık ortamının etkilerini anlamak için diğer astronotların tıbbi kayıtlarını inceliyor.
Uluslararası Uzay İstasyonu'nda rutin görevini sürdüren deneyimli bir NASA astronotu, aniden konuşma yetisini kaybederek herkesi şaşkına çevirdi. Saniyeler içinde gelişen ve kısa sürede sona eren bu sıra dışı sağlık krizi, uzay ajansının ilk tıbbi tahliye kararını almasına neden oldu. Olayın üzerinden zaman geçmesine rağmen uzmanlar hala bu beklenmedik durumun arkasındaki nedeni netleştirebilmiş değil.
NASA astronotu Mike Fincke, 7 Ocak akşamı Uluslararası Uzay İstasyonu'nda akşam yemeği sırasında aniden konuşma yetisini kaybetti. Fotoğraf:AA
Olay nasıl gerçekleşti?
Dört kez uzaya çıkan NASA astronotu Mike Fincke, olayın 7 Ocak akşamı, ertesi gün yapacağı uzay yürüyüşü için hazırlanırken gerçekleştiğini anlattı. Astronot, akşam yemeği sırasında bir anda konuşamaz hale geldi. Fincke, olayın tamamen beklenmedik olduğunu ve "inanılmaz derecede hızlı" geliştiğini ifade etti. Herhangi bir ağrı hissetmediğini belirten astronotun durumu ekip arkadaşlarının dikkatini çekti.
NASA astronotu Mike Fincke, SpaceX Crew-11 kapsülünden çıkarılırken yardım alıyor. (NASA -AP)
Mürettebat hızla müdahale etti
Fincke'nin sıkıntıda olduğunu fark eden mürettebat arkadaşları saniyeler içinde harekete geçti. Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki ekip, Houston'daki Johnson Uzay Merkezi ile iletişime geçerek uçuş doktorlarından destek aldı. Astronot, yaklaşık 20 dakika süren olayın ardından kendini yeniden iyi hissettiğini ve o günden sonra benzer bir durum yaşamadığını söyledi.
Houston'daki Johnson Uzay Merkezi'ndeki uçuş doktorları olay sırasında ekibe destek verdi ve kalp krizi ihtimali elendi.
Tıpkı yıldırım çarpması gibi
Doktorlar kalp krizi ihtimalini eledi. Ayrıca Fincke, boğulma gibi bir durumun da söz konusu olmadığını belirtti. Buna rağmen olayın kesin nedeni henüz tespit edilemedi. Uzmanlar olayın uzun süreli ağırlıksızlık ortamıyla ilişkili olabileceğini değerlendiriyor. Fincke bu durumu "çok hızlı bir yıldırım çarpması gibi" olarak tanımladı.
NASA, uzun süreli ağırlıksızlık ortamının etkilerini anlamak için diğer astronotların tıbbi kayıtlarını inceliyor.Fotoğraf:AA
Tıbbi kayıtlar incelendi
ScienceAlert'te yer alan habere göre olay sırasında uzay istasyonundaki ultrason cihazı aktif şekilde kullanıldı. Dünya'ya döndükten sonra ise Fincke kapsamlı tıbbi testlerden geçirildi. NASA, benzer durumların daha önce yaşanıp yaşanmadığını anlamak için diğer astronotların tıbbi kayıtlarını da inceliyor.
Roscosmos kozmonotu Oleg Platonov (solda), NASA astronotları Mike Fincke, Zena Cardman ve JAXA astronotu Kimiya Yui, SpaceX Dragon Endeavour uzay aracının inişinden kısa bir süre sonra aracın içinde. (NASA - AP)
Görev iptal edildi
Yaşanan sağlık sorunu nedeniyle planlanan uzay yürüyüşü iptal edildi. Bu görev Fincke'nin 10. uzay yürüyüşü olacaktı. Ayrıca bu olay mürettebatın planlanandan bir aydan fazla erken Dünya'ya dönmesine neden oldu. SpaceX kapsülüyle 15 Ocak'ta geri getirilen ekip doğrudan hastaneye sevk edilmişti.
Fotoğraf Takvim.com.tr grafik servisi tarafından oluşturulmuştur.
UZAYDA BAZI KONULAR HALA GİZEMİNİ KORUYOR
Her zaman iyimser olduğunu vurgulayan Fincke, bir gün tekrar uzaya dönmeyi umduğunu ifade etti. Bu olay, uzayda insan sağlığına dair bilinmeyenlerin hâlâ önemli bir araştırma alanı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

