CANLI YAYIN

Haberim Yokmuş Gibi

Eklenme Tarihi 28 Temmuz 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

Seçim yenilgisi sonrası muhalefet iç hesaplaşmasını olabilecek en pespaye ve çirkin şekilde ve fakat tüm ülkenin gözleri önünde gerçekleştiriyor. Hem CHP'nin hem de muhalefetin lideri konumundaki Kemal Kılıçdaroğlu'ndan başlayalım; övünmeye geldi mi değil kendi partisinin tüm 6'lı masanın doğal lideri olarak konuşuyor. Masayı kuran o, masanın en büyük partisinin genel başkanı ve masanın ortak cumhurbaşkanı adayı… Ama nedense mağlubiyetten pay almak istemiyor. Bunu da ortada bir mağlubiyet olmadığını iddia ederek yapıyor. Hani bir yalan çok söylenince inanılırmış ya, Kılıçdaroğlu da yenilmediğine önce kendini sonra da diğerlerini inandırmaya çalışıyor.

Ancak bu tutum sadece Kılıçdaroğlu'yla sınırlı değil. Kılıçdaroğlu ortak adaydı ve seçime Cumhurbaşkanı yardımcılarını açıklayarak gitti. Altılı masanın diğer genel başkanları Kılıçdaroğlu'nun yardımcısı oldular. Yetmedi bir de İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanları Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak açıklandılar. Hatta aralarından belki de siyaseten en çiği olan Ekrem İmamoğlu belediye etkinliklerinde kendini Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak anons ettirmeye başlamıştı. Seçim gecesi ikide bir ekran karşısına çıkıp yüzü kızarmadan "aramızda kalsın kazandık" açıklamaları bile yaptı. Şimdi ise genel başkanına bayrak açtı ve değişim istiyorum, diyor.

Peki diğer muhalefet liderleri… Onların durumu da pek parlak değil. O kadar görüşme, mutabakat metni, ilkeler, açıklamalardan sonra onlar da ihaleyi Kılıçdaroğlu'na bırakmaya çalışıyorlar. Sanki çok değil 2-3 ay önce büyük siyaset gurusu olarak topluma sundukları, aynı kürsüye çıkıp peş peşe konuşup miting yaptıkları başka birisiymiş gibi. Kılıçdaroğlu'nun Ümit Özdağ ile yaptığı 3 bakanlık ve MİT başkanlığını içeren gizli pazarlığa içerlemiş gibi yapıyorlar. Peş peşe haberimiz yoktu açıklamaları geliyor. Kendileri küsurat oyları karşılığında Kılıçdaroğlu ile esnaf işi vekillik, bakanlık pazarlığı yapmamış gibi Özdağ ile yapılan pazarlığı ahlaken sorumlu buluyorlarmış. Haberimiz yoktu demek de kurtarmaz; seçimin ikinci turundan önce Ümit Özdağ açık açık bakanlık dahil talepleri olduğunu söyledi. Anlaşmaya varıldığında Kılıçdaroğlu'nun Özdağ'a bir şeyler verdiğini herkes biliyordu. Eğer Kılıoçdaroğlu'na yani ittifak ortaklarına ve ortak cumhurbaşkanı adaylarına Özdağ ile vardığınız anlaşmanın çerçevesi nedir diye sormak akıllarına gelmediyse bu yalnızca özrü kabahatinden daha büyük bir durumu gösterir.

Gelelim gazeteci kısmına… Onlar da pişman, onlar da aldatılmış. Kılıçdaroğlu'nu böyle bilmezlermiş. Anti-demokratik tavır sergiliyormuş. Meğerse siyasi hırsları varmış. Yenildiyse bırakmalıymış… Sanki Kılıçdaroğlu yıllardır siyaset yapmıyor da onu yeni tanımış gibi yorum yapıyorlar. Pardon ama aynı Kılıçdaroğlu defalarca yenildi ve bırakmadı. Muharrem İnce'yi kendi siyasi hırsları için harcadı. Partiyi kendi mezhepçi hizbinin kontrolüne soktu. Tüm bunlar olurken siz başka memlekette mi yaşıyordunuz da şimdi çok şaşırmış pozları kesiyorsunuz!

Hepsi oradaydı, hepsi Kılıçdaroğlu'nu bal gibi tanıyordu, gizli mutabakattan ve diğer gayrı ahlaki adımların hepsinden haberdardılar. Sadece Kılıçdaroğlu kazanırsa pastadan pay alabilmek için sustular. Şimdi konuşmalarının sebebi yine pastadan alacakları dilimle alakalı. İttifak ortakları yerel seçimde 1-2 belediye başkanlığı, gazeteciler ve diğerleri de yeni döneme yatırım için rahatsızmış numarası yapıyorlar. Bu bir rant kavgası; bu kavgadan ahlak, erdem, değer çıkmaz!