CANLI YAYIN

Kılıçdaroğlu’nun umursanmayan kimliği

Eklenme Tarihi 22 Nisan 2023

HABERİ
SESLİ DİNLE

00:00 00:00
Tüm Sesli Haberler

YILLARCA bu memleketin dindar insanlarının ensesinde boza pişirdiler.
Nedeni ise sadece dini inançlarıydı. Saçma sapan bahaneler öne sürdüler. Eğer başörtülü bir kadın hakim olursa başı açık olanın aleyhine karar verir, dediler. Sonra polis, asker, avukat, doktor, mühendis olursa tarafsız olamayacağını iddia ettiler.
Saçma sapan gerekçelerle başörtülülerin kamu hizmeti veremeyeceğini söylediler.
Peki o zaman kamu hizmeti alsınlar, üniversitede okumalarında ne mani var, dedik. Ama onu da laikliğe aykırı buldular. Eğer bir kere izin verilirse yarın çoğunluk olurlar, başı açık olanlar azınlığa düşer ve onlara baskı yapılır, diye itiraz ettiler. Şaka değil, gerçekten bu lafları söylediler.
Şimdi bu sorun çözüldü. Kimse de lütuf etmedi. Türkiye'deki bütün muhafazakarlar mücadele ederek, bedel ödeyerek bu sorunu çözdüler. Ama o eski günleri de unutmadılar.
Sık sık başörtüsü sorununu hatırlattılar. Dünün yasakçıları buna da bozuluyorlar. Başörtüsü sorununun hatırlatılmasını "mağduriyet edebiyatı" olarak isimlendiriyorlar. Ellerinden gelse yıllarca yaptıkları kötülükleri hatırlamamıza bile mani olacaklar.
Gelelim bunları memleket seçime giderken neden yazdığıma...
Kılıçdaroğlu geçtiğimiz gün sosyal medya hesabından Alevi başlıklı bir video yayınladı.
Kendisinin Alevi olduğunu söylüyor ki, bilmediğimiz bir şey değil. Sonra gençlere çağrı da bulunuyor, "Alevi'den Cumhurbaşkanı olmaz diyorlar, bunu değiştirecek misin?" diye soruyor. Evet, Kılıçdaroğlu'nun Alevi olduğunu hepimiz duyduk, biliyoruz.
Ancak ben şimdiye kadar Alevi'den cumhurbaşkanı olmaz diyen aklı başında birine rastlamadım. Pardon, aslında birkaç kişi vardı ama onlar da Kılıçdaroğlu'nun oturduğu masadaki "dostlarıydı".
Mesela İYİ Parti'den böyle açıklamalar geldi. Hatta o zaman Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu meseleye temas etti. Kılıçdaroğlu'na Türkiye'nin artık o yasakçı ve kimlikçi günleri geride bıraktığını, bir Alevi'nin Cumhurbaşkanı olmasının önünde bir engel olmadığını hatırlattı ve kendisini aday olmak konusunda cesaretlendirdi.
Tabii Kılıçdaroğlu kendisine muhafazakar kesimden böyle bir tepki gelsin çok isterdi.
Aleviden Cumhurbaşkanı mı olurmuş dense, hele bir siyasetçi o lafı ağzına alsa çok memnun olurdu. Ama işte kimse söylemiyor. Kimse söylemeyince de Kılıçdaroğlu mağdur olamıyor. Alevi kimliğini bir seçim malzemesine dönüştüremiyor. Dini inancını üzerinden siyaset yapamıyor.
Dini kullanarak oy devşiremiyor.
Videolar çekmesinin, ısrarla konuyu oraya getirmesinin nedeni de bu!
Madem konu kendisinin dini inancından açıldı cevaplamayacağını bilerek bir soru soralım; Avrupa'daki Türklerin kurduğu cemevlerinde afişi, ilanı, reklamı yapılarak çok yoğun CHP propagandası yapılıyor. CHP'li siyasetçiler cemevlerinde düzenlenen seçim kampanyalarına katılıyor. Bu uygulamada laiklik açısından bir sıkıntı görmüyor mu?