Meral Akşener… 90'ların ikinci yarısında Tansu Çiller'in gözdesi, Refahyol hükümetinin içişleri bakanıydı. O zamanlar Türk siyasetinde Tansu Çiller'le esen güçlü kadın rüzgârı ile yelkenlerini doldurdu. Memleketin en önemli bakanlığında bir kadın oturuyordu. Öyle ki maço tavırlara sahip olmakla eleştirilirdi. Komedyenler, karikatüristler onu elinde kabadayı tesbihi ile çizerlerdi. Emniyet ve İçişleri teşkilatında yapıp ettikleri 90'ların karanlığını çokça taşımakla eleştirilir. Derin devlet, mafya, uyuşturucu ticareti… O zamanlar Çiller'in DYP'si içindeki ülkücü olarak biliniyordu.
Sonradan öğrendik ki 28 Şubat Süreci'nde Çiller'in ve Refahyol'un kuyusunu kazmakla meşgulmüş. Bu kendisine atılmış bir iftira değil. Bilakis kendisi övünerek söylüyor; cuntacı askerlerle birlikte MGK kararlarını uygulamak için yoğun çaba sarfettiğini. 2000'li yılların başında Türk siyasetinde AK Parti rüzgârı esmeye başladığında hemen Tayyip Erdoğan'ın yanında saf tuttu. Ülkücü Akşener o zamanlar boynunda yemenisi ile muhafazakâr Akşener oldu. Ancak birden oradan da vazgeçti. Bir hesap hatası ile seçimlerde başarılı olsa bile askerin AK Parti'ye hayat hakkı tanımayacağını düşündü ve daha parti tam olarak kurulmadan gemiden ayrıldı. Giderken de "değiştiler zannediyordum ama hala irticacılar" demeyi ihmal etmedi. Muhafazakâr Akşener 1-2 gün içerisinde seküler oldu.
Bir sonraki durağı Mehmet Ağar'ın yanı oldu. İkisi birden güya merkez sağdaki boşluğu dolduracaklardı. Ancak ülkede bir merkez sağ boşluğu olmadığı, Akşener'in bir şey başaramaz zannettiği AK Parti'nin o boşluğu da doldurduğu anlaşılınca Ağar'ın yanından da ayrıldı. Akşener başladığı yere ülkücülüğe geri döndü. MHP'den milletvekili seçildi. Ancak bir kere alıştığından mıdır nedir MHP'de de fazla dayanamadı. Mahkeme eliyle parti içinde darbe gerçekleştirip, Devlet Bahçeli'nin koltuğunu ele geçirmeyince MHP'den ayrılıp İYİ Parti'yi kurdu.
İYİ Parti adeta Akşener'in siyasi hayatının özeti gibi. Akşener'in indi-bindi yaptığı her trenden izler taşıyor. Yerine göre milliyetçi, bazen seküler, bazen dindar, bazen liberal… Şuanda 6'lı masanın müdavimi. Ancak orada da boş durmuyor. CHP'li belediye başkanlarını CHP genel başkanına karşı cumhurbaşkanı adayı olmak için kışkırtmakla meşgul. Duruma göre Mansur Yavaş'ı, sık sık da Ekrem İmamoğlu'nu destekliyor. İsimler önemli değil yeter ki ikisinden biri genel başkanının ve partisinin kararını hiçe sayıp cumhurbaşkanı adayı olsun.
Bu kadar indi bindiye, dönüşlere, çarklara, saf değiştirmeye rağmen aslında tutarlı bir hikayesi var Akşener'in. Fitneyi, ayrılığı, çatışmayı, taraf değiştirmeyi seviyor. Bu da bir tarz neticede, tekinsiz bir tarz…