Trabzonspor uzun bir aradan sonra ideale oldukça yakın kadroyla sahadaydı. Onuachu'nun yokluğu önemli bir eksik olsa da özellikle son bir aylık periyot dikkate alındığında sahaya çıkan 11'in, ideal kadroya en yakın dizilişlerden biri olduğunu teslim etmek gerekir. Son bir aydır Trabzonspor'un yediği gollerin "kolaylığına" sıkça dikkat çekiyorum. Bu durum bir noktaya kadar kadro eksikliğiyle açıklanabilirdi. Ancak bu karşılaşma gösterdi ki mesele tek başına bu değil yapısal bir problem de söz konusu. Savunma direncindeki düşüş skor tabelasına yansıyan gollerle de sınırlanamaz. Hava toplarındaki zayıflık, ikili mücadele kayıpları, pas arası yapamama ve genel fiziksel gerileme de bu tablonun önemli parçaları. İç sahada oynanan Beşiktaş maçından sonra Trabzonspor'un hem hücumda hem savunmada geriye gittiğini söylemek ne yazık ki mümkün. Karşılaşmanın ilk yarısında son 10 dakika haricinde Trabzonspor oyunun kontrolünü almakta ciddi zorluk yaşadı. Kendi yarı alanında beklediği bölümlerde dahi topun arkasına yeterince yerleşemedi. Kocaelispor, Trabzonspor'un merkezine bilinçli ve agresif bir baskı kurdu. Amaç oyunu kenarlara yönlendirmekti. Trabzonspor hem kanatlara inmekte zorlandı hem de indiği anlarda üretkenlikten uzak kaldı. Artık skordan çok oyuna odaklanmak, gelecek adına daha sağlıklı bir fotoğraf sunuyor. Trabzonspor'un mevcut grafiği, Ekim ve Kasım aylarındaki seviyenin belirgin şekilde altında. Bu ivme yeniden yakalanamazsa camianın kurduğu hayallerin ciddi biçimde sekteye uğrama riski var. Trabzonspor'un maçı son anda bulduğu golle kazanması değerli ama oyunu maskelememeli. Zor ve uyarıcı bir galibiyet oldu. Bu maçtan çıkarılacak dersler var. Aksi halde benzer oyunlar her zaman aynı sonu getirmeyebilir.