İNSANLARIN gayet normalmiş gibi size "Neden sevgilin yok?" diye sorması.
Sana ne kardeşim ya!
DIŞARI çıkarken onlara eşlik etmenizi isteyen çiftler.
Bir de elinize telefonlarını tutuşturup fotoğraflarını çekmenizi istemezler mi!
Neyse ki selfie diye bir şey çıktı.
SEVGİLİSİ olmayan diğer arkadaşlarını size ayarlamaya çalışan insanlar.
Tek ortak noktamız sevgilimizin olmayışı olsa bile mi?
Lütfen bana bunu yapma!
SANKİ daha önce hiç denememişsiniz gibi, aralıksız olarak karşı cinsten insanlarla tanışma taktikleri duymak.
SİZE online arkadaşlık sitelerini öneren insanlar.
Anlamak mümkün mü bu insanları?
"HİÇ beklemediğin bir anda hayatının aşkıyla karşılaşacaksın" gibi cümleler.
"KAFANA takma, daha çok gençsin" diyerek sizi teselli edebileceğini sanan insanlar.
KAFAMA TAKMIYORDUM
Kİ ZATEN!!?
ÇOK seçici olduğunuzu düşünüp sizi haksız yere yargılayan insanlar.
BELKİ de hiçbir zaman sahip olamayacağınız çocuklar hakkında size soru sormayı normal sanan tipler.
Gözleri ne renk olsun istersin?
Kız mı istersin erkek mi?
KARİYERİNİZE çok fazla odaklandığınız için bir sevgiliniz olmadığını sanan insanlar.
Ne yani, sevgilisi olan herkes işin de kötü mü o zaman?
KENDİNİZE her yerde bir sevgili aradığınızı sanıp arkanızdan konuşan insanlar.
Böyle tiplerden kurtulmak için üzerinde 'yalnızım, mutluyum' yazan bir tişört filan giymek lazım.
TEK başınıza aktivite yapmanın veya dışarı çıkmanın acınası bir şey olduğunu düşünen insanlar.
SİZE ne kadar güzel/yakışıklı olduğunuzu söyleyerek moral vermeye çalışan insanlar.
VE en kötüsü; sevgiliniz olmadığı için size acıyan ve sizin için üzülen insanlar.
Kaynak: .buzzfeed.com/
LÜZUMSUZ BİLGİLER
2005 yılında Londra'daki bir uyurgezer kadın, uyurken 45 metrelik vince çıkmıştır.
TESPİTLİ YORUM
@taylanbeyyy BABAMIN baba olduğu yaştayım. Hâlâ kardeşime vurup diğer odaya kaçıyorum.
Çünkü çok komik oluyor.
NE KADAR OLDU?
'Kocanı nasıl öldürmelisin' adlı bir öyküsü bulunan ABD'li roman yazarı Nancy Crampton Bropy, eşini öldürdüğü iddiasıyla tutuklanalı 4 YIL OLDU
ALKIŞLIYORUM
4,5 yaşındaki oğlum ana okuluna başladığından beri frizbi istiyor.
Her akşam eve gelince standart sorumuz: "Baba prizbi aldın mı?" oluyor. Başta anlamadık almadım, sonra anladım, unuttum almadım.
2-3 ay geçti.
Tabi sözünü de verdim. Nihayet elimde frizbi gurur içinde geldim eve. Bizimki baktı, baktı, baktı frizbisine, sonra gözüme baktı ve sordu: "Baba prizbi aldın mı?" Derin bir araştırmadan sonra konuyu açığa kavuşturdum.
Durum şu; beyimiz PSP (Playstation) istiyor.