CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Pazartesi diyetleri

Eklenme Tarihi 24 Mayıs 2014
İnsanların (özellikle de bayanların) kendilerine sık sık verdikleri ama bir türlü tutamadıkları söz. Başladığı pazartesini takip eden salı günü bitmesi çok muhtemel eylem. -Off çiğköfte de acayip lezzetliymiş.
-Ya evet kız Sema. Ama çok kilo alıyoruz.
-Amann Ebru ne yapalım diyete başlarız.
-Ne zaman.
-Pazartesi.
-Eee zaten pazartesi bugün.
-Aaa evet haftaya pazartesi başlayalım o zaman.
-Evet ya ben doymadım bir tane daha söyleyecem sende ister misin.
-Evet bir tane daha yerim.
(Yaşanmıştır bu arkadaşlar halen pazartesi diyete başlıyorlar) O pazartesi çıkmaz ayın son çarşambasıdır aslında.
Bu cümle söylenirken de büyük ihtimalle dudaklarda brownie veya sufle izi vardır.
Bu cümleden sonra kişi dilediği kadar yer, nasıl olsa diyete başlayacaktır, bir kaç kalorinin bir önemi yoktur. Bir de diyet psikolojisi ile abuk subuk şeyler yenir.
Akşam yarın diyete başlayacağınız evdekilere özellikle anneye söylenir ki yarın kabaktır, salatadır, sağlıklı ve diyet yemekler yapsın.
İrade ile mücadele nidasıdır. O diyete bir türlü başlanamaz. Düğünden sonra, doğum gününden sonra, evlenmek teklifinden sonra, okuldan sonra, işe başladıktan sonra, maçtan sonra diye giderde gider.
Her çarşamba günü tekrar söylenen sözdür. Çünkü çoğu diyet pazartesi başlar, salı biter. Çarşamba da arkadaşlara bu söylenir.
Peki neden pazartesi?
Pazartesidir çünkü hafta sonu dışarıya çıkıldığında kendini kasmak istemeyen bu arkadaşımız her ne hikmetse o diyete de pazartesi başlamaz. Bu ve buna benzer arkadaşlarımız kendini kandırmasa, belki de pazartesiler daha güzel olacak. Bi umut yani.
Sonuç olarak o pazartesiler hiç mi hiç bitmez. Nedir pazartesinin çektiği. Bence pazartesi sendromunu en çok pazartesi günü yaşıyor.


Tren
Anne, eve gelen oğlunu görünce çığlığı atar… - Ne oldu oğlum böyle, yüzün gözün yara bere içinde?
- Hiç sorma anne, trenle eve dönerken oldu.
- Tren kaza mı yaptı oğlum?
- Hayır yapmadı, tren tünele girdiğinde kızı yerine babasını öpmüşüm.
- Vah vah…

Koku
Trenin kompartımanında beyefendi ve alımlı bir bayan yolculuk yaparlar. Bayan o kadar çok sıkışır ki tünelden geçiş sırasında hafiften gaz çıkarıyım der. Keskin bir koku yayılmaz mı...
Çok pişman bir yüz ifadesiyle; -Beyefendi ne olur aramızda kalsın.
-Aramızda niye kalsın be kadın. Aç şu pencereyi de koku uçup gitsin.

Reçete
Doktor, adama reçeteyi yazıp vermiş: "Günde beş sigara, gelecek ay gel!"
Bir ay sonra doktor, sigarayı dörde düşürmüş, bir ay sonra da üçe, ikiye, bire...
Sonunda kesin yasak koymuş. "Yok olmuyor, günde bir sigara bile içmeyeceksin!"
Adam boynunu bükmüş: "Ben hiç içmezdim, beş sigarayla siz başlattınız!"

Alkışlı Yorum
Konyaaltı sahilinde hamile karısı ile denize gelen ve sırf karısı yüzüstü güneşlenebilsin diye yerde karnı kadar bir çukur açan ve böylece bebeğe baskı olmadan karısına bu imkanı sağlayan arkadaş; cansın be...