CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Kelebek öpücükler

Eklenme Tarihi 23 Şubat 2023

ÇOĞU zaman pek çok şeyi çocuklardan öğreniriz. Bir süre önce bir arkadaşım, 3 yaşındaki kızını, bir rulo altın renkli kaplama kağıdını ziyan ettiği için cezalandırmıştı. Durumları iyi değildi ve kızının kağıtları, ağacın altına koyacağı bir kutuyu süslemeye harcaması onu çok sinirlendirmişti. Buna rağmen, küçük kız, ertesi sabah hediyeyi babasına getirdi ve "Bu senin için babacığım" dedi.
Arkadaşım, gösterdiği tepki için kendini suçlu hissetti ama kutunun boş olduğunu görünce için için sinirlenmekten de kendini alamadı. Kızına bağırdı:
- Birine bir hediye verdiğin zaman içinin dolu olması gerektiğini bilmiyor musun?" Küçük kız babasına yaşlı gözlerle baktı ve şöyle dedi:
- Ama babacığım, kutu boş değil ki. Ben kutunun içine öpücüklerimi üflemiştim. Hepsi senin için babacığım." Babanın içi paramparça olmuştu. Kızını kucakladı ve onu affetmesi için yalvardı.
Arkadaşım bu altın renkli kutuyu yatağının baş ucunda yıllarca sakladığını anlattı bana.
Ne zaman cesaretini kaybetse, kutunun icinden hayali bir öpücük çıkarıyor ve onu oraya koyan çocuğunun sevgisini hatırlıyordu.
Gerçek anlamda bakmak gerekirse, her birimiz arkadaşlarımız ve ailelerimiz tarafindan bize sunulan karşılıksız sevgi ve öpücüklerle dolu altın renkli kutulara sahibiz. Dünyada sahip olabileceğimiz daha değerli bir şey olamaz.
Hayata iyi bakın.

LÜZUMSUZ BİLGİLER
"YÜZÜ korkudan bembeyaz oldu" ifadesi bilimsel açıdan doğru olabilir.
Yapılan bir araştırma, korku durumunda yüzün soğuduğunu; özellikle de burun ucu, alın, ağız çevresi ve üst çene bölgesinin sıcaklığının düştüğünü gösterdi. Bu durumun nedeni, tehlike durumunda vücudun "savaş ya da kaç" tepkisi verebilmesi için kanın kaslara doğru yönlendirilmesi olabilir.

TESPİTLİ YORUM
NİÇİN hep birlikte barış ve uyum içinde yaşamayalım?
Hepimiz aynı yıldızlara bakıyoruz, aynı gezegenin üzerindeki yol arkadaşlarıyız ve aynı gökyüzünün altında yaşıyoruz.
Aunius Aurelius Simachus

ALKIŞLIYORUM
KÖPRÜ gişelerinin çıkışında, arabasını diğer arabaların önünü kesecek şekilde durduran, yoğun akşam trafiğinde çalınan kornaları ve bağırışmaları duymazdan gelerek, hatta elinin tersiyle hepsine, "Hadi lan" işareti yaparak otabandaki minik kedi yavrusunu ezilmekten kurtarıp çimenlere bırakan kişi benim kocamdır.
Kedilere karşı özel bir sevgisi olmamakla beraber kent insanının duyarsızlığına öfkelidir ve ders vermek istemiştir.
Kendisiyle gurur duyuyorum!