CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Kadınların peki kelimesi

Eklenme Tarihi 03 Haziran 2015
İşte en tehlikeli kelime: Peki… Öyle bir söylerler ki kavgada o küçücük kelimeyi, öyle anlamlar yükleriz ki üzerine, o an her şeyi bırakıp gitmek isterler. Avına saldıran bir kaplan kadar hırçın ama bir o kadar da sessiz olurlar. "Peki" dedik, kavga bitti sandın di mi?? Yok öyle bir şey. "Peki" demiş kadın matador karşısındaki boğadan bile daha tehlikelidir.
Kırmızıyı kendine göster ve at kendini dışarı. Geriye dönerken en sevdiği şeylerden almayı sakın unutma. Ama unutma bu seni affettirmez sadece sonunu biraz geciktirir o kadar.
Ne demek istiyor bu peki kelimesinde:

* "Boyun posun devrilsin"
* "Ben sana bunun hesabını sormaz mıyım?"
* "Şimdi bişey demiyorum ama burnundan fitil fitil getireceğim"
* "Kalbim az önce bin parçaya bölündü"
* "Bunu 3 yıl sonra da 30 yıl sonra da yüzüne vurucam"
* "Ya şu an hiç tartışasım yok yoksa aklını alırdım"
* "İyi tamam umrumda değilsin"
* "Anladık sus iki dakka kafamı dinliyim"
* "Hayatını mahvedicem hayatını!"
* "Demek buraya kadarmış..."
* "Ne halin varsa gör"
* "İçimden deli gibi küfrediyorum sana"
* "Bunları hep yazıyorum kenara..."
* "Yav he he"
* "Ha arkadaşların benden önemli yani çok güzel"
* "Ben haklıyken hala üstelediğine inanamıyorum"
* "Tamam"

PASAPORT KONTROLÜ
Sınırdaki memurlar trende pasapor kontrolu yapıyorlardı.
Sıra yaşlı bir erkekle karısına gelince memurlardan biri şüphe ile sordu:
- 'Pasaportunuz tamam, ama hanımın karınız olduğunu ispatlamanız gerekir.' Adamcağız yanındaki çirkin kadına şöyle bir bakıp memurun kulağına fısıldadı:
- 'Aman, konusu edilmişken bu kadının karım olmadığını ispat edin de kurtulayım.'

PATRON
Patron, memnun bir halde karşısındaki gence döndü:
- Siz iyi bir tahsil yapamadınız ama, sebat ve azim içinde çalışmanız şu kısa zamanda bana ümit verdi. Buraya bekçi olarak girdiniz , az bir zaman içinde nöbetçi amirliğine çıktınız.
Başarınız devam ettiği için şimdi sizi fabrika müdürü yapıyorum.
-Teşekkür ederim babacığım.

ŞAİR
Yeni bir şaire bir mecliste tesadüf ettiği genç kadın:
- 'Ben sizi tanıyorum.' dedi.
Toy şair hayretle muhatabına sorar:
- 'Nereden tanıyorsunuz?'
- 'Eserinizi okudum.'
- 'Eserimi mi okudunuz? Fakat ben eserimi kimseye vermedim ki?'
- 'Ben verdiniz demiyorum ki.. Kitapçıdan satın aldım.'
O zaman şair heyecanla yerinden fırlar:
- 'Demek o sizdiniz öyle mi?'

ERKEKLER 3' E AYRILIR

MÖÖÖÖÖÖLER:
Her zaman öğretmenlerin taktir ettiği ama diğer öğrencilerin bulduğu yerde ağzına kürkle girişilmek istinilen ama şiddete karşı olduğumuz için yapamayacağımız. Giyimleri hep klasik, kıravat idam ipi gibi boyna sıkıca takılmış, saç jölesindan nefret eden ve genelde dişleri telli, yüzleri sivilceli ve kavanoz kapağı gibi gözlükler takarlar.

KENDİ HALİNDEKİLER:
Bu öğrencilerin karnesi loto toto gibidir.
Saçlar bazen jöleli, ayakkabı olarak mutlaka spor ayakkabı, kıravat biraz gevşek, böyle çıkma olaylarında tecrübeli öğrencilerdir.

ARTİSTLER:
Bu öğrencilerin aileleri varlıklı okumuş kişiler ama bu eleman hiç anne ya da babaya benzemez. Mutlaka bir yerden en az 100 milyon toplayıp 5 kızı aynı anda idare edebilecek şekilde programlıdır. Genelde Keremcem tarzında giyinirler. Sigara yanlarından ayırmadığı yegane boş ders aletidir. Genelde kızlar tuvaletinden çıkmaz.

AlkışlıYorum
Kardeşim karne almıştı. Fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu;
"Sakın çocuğun moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin."
Uyarılar özellikle babama yönelikti;
"Hele de sen, sakın çocuğun gururunu kırma." Babam daha fazla dayanamadı ve sordu; "Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?"