Her halükârda er kişiler olarak genelimizde bulunan, lâkin sahibine göre değişkenlik gösteren karakteristik bir özelliktir. Karşı cins tarafından sürekli yanlış anlaşılmalara mahal olduğundan dolayı biz adamlara zararı çoktur. Çünkü kadınlar, durup dururken bir soru yaratmaya bayılırlar.
Hal böyle olunca, söz konusu sorusuna erkeğinden yanıt alamayınca bir de kafasında daha önceden hazırda tuttuğu cevaplardan (doğrusunayanlışına bakmadan) beğendiği birini sunuyor. "Susuyor zalımın oğlu, demek ki aynen tahmin ettiğim gibiymiş" diye düşünerek erkekten habersiz "erkeğin cevabı" olarak kabul ettiriyor. Bunu karşı cinste duygusal zekânın doğuştan aşırı gelişmesine mi, yoksa dur durak bilmeden büyüyenin sadece meşhur duygusallıkları olduğu teorisine mi bağlamak gerekir, bilemedim.
Ya da delikanlı mekanizmasının tetiklenmesiyle ortaya çıkabilen durumda olabilir. Genelde "delikanlı adam sorunlarını anlatmaz, kendi içinde çözer" mottosuyla harekete geçer bu mekanizma. ilginçtir. Kimisine karizmatik gelir, kimisine ise acınası.
Bu durum biraz da karşıdaki insanın beklentileriyle ilintilidir.
Veyahutta kadınıyla yaptığı kavgadaki en büyük silahıdır.
Susarsan kadın söylediği şeyin doğru olduğundan emin olamaz. Senden onun haklı olduğunu düşündüğüne dair bi tepki bekler, çünkü hep ve sen susarsan daha çok üstüne gelir.
Sadece susarak düşünceni kabul ettirebilirsin bile belki. Susmak iyidir..
MOTOR
Dünyanın en ünlü kalp doktoru Dr. Bakey'ın arabası bozulmuş, arabasını tamire götürmüş. Tamirci arabasının kaputunu açmış ve Dr. Bakey'e dönerek:
- "Size bir şey soracağım neredeyse ben ve siz aynı işleri yapıyoruz. Mesela ben şimdi itina ile kaputu açacağım bir bakışta problemin nerede olduğunu anlayacağım, kapakçıkları temizleyeceğim, gerekirse kabloları, motor yağını değiştireceğim, hatta çok gerekli ise motoru çıkarıp yerine yenisini takacağım!!. Söylesenize nasıl oluyor da siz milyon dolarlar kazanıyorsunuz ama ben meteliğe kurşun atıyorum?"
Bunun üzerine Dr. Bakey tamircinin kulağına eğilmiş ve şöyle demiş:
- "Bunların hepsini motor çalışıyorken yapmayı denesenize!!!"
HİTLER
Hitlerin önüne üç esir getirmişler.Bir İngiliz, bir Fransız ve bir Yahudi. Demişki size birer soru soracağım, bilen canını kurtarır.
İngiliz'e sormuş: Titanik ne zaman battı?
-1912, demiş İngiliz.
Hitler: Bırakın, demiş ve Fransız'a sormuş:
-Titanik kazasında kaç kişi öldü.
-1124 kişi, demiş Fransız.
Hitler: Bunu da bırakın, demiş ve Yahudi'ye dönmüş: Say lan ölenlerin ismini.
HEYKEL
Adam göz ameliyatı geçirdi. Ameliyat çok başarılı oldu. Bu nedenle de, o kadar mutlu oldu ki, göz kliniğinin bahçesine kocaman bir heykel yaptırdı. Heykel göz biçimindeydi. Göz bebeği yerinde de göz doktorunun bir resmi bulunuyordu. Heykelin açılış töreninde mutlu hasta sevgili doktoruna sordu:
''Memnun musunuz? Neler hissediyorsunuz?
''O da derin nefes alarak yanıtladı: ''
Şu anda memnunum. İyi ki kadın doğum doktoru değilmişim!''
AlkışlıYorum
Amerika'da Türk Koleji'nde okuyan bir grup Amerikalı öğrenci Türkçe öğrenmek için gelmişler. Başlarındaki Türk öğretmen çocuklar Türkçe'yi pekiştirsinler diye çeşitli mekanlara götürüyor çocukları. Ayrılma sırasında orada bulunan Türk öğrencilere bizim zeki öğretmen sesleniyor. "Hadi bakalım şimdi de Türkçe vedalaşalım, hep birlikte bay bay diyelim misafirlerimize..." (!)
KÖŞE VURUŞU
Şuna bi açıklık getiriyim; Hayatınızı yazsanız roman olmaz, otobiyografi olur.
ÇAPKIN HOROZ
Çiftçi tavukları için hiç yorulmayan bir horoz almak için pazara gider.
Pazarcı: İstediğiniz herşeyi bu horoz yapar, diye azgın mı azgın bir horoz satar bizim çiftçiye.
Adam çiftliğe döner ve horozu kümese koyar koymaz tüyler uçuşur, gıdaklama sesleri, feryat figan, çiftçi çok memnundur.
Ama horoz çok azgındır, sadece kümesi değil, çiflikteki hayvanlar, atlar, koyunlar, inekler vs. vs. Adam memnundur ama bir yandan da endişelenir, horoz iki günde ölecek diye. Horozu tutmaya çalışır ama nafile. Neyse der eve girer. Ertesi gün bir bakar ki, horoz ayaklar havada, dili dışarda kümesin önünde pestil vaziyette yatıyor ve hatta tepesinde bir akbaba uçuşuyor.
Çiftçi kendi kendine : Ehh işte sana dedim geberecen diye, şeklinde söylenir.
Horoz, bir gözünü hafif açarak çiftçiye kısık sesle homurdanır;
-Hişşşt! Akbabayı kaçırıcan sus!