CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Dur bak sana kimi veriyorum

Eklenme Tarihi 28 Mart 2016
Kadın ve kuaför kelimesi birbirleriyle neredeyse eş anlamlı gelecek kadar birbirleriyle özdeşiyor. Bir kadın için kuaför bir psikolog gibidir. Canı sıkıldı mı, bunalıma girdi mi, sevgili ya da eş ile kavga edildi mi kuaför imdat düğmesi gibi gelir.
Fakat kadınlar erkeklere göre kuaför konusunda nankördür. Bir kadın için kuaför saçını en güzel şekilde yapması gereken, efendim manikürüdür, pedikürüdür bunlar için aldığı parayı hak eden bir dükkandan ibarettir.
Belli bir süre bağlı gelir ama gider saçını daha ucuz diye başka kuaförde fön çektirir.
Ya da her zaman güzel yapılan saçını o gün kötü yapmıştır. Hemen yıllardır gidilen kuaför defterden silinir.
Erkekler öyle mi? Erkekler berberlerine sadıktır. Misal erkekler için bir berber asla berber değildir. Osman, Hilmi, Rüknettin abi ya da benim berberim gibi Bora nam-ı değer Malbora. Ondan şahıstan başka bir gün bahsedeceğim. Berbere gidip de sandalyeye oturduklarında "Abi her zamanki gibi yapıver işte" cümlesi ile bile kadınlardan ne kadar farklı olduklarını ispatlıyorlar.
Bir kadının kuaförden çıktığındaki özgüven hiç bir güvene benzemez. Ha biraz şu yaklaşabilir: Şahin marka arabasını oto kuaföründen çıkarıp caddelere akan erkeğin duyduğu özgüvene yakındır. Fakat bu güven evde saçını yıkayana kadar ya da onu kuaförden almaya gelen sevgilinin ya da eşin "Aaa! Niye kuaföre gitmekten vazgeçtin" sorusuyla son bulabilen guvendir. Peki neden kadınlar canı sıkıldımı kuaföre gider.
Kadınların kuaförde rahatlamaları, kendilerini huzurlu hissetmelerinin nedeni, kuaförü "Parasıyla dertlerini dinleyecek birisi" olarak görmeleridir. Bunu yapan kadınlar çoğunlukla parasını verdikten sonra, kuaförlere, erkek bile olsa, en yakın dostlarına anlatmadıkları sıkıntılarını anlatırlar. Burada bir teslim oluş anı yaşarlar. Bir başka rahatlama ise aynadakinin değişmesiyle ruh hallerinin de değişikliğe uğrayacağını düşünür. Evet, kısa bi müddet bu duruma iyi geldiği söylenebilir ama etkisi tekrar aynadakine alışmanızla doğru orantılıdır.
Gerçekten ihtiyaç anında da giderler.
Haklarını yemeyim şimdi.
-İyi günler hanfendi.
-İyi günler.
-Ne olacaktı saçınıza?
-Bilmiyorum.
-Nasıl yani?
-Sıkıldım, geldim ben.
-Hı tamam gelin başı yapalım o zaman.
Güzel bi topuz.
-Olur. Çok sıkıldım ben.

KOMİK ZEKA SORULARI
Bir tarafta İran bir tarafta Türkiye sınırı varmış. Uçak sınır çizgisinin tam ortasına düşmüş. Bir parçası Türkiye diğer parçaları da İran sınır tarafında kalıyor. Sence yaralıları ne tarafa gömerler?

CEZA
Hız limiti 50 km. olan caddede polis sürücüyü durdurdu ve önce suçunu sıraladı: "Hızlı gitmeniz bir yana yanlış yerde araba solladınız, farlarınızdan biri yanmıyor, lastikleriniz tümüyle aşınmış.
Size hayli kabarık bir ceza yazmak zorundayım."
Kalemini çıkardı, defterini açtı ve sordu: "Adınız nedir?"
Sürücü derin bir soluk aldı ve adını söyledi: "Schtarthewisizesky Vocgefastrlongchsclingen."
Polis bir süre düşündü ve sonra kararını verdi: "Şeyy..." dedi. "Bu kez ceza yazmıyorum ama, lütfen daha dikkatli olun."

MONİCA
Beyaz Saray'daki oval ofisteyiz. Bill çalışıyor. Monica onu seyrediyor. Bu sırada telefon uzun uzun çalıyor ama sekreter hanım hiç oralı olmuyor. Sinirlenen Bill, "Telefona niçin bakmıyorsun?" diye sorunca Monica cevabı yapıştırıyor:
- Neden bakacakmışım ki... Nasıl olsa her seferinde seni arıyorlar!

GülüYorum
Annem, beni ve hala evlenmemiş olan iki ablamı turşu kategorisinde sınıflandırıyor. Evlenmek isteyip evlenemeyen en büyük ablam lahana turşusu, işinden dolayı evliliğe bir türlü vakit ayıramayan küçük ablam acı biber turşusu. Ben mi? Nedenini anlayamadım ama, hıyar turşusu...

EL ÖPMEK
Bayanların eli niye öpülür diye Fransız'a sormuşlar? Fransız, "Nezaketten" demiş.
İngiliz'e sormuşlar, "Kadın değerli olduğu için" demiş.
Türk'e sormuşlar, "EE Bİ YERDEN BAŞLAMAK GEREK" demiş..

AlkışlıYorum
Eski sevgilimin bıyıklarımın çıktığını söyleyiş şekli:
''Yavrum, kediye benzemişsin.''

CEVAP: YARALILAR GÖMÜLMEZ