CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak
LÜTFİ ALBAYRAK

Denize gitmemek bazen güzeldir

Eklenme Tarihi 29 Temmuz 2018
Denize ya da tatile gidemiyor musunuz.
Belki de en güzelini siz yapıyorsunuz. Olayın bir de bu tarafından bak öyleyse.
Kuru, yakıcı bir sıcak, etraf neredeyse çıplak insanlarla dolu, deniz soğuk… Kim ister ki plaja gitmeyi?
Kendini kavurucu güneş ışınlarından korumak zorundasındır, yoksa fena yanarsın.
Yok şu faktör, yok bu faktör! Faktöring firmalarında bile bu kadar faktör konuşulmuyordur.
Hele beyaz etliysen aboow! O zaman faktör et sen gitme.
Her yerde su vardır ama içemezsin!
İçmeni de bekleyecek kadar geri zekalı olduğunu düşünmüyorum. Ama bir su yüzde yüz zamlı bir şekilde alınır. Yanında getirdiğin su ise çiş tadında sıcaktır.
Her yer kumdur ve bu kumlar her aralıktan vücudunuza sızmaya çalışır. O araya kaçan kumlar duş da alsanız evin bir yerlerinde ortaya çıkar. Duşa girdiğinizde harç olarak belli bir süre duşta beklersiniz.
Çirkinlikleri en çıplak hali ile görmek zorunda kalırsınız.
Ahhh be abi ne erkekler var içindeki kazakla denize girer. Şu suyun vücudundaki kılların arasından geçmesi, sazlıkların arasındaki bir nehir edası oluşturur insanın görüş mesafesinde. Hele o yaşlı turist nineler. Sarkan uzuvlarını görmek insana bir kez daha acı gerçeği hatırlatır. Sen de öyle olacaksın.
Su canavarları ile karşılaşabilirsiniz.
Yengeç'i vatoz'u ısıran balıkları mı desem.
Ne gereği var! "Al evine leğen, balkonda gir içine" dedirtir insana...
Her yıl aynı şeyleri görür durursunuz.
Hani değişik bir şey olsa. Denizde yüzen dışkılar, dıkşııın efekti ile bir tokat gibi yüzümüze çarpar. Denize ebeveyni tarafından işetilen bebeler. Plajlar bazen çöplük, bazen de tuvalet olarak kullanılır, canınız sıkılır.
Gidmedin mi tatile ya da denize, faktör et boşver. O Instagramcılar var ya. Tatilini ulu orta sergileyen tatilciler ve günübirlikçi denizciler. Ahan da bunları her zaman yaşıyor.
Sense dediğim gibi, al bir XL leğen, gir terasında balkonunda, en güzeli.

​AlkışlıYorum
"O arabaya dahi benden çok kıymet veriyorsun" dedim. "Kendini arabamla kıyaslama. Senin sıfır kilometre haline de 89 bin euro verseydim, sana da gözüm gibi bakardım" dedi. Haklısın kocacığım, çok ucuza gittim ben, çook!