CANLI YAYIN
Lütfi Albayrak

LÜTFİ ALBAYRAK

Dediler ve kodular

Eklenme Tarihi 07 Mart 2016
Çevredeki insanlarla beraber ortak tanıdıklar hakkında atıp tutmak, eleştirmek, haklarında içinden geçeni söylemektir dedikodu... Bu eylemi yaparken eğer size eşlik eden insanla içinizi dışınızı biliyorsanız, tadına doyulmayacak olay olur. Kadını erkeğiyle insanlığın keşfetmiş olduğu en büyük zevklerden birtanesidir ayrıca. Yapmıyorum diyen, ayıplayan, kınayanlar da bir gün mutlaka yapmıştır. İnsanın diğer bir insanın hayatını merak etmesi ve konuşması, insanların vazgeçilmez tutkusudur.

MAHALLE DEDİKODUSU
Eskiden mahallemizde mutlaka haber ajansı gibi mahallenin secerisini bilen bir teyzemiz olurdu. Bu teyze eleştirilir ama ondan da kopulmazdı. Düşman başına lafında kastedilen insanlardır bunlar... Her evli kadının -hatta evli olmasa da olur- korkulu rüyasıdır. Köşe başında ne zaman bir kadın görünse, hemen kıyafetinden çekiştirmeye başlarlar. Sonra sıra iftiralara gelir: "Geçen bunu bir adamın arabasına binerken görmüşler, ayy çirkef karı n'olcak..."

KADIN DEDİKODUSU
Türk kadını dedikodu yapmak için zaman, mekan ve sınır tanımaz. Onlar için dedikodu; içki gibi, sigara gibi bağımlılık yapar. Biz bıraktık o işleri denir, fakat boşuna olduğu görülür yakın bir hareketlilikte. Kadınlar için çoğunlukla birbirlerinin kıyafeti, kilosu ve özel hayatı dedikodu malzemesidir. Birbirlerinin yüzüne canım, cicimsiz cümle kurmayanların bir dakika sonra birbirlerini insafsızca çekiştirmesine şahit olmak da insanlardan soğumak için yeterli bir sebep.

ERKEK DEDİKODUSU
Erkeklerin dedikodusunda kadınların aksine, kızın fiziği ve kıyafetinin kısalığı sözkonusudur. Bu tür erkekler, işsiz güçsüzdür, 30 yaşına gelmiştir ve hala annesi ile oturuyordur. N'apsın, yapacak bir işi olmadığı için dedikodu yapar. Söz meclisten dışarı ama mahallenin kadın dedikoducusu varsa, o mahallenin bakkalı da bu konuda ondan geri kalmaz. Genellikle kahvehane ortamında yapılır erkekler arasındaki dedikodular. Dedikoduyu yapan kişi ya kahvehanenin sahibidir ya da mahallenin berberi... Dedikodu konusu ise genel olarak milletin karısı kızıdır!

OFİS DEDİKODUSU
"Eee, yeni dedikodular var mı" girizgahıyla sigarasını yakarak, en az yarım saat sürecek bir muhabbete hazırlanan bir grup insanın içinde kendini buluvermektir bazen de dedikodu. Bu durumu, hayattan ve her şeyden bir anda soğutan şeyler başlığıyla kategorize edilebiliriz. Kıssadan hisse; dedikodu dinlemeyi ve yapmayı hiç kimse sevmez ama herkes farkında olarak ya da olmayarak dedikodu yapar, dinler veya dedikoduya meyillidir. Her dedikodunun ucu birilerinin canını yakar, birilerinin ekmeğine bal sürer ve iş yeri dedikoduları en çok işverenin işine yarar.

KOMİK ZEKA SORULARI
Bir sepette 5 elma var. Bu elmaları 5 küçük kıza öyle paylaştırın ki her kızın bir elması olsun ve sepette bir elma kalsın.

BANKA SOYGUNU
Temel ile Dursun parasızlıktan ne yapacaklarını şaşırmışlardır.
Sonunda Dursun, Temel'e:
- Ula Temel, haçan biz neden panka soymayruz?
Kisa yoldan köşeyi döneruz.
Temel: Ula hakkattende cüzel fikir.
Bunlar planlarını yaparlar. Artık her şey hazırdır. Bankayı soyarlar eve gelirler.
Dursun: Ula Temel, sayalum mi ne kadar para var? Temel paralara şöyle bir bakar ki çok para var, en az 3 günlerini alacak.
Temel Dursun'a şöyle der: Ula Dursun bu kadar parayi saymak uzun sürer. Biz en iyisi yarin bir gazete alalum, orda yazar ne kadar para olduğu.

İLGİNÇ HABERLER SERVİSİ


AlkışlıYorum
Saçını ve bıyığını kömür siyahına boyayarak oldukça sıradışı olduğunu düşünen ressam arkadaşım, bilesin ki babam seni tarif ederken "Hani şu Kahtalı Mıçı'ya benzeyen oğlan var ya" diye tarif ediyor.

CEVAP: Kızlardan birine elmayı sepetle beraber verin.