Korna, morna derken en sonunda otobüs, duyarsız simitçiye hafiften değdirir. Tezgah düşer, simitler yere saçılır ve şöförün sinirle otobüsten inme eylemine giriştiğini gören simitçi, tezgahı bırakıp kaçar.
Durakta bekleyen vatandaşın biri de, günahtır diye düşünerek yere dökülen simitleri toplamaya başlar.
Otobüsten inen şöför, simitçi zannedip o güzel insanın tepesine bir tane şaplak yapıştırır. Gariban, "Abi ben yolcuyum, simitçi kaçtı" şeklinde kibar bir açıklama yapar ve yeni bir şaplaktan kurtulur. Bir tek şaplakla kurtaran vatandaş, kaderin acı bir oyunu sonucu, zalim şöförün tıklım tıkış otobüsüne son yolcu olarak binmeyi başarır ve otobüs hareket eder.
Olay burdan sonra efsane halini almaktadır.
Otobüs hareket ettikten kısa bir süre sonra şoför aniden sağa çeker ve durur.
- Demin tokat attığım arkadaş nerede?
- Burdayım abi, kapının ordayım.
- Ya sana çok ayıp ettim, gel sen de bana bir tokat at da ödeşelim.
- Abi rica ederim, bilerek yapmadın.
- Yok valla olmaz. Vicdanım rahat etmez.
- Abi yapma kurban olayım. Ben unuttum gerek yok.
- (Sinirlenir) Ben unutamam kardeşim.
Gelip vurmazsan şurdan şuraya gitmem. Arkadan yolcuların söylenmeleri duyulur:
- Ya vur kardeşim sen de. Eve gidecez seni bekliyoruz.
Kamuoyunun baskısına dayanamayan vatandaş, kalabalığı yararak mahçup bir şekilde şoförün yanına gider. Hafif bir tokat atar ve yine mahçup bir şekilde kalabalığı yararak kapının dibindeki yerine döner.
Otobüs hareket eder. Daha 200 metre gitmeden şöför sinirli bir tavırla otobüsü yine sağa çeker.
- Sen benimle dalga mı geçiyorsun lan!
- Abi noldu şimdi ya?
- Ben sana öyle mi vurdum!
- Abi vurdum ya işte. Allah aşkına uzatma ya.
- Yok kardeşim, aynı şiddette vuracaksın. Valla bir yere gitmiyorum yoksa. Arkadan yolcuların söylenmeleri duyulur:
- Aynı şiddette vur da evimize gidelim kardeşim.
Vatandaş yine mahçup, yine toplum baskısı altında gider şöföre esaslı bir yapıştırır. Şoför "Oh be rahatladım" der.
Otobüs yoluna devam eder.
İşte böyle sevgili arkadaşlar.
Hepimiz biraz o şoför değil miyiz?
LÜZUMSUZ BİLGİLER
Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor, yani her üç haftada bir Ay'a ulaşmaya yetecek uzunlukta şişe birikiyor.
TESPİTLİ YORUM
Biz tokalaşırken samimiyetle sarılırız da birbirimize ama, anlamadığım o el neden sırtı şööyle bi okşar baştan aşağıya..? Bide pata pata vurmak vardır yaşıyo musun ele geliyo musun diye..:)
FIKRA
Bir genç babasından araba isteyecek ama çekiniyor.
Nasıl istesem diye düşünüyor. Amerikan filmleri geliyor aklına. Oradaki morali bozuk Michael'i oynarım diyor.
Yemeğe oturuyorlar.
Çocuk yemiyor, babasının derdini sormasını bekliyor.
Makarnaya daldırıyor çatalı, bırakıyor.
Babadan tık yok...
Çocuk da inatla yemiyor ve makarnayla oynuyor. Babanın ağzı kıpırdanıyor, çocuk hevesleniyor.
- Lan yiyeceksen ye yemeyeceksen kalk yürü git...
(Buradaki 'yürü git' söylediği sözün hafifletilmiş hali), nimetle oynama...
NE KADAR OLDU?
Van depremzedelerine yollanan yardım paketlerinde, mini etek, parmak arası terlik çıkalı 8 YIL OLDU
AlkışlıYorum
İki gün üst üste yemekten ve salatadan saç çıkınca babam anneme artık isyan etti. "Hanım şu saçları ayrı bir tabakta getirsen sofraya olmaz mı ya!
Seven var sevmeyen var; canı çeken tabağının kenarına alıp yer."