Ama bazı sadist büyüklerim, "Seni hastanede karıştırdılar. Annen ile baban başkaları" dediğinde inanıp, hüngür hüngür ağlamıştım. "Anne sen beni karıştırmadın değil mi?" diye sorduktan sonra, annemin gözyaşlarımı silip "Ben seni karıştırır mıyım. Benim meleğim sensin" demesine rağmen, aynaya bakıp annem ile babama kendimi benzetmeye çalışıyordum.
Küçükken inandığımız şeyler büyüdükçe yerini gerçeğe bırakıyor. Neydi bunlar?
Hepimiz yaşamışızdır bir bakalım:
Büyümek güzel bir şeydir.
Ayın sürekli kendini izlediğini düşünmek.
Yaşadığı ilçeyi ülke, şehri de dünya sanmak.
Kedilerin büyüyünce köpek, köpeklerin daha da büyüyünce aslan olacağını düşünmek.
Pazar gününe, o gün pazar kurulduğu için pazar denildiğini zannetmek.
Televizyondakilerin de bizi görebildiğini sanmak.
Şekerpare tatlısının adını 'şeker fare' zannetmek.
Baklava tatlısının içine kıyma konulması. Küçükken birçok çocuk gibi ben de baklava tatlısının içindeki ezilmiş cevizleri kıyma sanardım. Üzgünüm...
Aydede kavramı.
Arabayla giderken ya da yürürken, güneşin de sizinle birlikte geldiğini, sizi takip ettiğini düşünmek.
Doğacak bebeğin karnın dışında başka bir yerden çıkmasına ihtimal vermemek, birkaç evre öncesinde ise leyleklerin getirdiğine inanmak.
Süperman'in gerçekten yaşadığını düşünmek.
Tabakta kalan yemeğin, arkamızdan ağlayacağını sanmak.
Tüm akrabaları iyi bilmek.
Maradona ile Madonna'yı kardeş sanmak.
Ediz Hun'la, Edison'u aynı kişi sanıp, "Vay be adama bak, hem ampulü bulmuş hem de oyuncu" demek.
Siyah-beyaz fotoğraftaki insanların gerçek hayatta da siyah-beyaz olduklarını sanırdım.
Benlerimizi annemiz zannetmek.
Doktor yazısını ayrı bir dil sanmak.
Göbekli amcaların hamile olduğunu düşünmek.
Asgari ücret tabelası olan her yerde asker çalışan olduğunu zannetmek.
"Sıhhatler olsun" lafını "Saatler olsun" sanmak.
Dudaktan öpüşen herkesin çocuk sahibi olduğunu düşünmek.AJANLAR
Yağmurlu, soğuk bir günde Amerika'da dünya polis teşkilatlarının yarışması vardır. Yarışmada Amerikan polisleri, Alman polisleri, Rus polisleri, İtalyan polisleri ve Türk polisleri yarışmaktadır.
Yarışmanın amacı ormanda bir fili hangi ülkenin polis teşkilatı daha az sürede yakalayacaktır.
Yarışma başlar ve Alman polisleri ormana girerler aradan 30 dakika geçer ve Alman polisleri gelir.
Sıra Rus polislerine gelir ve aynı şekilde ormana girerler aradan 15 dakika geçer ve Rus polisleri gelir.
Amerikan polislerine sıra gelince üstün elektronik aletleriyle fili 10 dakikada ormandan çıkarırlar. Sıra gelir Türk polisine ormana girerler ve aradan 3 dakika geçer ve beraberinde'de bir ayı getirirler, bütün polis teşkilatları şaşkınlık içerisinde Türklere sorarlar biz sana fil dedik siz bize ayı getirmişsiniz diyince Türkler daha cevap vermeden ayı atılır söze abi şerefsizim ki ben filim der.