Beşiktaş'ın Avrupa'dan elenmesinden sonra artık hedefinde lig vardı. Bu nedenle
Galatasaray maçı
Beşiktaş açısından çok önem taşıyordu.
Galatasaray önünde ilk
45 dakikada öyle tempolu öyle bir mücadeleci futbol oynadı ki maçın ilk yarısının
0-0 bitmesi
Beşiktaş'ın sadece şanssızlığı değil,
Muslera'nın kalesinde devleşmesinin sonucuydu. İlk
45 dakikaya bakıyorum
İsmail ile
Oğuzhan öyle mükemmel top oynadılar ki
Beşiktaş'ın futbolu tavan yaptı. Galatasaray da sanki bir amatör takım. Maçın ikinci yarısının başında Sneijder'in golü Beşiktaş'a önce şok yaşattı. Sonra Gomez'in golü geldi ve Kartal da kendine geldi. Gerçekten Gomez muhteşem bir gol attı. Maçın en önemli işini ise
Gökhan Töre yaptı. Beşiktaş'a 3 puan getiren golü Gökhan Töre'nin atmasına çok sevindim. Haftalardır kötü oynayan bir
Töre vardı. Ama attığı golle hem
Beşiktaş'ı liderliğe taşıdı. Hem de kendisine olan güvenini geri aldı.
Gökhan Töre'nin bunlan sonraki maçlarda ligin ilk haftalarındaki form durumunu yakalamasını ümit ediyoruz ve sabırsızlıkla bekliyoruz. Beşiktaş yönetimi ve
Şenol Güneş eğer Beşiktaş'ın şampiyon olmasını istiyorsa çok acil bir kaleci alması lazım. Çünkü bütün futbolcularda ki antrenmanda da bunu hissettim. Takımlarında bir kalecinin eksikliğini hissediyorlar. Ligin son derbisinde Beşiktaş pozitif bir futbolla derbiye yakışır şekilde Galatasaray'ı yenerek sezonun en önemli galibiyetini elde etmiş oldu.
MAÇIN EN iYiSi OĞUZHAN-İSMAİL
Sol kanadı çok iyi kullandı. Savundu ve hücuma katkı verdi.
MAÇIN EN KÖTÜSÜ MUSTAFA DENİZLİ
Galatasaray'ı bu maça hem fizik hem de kafa olarak pek de hazır görmedim.