CANLI YAYIN

Emek soyguncusu

Eklenme Tarihi 12 Ağustos 2011
Ülkenin sayılı zenginlerinden biri.
Kalburüstü ünlü bir işadamı üstelik.
Önceki gün bir toplantıda, çalışanlarından biri yanına geliyor. "Ben sizin işyerlerinizden birinde çalışıyorum" diyor.
İşadamı şaşkın bakarken, çalışan genç meselenin öznesini işadamının yüzüne fırlatıyor. "5 aydır maaş alamıyorum." İşadamı çalışanına arkasını dönüyor Fincancı katırının ürküp kaçması gibi.
***

Hangi patronun fevri zulme hakkı vardır?
Çalışanını ekmeksiz bırakmaya...
Ve hala çalıştırmaya?
Hem yasalar, hem vicdanlar önünde suç işleyenlerin önüne geçmesi gerekenler, niye arkada kalır?
***

Zenginlerin zevkleri, yoksulların gözyaşlarıyla satın alınır diye, o patronun işçilerine maaşını ödememesi keyif mi sayılır yoksa?
Çuvalla para kazanıp, çalışanını ele güne karşı "diz çöker biçimde" yaşatmak, patronluk yasası mıdır?
Yüreğinde kurduğu cehennemde, çalışanını ateşe atmak mı?
Bunun adı emek soygunu değil de nedir?
Ya da leş gibi yaşamak!
Siz söyleyin nedir?
***

Çalışanını çaresizliğe terk etmek, böyle patronluğun hesabına "gurur" diye yazılacaksa...
Çalışanlar, böyle bir patronun eşref saatini bekleyecekse...
Böyle bir patronluk, emek ziyanı bir yana, çalışanların borcuna borç ekleyecekse...
Alışkanlık haline dönüştürülmüş bu emek soygununa karşı, izin verin de biraz kusalım.
İlaç niyetine!
***

Bizde eski alışkanlıktır.
Bir emekçiye yapılan haksızlığı kendimize yapılmış saldırı sayarız. Çünkü böyle adamları ne severiz.
Ne sayarız!

***

Gazeteler ülkenin aynasıdır. Makyaj malzemesi değil.

***

ÇOCUK RUHU
Dört yaşındaki bir çocuk, elindeki kalemle bir adam resmi çizmeye karar verir.
Çizilen resimde adamın kolları ve bacakları eksiktir.
Anne çocuğuna sorar. "Adamın kollarını ve bacaklarını çizmemişsin."
Çocuk en masumane şekilde cevabı verir. "Bekle biraz anne. Onlar hala kalemin içindeler."

***

Kader çok defa alçakları yükseltir, yüksekleri alçaltır.

***

12 AĞUSTOS 2011
MUTLULUK TAKVİMİ
Kaybederken dersini al.
Aç insanı geri çevirme.
Bugünü dün kadar kolay harcama.
Semt pazarına git.

Sevdalar deli olunca
Bitmez ayrılığın bahsi
Hiç kimseyi karıştırmam
Benim meselem şahsi
Seni sordular dün gece
Yok artık bitti dedim
Merak etmişler aşkımı
O da onla gitti dedim
Sen rahat ol
Bozduğun yeminleri
Oynadığın rolleri
Kimselere söylemem
Sen rahat ol
Kalbimdeki izleri
Sırtımdaki hançeri
Kimselere göstermem
Hakkı YALÇIN